• DOLAR
    41.27
  • EURO
    48.66
  • ALTIN
    4850.3
  • BIST
    10.449
  • BTC
    112074.59$
Deneme Reklam

EYVAH, GELECEK GELDİ !

28 Eylül 2026, Pazartesi 16:56
EYVAH, GELECEK GELDİ !

“-In the future everybody will be world famous for fifteen minutes”…

 

İlk olarak 1967 yılında kullanılan, Amerikalı sanatçı Andy Warhol’a atfedilen ama özellikle bizim medya koridorlarında çok duyduğumuz söz;

 

“-Bir gün herkes 15 dakikalığına meşhur olacak…”

 

Evet; gelecek geldi…

 

O 15 dakikalık şöhretlerin zamanı; bugün TikTok, Instagram, YouTube, X ve televizyon yarışmalarıyla sıradan bir insanın bir gecede milyonlarca kişiye ulaşması ile geldi çattı.

Hatta bugün Warhol’un “15 dakikası” belki 15 saniyelere kadar  indi.

Bugün size; söylendiği gün pek bir şey ifade etmeyen, ama günümüzde “Tam isabet” diyeceğimiz sözlerden hazırladım.

 

***

 

“Araç mesajın kendisidir…”

 

Cümle, Marshall McLuhan’ın yayınlandığı 1964 yılında büyük tartışmalara konu olan, "Medyayı Anlamak: İnsanın Uzantıları" kitabında geçiyor.

 

Medyanın, içeriğinden ziyade özellikleriyle toplumu etkilediğini savunuyor . Kitap, sonraki yıllarda da medya yapılanmasında örnek bir çalışma olarak kabul edilmişti.

McLuhan’ın temel fikri; yalnızca ne söylediğimizin değil, mesajı hangi araçla verdiğimizin de insan davranışını değiştirdiği şeklindeydi.

Günümüz yeni medyasında aynı haberin televizyon, gazete, internet sitesi veya sosyal medya üzerinden farklı biçimlerde sunulması tam da bunun bir örneği.

Yani artık sadece haberin kendisi değil, haberin ekrana nasıl düştüğü de haber!

 

***

 

“-Büyük Birader seni izliyor.”

 

Sanırım taa 1949’da bu romanı yazan George Orwell bile bu kadarını tahmin etmemiştir.

Sürekli gözetlenmek, davranışların izlenmesi ve mahremiyetin böyle fütursuzca ortadan kalkması onun hayal dünyasında bile sığmamıştır.

Bugün bunu sadece yetkili kurumların gözetimi üzerinden değil; kameralar, akıllı telefonlar, konum verileri, yüz tanıma sistemleri ve dijital platformların kullanıcı davranışlarını izlemesi üzerinden konuşuyoruz.

Orwell, Winston Smith’in sürekli gözetlendiği bir dünya yazmıştı; biz cebimizde kamerayla geziyoruz.

 

***

 

“-İnsanlar baskıyla değil, eğlenerek teslim alınabilir…”

 

Bence günümüz insanları için edilecek en güzel sözlerden biri Aldous Huxley’e ait:

 

Huxley, “Cesur Yeni Dünya” isimli kitabında, bir gün insanların kaba kuvvet yerine zevk ve dikkat dağıtma yoluyla kontrol altına alınacağına işaret ediyor.

 

“İnsanların eğlenceyle düşünmekten vazgeçmesi” felsefesinin, tam da bugünkü internet ve sosyal medya ortamıyla ilişkilendirilmesi oldukça doğal.

 

***

 

“-Yeterince gelişmiş herhangi bir teknoloji sihirden ayırt edilemez…”

Bilim kurgu yazarı Arthur C. Clarke’ın, teknoloji geliştikçe dünyaya yayılan ünlü sözü.

Bugün yapay zekâ, anlık görüntülü iletişim, ses klonlama, gerçek zamanlı çeviri, sürücüsüz sistemler gibi teknolojilere bakınca bu cümle gerçekten çarpıcı.

 

Hatta NASA, Clarke’ın bu sözünü örnek gösterirken, onun senaryolaştırdığı birçok filmin daha sonra gerçek teknolojiye dönüştüğüne dikkat çekiyor.

Yani bir zamanlar onların “Sihir” dediği, bizim “Atma Ziya” diye alay ettiğimiz şeyleri bugün uygulama olarak indiriyoruz.

 

***

 

“-Makineler düşünebilir mi?..”

 

Alan Turing, bundan tam 76 yıl önce bugünkü yapay zekâ tartışmasının temel sorusunu bu cümle ile ortaya koyuyor.

 

Bugün ChatGPT, Gemini, Claude ve diğer yapay zekâ sistemleri tartışılırken Turing’in sorusu yeniden karşımıza çıkıyor:

 

Makine gerçekten düşünüyor mu, yoksa düşünüyormuş gibi mi davranıyor?..

 

***

 

“-Gelecek Şoku...”

 

Alvin Toffler, 1970 yılında teknolojik değişimin hızlanmasının insanların değişime ayak uydurmasını zorlaştıracağını böyle savunuyordu.

Kitabının girişinde, insanların gelecekle “Ani bir çarpışma” yaşayacağından ve değişimin hızına yetişmenin giderek zorlaşacağından söz ediyordu.

 

Bugün yapay zekânın birkaç ay içerisinde meslekleri, eğitim yöntemlerini ve çalışma biçimlerini değiştirmesine bakılırsa, biz bazı aşamalardan geçerek geleceğe doğru yürümüyoruz; gelecek yağmur gibi üzerimize geliyor...

 

***

 

“-Gösteri toplumu..”

 

Guy Debord, 1967 yılında modern toplumdaki ilişkilerin giderek görüntüler ve temsil biçimleri üzerinden kurulmasını eleştiriyordu.

 

Bugün insanların yemek yemesinden seyahatine, düğününden çocuğunun doğum gününe kadar hayatın önemli bölümünü “Göstermek” için kaydetmesi, bu düşünceyi de oldukça haklı kılıyor.

 

Önce herkes ünlü olmak istedi…

Sonra herkes görünür olmak istedi...

Günümüzde ise görünmez kalmak neredeyse utanılacak bir şey oldu!..

Yorumlar

  • yorum avatar
    Halid Abay
    08-10-2026 00:12

    bizim “Atma” diye alay ettiğimiz şeyleri bugün uygulama olarak görüyoruz ! okumadan önce bunu ifade edememişdim.

  • yorum avatar
    Deniz
    29-09-2026 00:23

    Basarili bir “durum tespti” olmus.. Ornekler carpici..Dusundurucü..

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.