1500 METRE YERİN ALTINDA ÖLÜMÜ BEKLEMEK
15 Ekim 2026, Perşembe 11:54
Ölümün nerede geleceği belli değil derler. İnsanın yaptığı işin riskine göre de bu belirleyici olmaktadır. Havada, Denizde. trafikte çok sık karşılaştığımız ölüm vakalarını duyarız.
Tam gündemden düşmüş, unutulmuşken bir de bakarız ki Madende göçük, grizu patlaması vs. gibi bir sebepten dolayı çalışanların içerde mahsur kaldıklarını bir süre sonra da şu kadar vefat olduğu haberini duyarız.
Yeraltındaki ölümler beni daha çok etkiler hepsi ölüm ama yüzlerce metre yerin altında insanlar çaresizce beklerler. Bazen üzerlerine düşen, yıkılan madenler, yollar, bazen de gazdan nefes alamaz hale gelirler. Geçen her dakikada ulaşılamazsa ölümün geldiğini hissederek son anları yaşamak oldukça zor bir son.
Memleketimizde sıkça yaşanan maden kazaları maalesef devam ediyor. Keşke insan hatasından, eksik alınan tedbirlerden kaynaklanmasa bu ölümler ama maalesef insanın olduğu yerde hatalarda beraberinde geliyor
Sene 1988 yılı Haziran ayı, Almanya'nın Borken kazası kırsalında bir maden ocağında göçük olmuş ve içlerinde de Türklerin olduğu belirtiliyor. Haberi aldığımda Türkiye Gazetesi’ni temsilen bölgeye gittim. Hayatımda ilk kez maden bölgesi görüyorum, bir tepenin üzerine çıktık, dediler ki yerin 1500 altında kömür madeni çıkarıyorlar. Siz üstlerinde toprağa basıyorsunuz ama çok derinliklerde insanlar havasızlıktan can veriyor veya kendilerine yetişilmesini bekliyorlar.
Saatler süren beklemenin ardından çıkarılanların olduğunu ve sıhhatlerinin de yerinde olduğunu söylüyorlar, duyunca seviniyoruz. Bir işçimizin evine ziyarete gittiğimizde karşımızda beti-benzi atmış konuşurken kelimeleri çıkarmakta zorluk çeken sanki farklı dünyadan gelmiş birini bulduk. O anları yaşamak zor ama anlatabilmek daha zordu.
Bu kömür madeni kazasında 14 Türk vatandaşı vefat etti. Günlerce ağıtlar yakıldı, camilerde mevlitler okutulup, yemekler ikram edildi ama ateş düştüğü yerleri yakmıştı. Gurbette ve yerin 1500 metre altında ölmekte ayrı bir imtihan. Hepsinin cenazeleri Türkiye'ye gönderildi ve hasretini çektikleri, bir gün dönmeyi hayal ettikleri vatan topraklarına uçağın kargo bölümünde tabutların içinde kavuştular.
Aradan 25 sene geçmişti, bir gün telekom şirketinde bir işlem yapmak için gittiğimde esmer bir delikanlı karşıladı. Kendisine Türkçe konuştum o da Türkçe cevap verdi. Nereden olduğunu sorduğumda Borken kasabası dedi. Ben de orada zamanında bir maden kazası olduğunu o vesileyle takip ettiğimi söyledim. Dedi ki; abi ben o maden kazasında babamı kaybettim ve yeni dünya ya gelmiştim ama maalesef babımı sadece resimlerinden tanıyorum dedi.
Hayat bazen insana ummadığınız anda öyle bir ders veriyor ki; yutkunmaktan başka söyleyecek sözünüz kalmıyor.
İnsan, vatanından uzakta yaşamak zorunda kalıyor ama temennisi şu oluyor: ' İnşaAllah uçağın kanatlarının altında Tabutta ülkemize dönmeyiz'
Bir vatan hasreti, bir gurbet mecburiyeti, dışardan yapılan her türlü yorumlar eksik kalıyor. Maden kazası Almanya'da artık olmuyor çünkü kömür madenlerini kapattılar, yerine daha ucuza hazır alıyorlar. Ölümleri ve acıları dünyanın diğer ülkelerine bıraktılar.
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.