• DOLAR
    41.27
  • EURO
    48.66
  • ALTIN
    4850.3
  • BIST
    10.449
  • BTC
    112074.59$
Deneme Reklam

ASKIDAKİ VİCDANLAR!

21 Ekim 2026, Çarşamba 12:09
ASKIDAKİ VİCDANLAR!

Yıl 2019... Michigan Üniversitesi'nden bir grup araştırmacı, dünyanın en büyük dürüstlük testini yaptı.

Türkiye dahil 40 ülkede, 355 şehirde, 17 bin 303 cüzdanı bilerek kaybettiler.

İçinde kartvizit, anahtar, alışveriş listesi...

 

Kiminde hiç para yok, kiminde 100 dolar var.

Bize öğretilen neydi?

“-Para arttıkça vicdan azalır…”

Sonuç tam tersi çıktı!

 

İçinde para “olmayan” cüzdanların yüzde 40'ı iade edilirken, içinde “100 dolar” olanların yüzde 51'i iade edildi.

Ve Türkiye, dünya ortalamasının üstündeydi.

Mesele neydi?... Mesele para değildi…

Mesele vicdandı!

 

***

 

Yıl 1972… Psikologlar Isen ve Levin bir telefon kulübesine 10 sent bıraktı…

Parayı bulanların yüzünde gülümseme oldu. İster istemez sevindiler.

 

Deneye içinde kurgu olarak tam o sırada kapıda bir kadın dosyaları yere düşürdü.

10 senti görmeden çıkanların sadece yüzde 4'ü kadına yardım etti… 100 kişiden 4 tanesi…

 

10 senti bulup mutlu olanların yüzde 84'ü yardıma koştu.

Bu deneyin sonuç notunu şöyle düştüler:

“-Mutlu insan çalmaz... Mutsuz insandan dürüstlük beklenmez…”

Belki de en büyük yolsuzluk, insanların neşesini çalmaktı!

 

***

 

Yıl 2024… Plos One dergisinde deneysel bir araştırma yayınlandı.

-Yolsuzluğun yaygın olduğu düşüncesi, insanların yolsuzluğa karşı tutumunu nasıl etkiliyor?

 

Araştırmada, başkalarının da yolsuzluk yaptığına ilişkin toplumsal algı, bazı şartlarda insanların yolsuzluk karşısındaki hoşgörüsünü artırdığı görüldü.

 

Yani bu sonuç, yolsuzluğun herkes tarafından benimsendiği ya da herkesin yolsuzluğa katıldığı anlamına gelmiyordu.

Fakat önemli bir tehlikeye işaret ediyordu:

“-Yanlış davranışın yaygın olduğu düşüncesi, ona karşı gösterilen tepkiyi zayıflatıyor.”

 

Bir yanlışın çok tekrarlanması, onu doğru yapmıyor; ama insanlara o yanlışa itiraz etme hissizliğini veriyor…

 

***

 

Yıl 1890, yer Napoli... Adı Caffè Sospeso. Yani "Askıdaki Kahve"…

Parası olan iki kahve parası ödüyor, birini askıya bırakıyor. İhtiyacı olan utanmadan gelip içiyor.

 

Bu konu Harvard'da incelemeye alındı. Çıkan sonuç şu;

“-Sahibi bilinmeyen iyilik, reklamı yapılan iyilikten üç kat daha etkili…”

 

Bu aralar seyrekleşse de; bizde "Askıda ekmek" geleneği vardı.

Fırındaki çiviye ekmek asılırdı. Alan da veren de birbirini görmezdi.

 

Ya şimdi?

Askıda ihaleler... Askıda fonlar... Askıda dosyalar...

…Ve askıda kurumuş vicdanlar!

 

***

 

Yıl 2009, Stockholm...

Millet hep yürüyen merdivenlerle inip çıkıyordu, kimse manuel metro merdivenlerini kullanmıyordu.

 

Halk sağlığı için mühendisler bir fikir geliştirdi.

Normal merdivenin basamaklarını piyano tuşlarına çevirdiler, bastıkça nota çıktı.

 

Bir günde merdiven kullanımı tam yüzde 66 arttı.

İnsanlar kendisi için doğru olanı, eğlenceli olduğu için seçti.

 

Bizde dürüst olmak, vergi vermek, sırada durmak, imtihan geçmek neden bu kadar külfetli?

Çünkü kestirmeden gitmek, köşeyi dönmek, daha eğlenceli ve kârlı gösteriliyor.

 

***

 

Haksız kazanca “fırsat” demeyen, başkasının hakkını yemeyi “işini bilmek” görmeyen, “vicdan temizliği” için kendince bir ahlak üretmeyen…

 

Toplumsal bir ahlaki kalkınmaya inşallah!

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.