HANIMLARA MAHSUSTUR
18 Ekim 2026, Pazar 13:03
Kadınlar ve erkekler nefs terbiyesi açısından eşitler midir? Hayır, değildirler. Hiçbir insan nefs terbiyesi açısından aynı durumda değildir. Kendisiyle uğraşmaya başladığı zaman kim bilir nefsi ne haldedir. Herkesin mertebeleri ve biyolojisi farklı bir pozisyonda olacağından kimse eşit şartlarda başlamaz. Fakat herkes adil şartlarda başlar. Kendisini bulduğu kötü bir halden bir adım ileri götüren kişi ilerlemiştir, Rabbine yaklaşmıştır. Tam tersi, kendisini iyi bir konumda bulup da geriye adım atan kişi de gerilemiştir, uzaklaşmıştır. Bu sebeple esas mesele önce kendini tanıyıp sonra buna uygun hareket etmektir. Burada da eğer doğru kullanılırsa kadınların çok işine yarayabilecek bir durum var.
Her ne kadar sigara, alkol, uyuşturucu deyince akla daha çok erkekler gelse de yapılan araştırmalara göre kadınlar, bağımlılığa daha meyilli gibi görünüyor.1 Bunun sebebi östrojenin, dopamin seviyelerini artırması. Bu sebeple de daha fazla haz alarak bağımlı olma ihtimalinin artması. Ama burada kritik bir bilgi var ve hem kadınların hem de kadınlarla yaşayan erkeklerin mutlaka bilmesi gerektiğini düşünüyorum: Östrojen hormonu her zaman aynı miktarda salgılanmaz. Bir döngü halinde artıp azalır. Bu da kadınların aynı şeyi yaparken bile farklı zamanlarda farklı keyif almasıyla sonuçlanır. Östrojenin menstural döngüdeki yerini bilmek nefs terbiyesi açısından çok yardımcı olabilir.
Östrojen, menstural döngünün 10. ve 16. günleri arasında çok yüksektir. Bu da dopaminin tesiri daha fazla ve hayat daha lezzetli demektir. Aynı zamanda bağımlılıklara da daha açık olunan zamandır. Her ne kadar 20. gün civarında östrojen tekrar artsa da progesteron ters etki yapar ve dopaminin tesirini azaltır. Yani orada fazladan bir keyif değil tam tersi bir keyifsizlik vardır. Bu döngü bir iki gün kaymayla da olsa çoğu kadın için geçerlidir. Bu durumda kadınların menstural döngülerinde iki tepe noktaya dikkat etmek gerekir.2

Birinci tepe nokta 10. ve 16. günler arasıdır. Burada dopaminden alınan keyif artar. Kendinizi daha iyi hissedersiniz. Ama dikkat edin her türlü şeye karşı da iştahınız daha açıktır. Bu iştah, sizi etrafınızdaki bir dopamin kaynağına bağımlı da yapabilir. İkinci tepe nokta ise 20. ve 25. günler arasıdır. Burada da progesteron baskın olduğundan dopaminden alınan keyif azalır. Hayatın tatsız olduğu düşünülür. Ama bunun da bir avantajı vardır. Mücadele etmek istediğiniz her lezzetle savaşılacak zaman bu zamandır. Zaten hiçbir şeyin tadı yoktur. Bari zararlı alışkanlıkları da bırakmaya vesile olsun.
Nefs terbiyesi açısından bu iki tepe noktanın avantajlarını kullanabilirsin. Hayatına dahil etmek istediğin hayırlı amelleri ilk tepe olan 10. ve 16. günler arasına denk getirmen mantıklı bir hareket olacaktır. Ne de olsa keyifler yerindedir ve lezzetle öğrenmenin kolay olduğu bir zamandır. Bu zamanda gelen fazladan enerjiyle yapabileceğin hayırlı işleri bir düşün. Aynı şekilde hayatından çıkartmak istediğin alışkanlıklar için de 20. ve 25. günler arası önemlidir. Hazır hayat biraz lezzetsizken bunun faturasını istemediğin alışkanlıklarına kes ve kurtul. Yeter ki 25. gün bıraktığına bir sonraki 10. günde başlama!
Anne karnında maruz kaldığın hormonların, beyninin hangi lobunu daha baskın kullanmana sebep olduğunu artık biliyorsun. Doğuştan gelen güçlü ve zayıf yönlerini öğrendiğine göre biraz da çocukluğuna inelim.

Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.