• DOLAR
    41.27
  • EURO
    48.66
  • ALTIN
    4850.3
  • BIST
    10.449
  • BTC
    112074.59$
Deneme Reklam

NAAŞIMI NEDEN YAKTINIZ

01 Ekim 2026, Perşembe 11:40
NAAŞIMI NEDEN YAKTINIZ

Gurbet elde olmak insanın başına alışılmışın dışında neler geleceğini, neler yaşayacağını bilememek demektir. 

Konumuz; kısa süre önce yaşanan bir ölümü ve sonra yaşananları paylaşmak.

Ayten Heck, 81 yaşında vefat ediyor. Vefatından önce yaşlı bakımevinde kalmaya başlıyor. Muhtemelen bir almanla evlilik geçirdiği için de soyadını Heck olarak değiştirmiş. 

Almanya'da kimsesi olmayan Adanalı Ayten'in üzerinde yılların yorgunluğu ile biriken hastalıklar da üstüne gelince beden kendini taşıyamaz ve sığınacak bir kapı arar. 

Almanya'da yaşlılara barınma ve sağlık bakım hizmetleri veren bakımevleri vardır. Burada kendisine bir yer bulur. Bir kızı vardır. Sabriye Mörse'de Amerikalı birisiyle evlilik yaparak Amerikaya yerleşir. Amerikada ha denince gelinebilecek yer değil.

Ayten Heck, kendini idare edemeyecek hale gelince Alman mahkemesi tarafından kendisine Alman avukatı vasi tayin eder ve resmi işlerini de o görecektir.   

Almanya'da İslam dernekleri bu konularda hassastırlar. Oluşturdukları Cenaze katılım fonuna yıllık 100 Avro civarında bir aidatla üye olunuyor ve ölüm halinde her türlü masrafları üstlenen bu kurumlar hiçbir sıkıntı olmaksınız vefat edenin naaşını İslami kurallar dahilinde ister Almanya isterse Türkiye'ye götürüp defnetmektedirler. Bu hizmetleri içinde herhangi bir ilave ücret almamaktalar. 

Ayten Heck'de bunu bildiği için böyle bir kuruma üye olmuş ve aidatlarını da düzenli olarak ödemiş. 

Cenaze fonunun yetkilisi ile görüşerek; aman evladım ben ölürsem buralarda bırakmayın bunlar beni yakarlar diye de tembihte bulunmuş. 

Vasi tayin edilen avukatta bu kurumu arayarak bundan sonra ödemeleri kendisinin yapacağını ve herhangi bir sıkıntı olursa kendisine ulaşabileceklerini belirterek iletişim bilgilerini de vermiş. Geçen zaman içinde bir yıllık aidatı da hesaba göndermiş. 

Ayten Heck 9 Nisan 2026'da vefat eder. Vasi olan Alman avukat kimseye haber vermeden YAKILMASINI VE KÜLLERİNİ DE BİR KAVANOZA KOYARAK GÖMÜLMESİNİ İSTER.

Bu çerçevede yakılır ve külleri kavanoza konularak toprağa gömülür. 

Özellike tembih etmesine rağmen, maalesef ne avukat ne de belediye ve hastane yetkilileri Türk kurum ve kuruluşlarıyla irtibata geçmezler. Aynı zamanda kızı da ölümden bir ay sonra haberdar olur 

Olayın ortaya çıkması ise yerel bir gazetecinin konuyu gündeme getirmesiyle duyulur. Ama olan Ayten Heck'e olur. 

Cenaze fonunun görevlisi hemen devreye girer, yetkililerle görüşmeler yaparlar. Bölgedeki Cami ve Müslüman dernekleri de harekete geçerek, yanan naaşı kavanozun içinde gömülen küçük bir çukurdan çıkarırlar. 

Müslümanlar bir araya gelerek yakılıp kül olan naaşı kavanozuyla birlikte topraktan çıkartarak, 26.9.2026 tarihinde cenaze namazını kılıp, Müslüman mezarlığına o haliyle defnederler.

Alman yetkililer Türklerin asimile olması için ellerinden gelen her türlü çalışmayı yaparlar. Özellikle Cami cemiyetlerinin asimilasyona mani olduğunu da ifade ederler. Buralara gidenler hem Almanya'ya hem de Türkiye'ye sahip çıkan insanlar olmasına rağmen maalesef bu pek istenmez. 

Yalnız yaşayan insanlar; maalesef kaybolmak durumunda kalmaktadırlar. Yukarıdaki gibi ölümleri bile günler sonra duyulduğu gibi sahip çıkanları da olmamaktadır. 

Eğer Türklerin içinde toplulukta yaşasaydı, kendisine sahip çıkanlar olacağı gibi, cenazesi de yanmak yerine güzelce gasledilip, cenaze namazı kılınarak memleketine gönderilir ve Müslümanların yanında defnedilirdi. 

Hastane ve belediyeye yapılan itirazlar neticesinde iki yaşlı vefatı hemen bölgedeki Türklere bildirilerek yanmaktan kurtulmaları sağlanmış oldu. Tabii bunlar bizim duyup, bildiklerimiz. Bilmediğimiz daha bir sürü sıkıntıların yaşandığı da ayrı bir gerçek.

Yorumlar

  • yorum avatar
    Gürsel Çelen
    01-10-2026 15:03

    Gurbetçilerin acıtan ve kanatan yaraları bitmez ne yazık ki! Bir de; Türkiye’de yaşayan ve Türk olduğunu iddia eden, dinsiz, imansız, doyumsuz, tatminsiz ve şükürsüz Sırtlan takımı saldırıyor ya Gurbetçiye, bu daha çok acıtıyor bu canları!!! Kalemine sağlık Osman kardeşim, herkes unutsa da, bizler unutmayalım ve unutturmayalım… Selam ve saygılarımla… Gürsel ÇELEN

  • yorum avatar
    Gürsel Çelen
    01-10-2026 15:03

    Gurbetçilerin acıtan ve kanatan yaraları bitmez ne yazık ki! Bir de; Türkiye’de yaşayan ve Türk olduğunu iddia eden, dinsiz, imansız, doyumsuz, tatminsiz ve şükürsüz Sırtlan takımı saldırıyor ya Gurbetçiye, bu daha çok acıtıyor bu canları!!! Kalemine sağlık Osman kardeşim, herkes unutsa da, bizler unutmayalım ve unutturmayalım… Selam ve saygılarımla… Gürsel ÇELEN

  • yorum avatar
    Halid Abay
    01-10-2026 14:48

    Müslümanların bir arada durması, ortak bir amaç etrafında kenetlenmesi ve ayrılıktan kaçınması doğru harekettir. “Toplulukta rahmet, ayrılıkta azap vardır” üzüldük bunları görünce. umarım bu yazı dönüm noktası olur da herkes kendine gelir. imkanı olanın memleketlerine dönmeleri tavsiye olunur. gurbet hoş değil. sağolun yazı için

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.