• DOLAR
    41.27
  • EURO
    48.66
  • ALTIN
    4850.3
  • BIST
    10.449
  • BTC
    112074.59$
Deneme Reklam

KÖLE ÇOCUKTAN SULTANLIĞA - Baybars ve Onu Yetiştiren Eyyübi Hükümdarı

25 Şubat 2026, Çarşamba 16:09
KÖLE ÇOCUKTAN SULTANLIĞA - Baybars ve Onu Yetiştiren Eyyübi Hükümdarı

Diyarbakır Ulu Cami’nin avlusunda Zinciriye Medresesi bulunur. Bu medreseyi yaptıran kişi Eyyübi hükümdarı Salih Necmettin Eyyüp’tür. Çok enteresan bir adamdır kendisi. Çünkü Salih Necmettin Eyyüp’ü normalde biz bilmiyoruz. Eyyübiler deyince aklımıza Selahaddin Eyyubi geliyor. Halbuki Salih Necmettin Eyyüp’ün hikayesini duyduğunuz zaman “Ben bugüne kadar bu zatı neden bilmiyormuşum?” diye hayıflanacaksınız.

Eyyübi Devleti deyince aklımıza Selahaddin Eyyubi gelir. Selahaddin Eyyubi bütün İslam dünyası tarafından çok sevilir. Çünkü Haçlılar 88 yıllığına Kudüs’ü işgal etmişlerdir. 1099’dan 1187 yılına kadar tam 88 sene Kudüs Haçlı işgali altında kalmıştır. Haçlılar Kudüs’e girdiklerinde nefes alan bir bebek bile bırakmamış, bütün Müslümanları kılıçtan geçirmişlerdir. Kudüs sokakları günler ve haftalarca kan dereleri şeklinde akmıştır. Selahaddin Eyyubi Kudüs’ü kurtarır, Kudüs’e girer ve İslam’a, Müslümanlara mal eder. Yabancıların da orada kalmasına izin verir.

Fakat Eyyübi Devleti’nde Selahaddin Eyyubi’den sonra işler değişir. Devletin başına önce kardeşi Emir Adil, sonra da onun oğlu Kamil bin Adil geçer. İşte bu Kamil bin Adil döneminde Kudüs maalesef Haçlılara geri verilir. Haçlı kralı ordularıyla Kahire’ye doğru yürür ve Dimyat’ı kuşatır. Bunun üzerine Kamil bin Adil’e, “Dimyat’ı ve Kahire’yi serbest bırakacağım ama sen de bana Kudüs’ü vereceksin” denilir. Kamil bin Adil maalesef Kudüs’ü onlara verir.

Kudüs’ü Haçlılara veren Kamil bin Adil’in oğlu Salih Necmettin Eyyüp ise Kudüs’ü geri alacaktır. Salih Necmettin Eyyüp ilme, irfana, kültüre ve sanata önem veren büyük bir Eyyübi hükümdarıdır. Zinciriye Medresesi’ni de o yaptırmıştır.

O günlerde Celaleddin Harzemşah Cengiz Han’ın ordusu önünden çekile çekile Ahlat önlerine kadar gelmiş, orada tarihi bir hata yaparak Ahlat’ı kuşatmıştır. Anadolu Selçuklu hükümdarı Alaaddin Keykubat ile yapılan savaşta Celaleddin Harzemşah yenilmiş ve yaralı olarak sığındığı bir evde öldürülmüştür. Harzem ordusu dağılmıştır. İşte o dağınık Harzem ordusunu toparlayan, onları itaate alan ve kendi ordusuna katan kişi Salih Necmettin Eyyüp olmuştur.

Salih Necmettin Eyyüp, Harzem ordusunu da yanına alarak Kudüs üzerine yürümüş ve Kudüs’ü ikinci kez fethetmiştir. Selahaddin Eyyubi’den sonra Kudüs’ü ikinci kez kurtaran Eyyübi hükümdarı Salih Necmettin Eyyüp’tür. Kudüs’ü kurtardıktan sonra Mescid-i Aksa avlusuna girer, askerleriyle birlikte avluyu gezer ve oraya bir darülkurra yaptırılmasını ister. Bu yapı bugün hâlâ Mescid-i Aksa avlusunda durmaktadır.

Salih Necmettin Eyyüp’ün bir başka yönü daha vardır. Hükümdarlık öncesinde, babası hayattayken, Eyyübi tacirlerini Anadolu’ya gönderir. O günlerde Doğu Roma İmparatorluğu’nun esir pazarlarında satılan Kıpçak Türkü çocukları satın aldırır. Moğollar Harzemşah Devleti’ni yıkmış, Müslüman Türk çocukları esir pazarlarına düşmüştür. Bu çocukların kötü insanların eline düşmemesi için Eyyübiler kendi tacirlerini Anadolu’ya göndererek onları satın alıp kurtarmaktadır.

Bu çocuklar Kahire’ye götürülür, yetiştirilir ve devlet adamlığına, ordu komutanlığına kadar yükseltilir. Salih Necmettin Eyyüp Nil Nehri’nin ortasındaki Ravza Adası’nda bu çocukları eğitmiş ve onlardan kendisine özel bir ordu kurmuştur. Kölelikten kurtarıldıkları için bu orduya Memlük, yani köleler ordusu denmiştir. Halbuki hiçbiri köle değildir; hepsi özgürdür.

Sivas’ta kurulan bir köle pazarında gözünde beyaz leke olan bir çocuk 40 dinara satılır. Normalde köle çocukların fiyatı 1000 dinardan başlarken bu çocuk 40 dinara satılır. Bu çocuk Salih Necmettin Eyyüp’ün adamları tarafından satın alınır ve Kahire’ye götürülür. O çocuk büyür ve Rüknettin Baybars olur.

Salih Necmettin Eyyüp Kudüs’ü kurtardıktan sonra Haçlı donanmalarının Dimyat’ı kuşattığı haberini alır ve Kahire’ye doğru yola çıkar. Ancak verem hastalığına yakalanmıştır. Bacağındaki yara kangrene dönüşür ve doktorlar bir bacağını kesmek zorunda kalır. Buna rağmen “Beni Dimyat’a götürün. Hastane tedavi zamanı değildir” diyerek Dimyat’a gider. Orada çadırında tedavi edilmeye çalışılırken vefat eder.

Etrafında Rüknettin Baybars, Fariseddin Aktay, Seyfettin Kutuz ve İzzeddin Aybek vardır. Bu dört yiğit, hükümdarın ölümünü saklar ve Haçlılara karşı savaşı kazanırlar. Fransa kralı esir edilir. Daha sonra bu dört komutan devleti birlikte yönetme kararı alır. Böylece Memlük Devleti ortaya çıkar.

Bu devlet 250 yıl yaşamış, resmi yazışmalarında kendisini “Devlet-i Türk” olarak tanımlamıştır. Kölelikten kurtarılmış bu komutanlar devleti ayakta tutmuş, Moğollara karşı Ayn Calut Savaşı’nda zafer kazanmış ve İslam dünyasının işgal edilmesini engellemiştir.

Salih Necmettin Eyyüp’ün hayatı, Kudüs’ü geri alışı, esir çocukları kurtarışı ve ardından ortaya çıkan Memlük Devleti, bir medeniyetin devamlılığını göstermektedir. Gözünde beyaz leke var diye değersiz görülen bir çocuğun Rüknettin Baybars’a dönüşmesi, tarihin nasıl şekillendiğini göstermektedir.

Hayatımız boyunca etrafımızda gördüğümüz yardıma muhtaç hangi genci, hangi çocuğu görürsek görelim; onun gözü şöyle, kaşı böyle, ırkı şu, dili bu demeden sahip çıkmamız gerekir. Aralarından hangisinin bir Rüknettin Baybars olacağını kim bilebilir ki?

Yorumlar

  • yorum avatar
    Betül Keskin
    26-02-2026 18:57

    Her paragrafı ayrı ders, ayrı bir bilgi. Ne güzel, ne büyük insanlar gelmiş ,ne kadarını tanıyoruz... İslamiyeti gerçekten yaşayan insanların nasıl devleştiğini, asıl medeniyetin nasıl olduğunu yazmışsınız. Teşekkürler.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.