• DOLAR
    41.27
  • EURO
    48.66
  • ALTIN
    4850.3
  • BIST
    10.449
  • BTC
    112074.59$
Deneme Reklam

EĞİTİM ŞART

18 Eylül 2026, Cuma 11:23
EĞİTİM ŞART

Genelde toplumu ilgilendiren olumsuz bir hadise yaşandığında kullandığımız ortak bir cümle var.

“Eğitim şart”

Niçin öğretim değil de eğitim şart diyoruz?

Her iki kavram birbirinin mütemmimi olmakla birlikte;

eğitim, erdemli bir insan olmayı,

öğretim ise bilgili insan olmayı hedeflemektedir.

Tek başına bilgi bizi kurtarır mı? Tabi ki hayır.

Erdemli bir insan olmaya katkı sunmayan bilgi, sadece bir çöpten ibarettir.

Zira bir insanın çok şey bilmesi, onu iyi bir insan yapmaz.

Bilgi; adalet, merhamet ve dürüstlük gibi ahlaki değerlerle desteklenmediği müddetçe kişinin kibrine ve felaketine sebep olabilir.

Ne kadar bildiğimiz değil, bildiklerimizle kendimize ve çevremize ne kadar fayda verdiğimiz önemlidir.

Eskiden ev, okul ve çevre, eğitimde önemli bir rol oynarken şimdi dijital ortam daha etkili olmaktadır.

Yaşadığımız yüzyılda iki binli yıllara kadar televizyon ve diğer kitle iletişim araçları eğitime yön veriyordu.

Şimdilerde ise akıllı telefonlar!

İnternet vasıtasıyla iyi veya kötü her türlü bilgi ve görüntüye ulaşma imkanı sunan bu cihazlar, taşınabilir olduğundan sürekli bizimle beraber.

Onun bu özelliği, sadece çocukları ve gençleri değil, yetişkin kimseleri de kendine bağımlı hale getirerek eğitimde en önemli aktör haline gelmiştir.

Günümüzde erdemli bir toplumu inşa etmek, insanları ekranlardan uzaklaştırarak değil, teknolojiyi akıllı kullanan bireyleri çoğaltmakla mümkün.

Asıl olan, teknolojiyi hayatımızdan çıkarmaya çalışmak yerine, bilgiye doğru ulaşan, araştıran, üreten ve etik değerleri internette de koruyan bireyler yetiştirmektir.

Bu, başta Milli Eğitim olmak üzere resmi ve özel bütün kurumların ortak hedefi olmalıdır.

Peki eğitimin resmî yüzü olan okullarda durum nedir?

Maalesef çoğu öğrencinin okula isteksiz geldiği hatta bazılarının nefret ettiği müşahede edilmektedir.

Bunun birçok sebebi olmakla birlikte bunlardan biri de akademik zorlanma, yani çocuğun dersleri anlamakta güçlük çekmesi ve başarısızlık korkusudur.

Bunun önüne geçebilmek için;

Ortaokullarda bütün öğrencilere aynı müfredatı uygulamak yerine,

çocuğun kendi ilgi, kabiliyet ve potansiyeline uygun müfredat uygulanmalıdır.

Zira ortak müfredat, mesela sayısal becerisi iyi olan öğrenci için zevkli olurken bu alanda yeterli olamayan öğrenci için kâbusa dönüşebilmektedir.

Aynı durum diğer alanlar için de geçerlidir.

Her işi kusursuz olan Allahü teala, dünya hayatında düzenin sağlanması için insanları farklı kabiliyetlerde yaratmıştır.

Zira herkes aynı özelliklere sahip olsaydı, insanlar birbirine muhtaç olmaz ve böylece dünyanın dengesi bozulurdu.

Nitekim Peygamber efendimiz:

"Herkes ne iş için yaratılmışsa, o iş ona kolaylaştırılır" (Buhârî) buyuruyor.

Bu nedenle ilköğretimin birinci kademesi olan ilkokul hayatı boyunca asıl hedef, her bir öğrencinin güçlü olduğu alanları keşfetmek olmalıdır.

Böylece ilköğretimin ikinci kademesi olan ortaokul hayatında;

Çocuğun kendi ilgi ve becerisine uygun müfredat uygulandığında çocuk severek okula gelecek ve

neticede başarılı ve öz güveni yüksek mutlu bireyler yetişecektir.

Unutmayalım ki, her insan sevdiği işte başarılı ve mutlu olur.

Çocuğun ortaokulda aldığı bu sağlam temel onun, lise, üniversite ve meslek hayatına da olumlu yansıyacaktır.

Bu beceri temelli eğitim sistemi birçok eğitimci tarafından kabul görmekle birlikte, bunu pratiğe geçirmenin kolay olmadığı da bir hakikattir.

Zira bazı anne ve babalar, çocuklarının ilgi ve kabiliyetlerini esas almadan küçük yaştan itibaren onları popüler mesleklere teşvik etmekte, bu da rotanın yanlış oluşturulmasına sebebiyet vermektedir.

Oysa anne babalar;

Çocuklarının akademik ve meslekî yönelimlerinde, kendi isteklerini değil onların beceri ve temayüllerini dikkate almalıdır.

Unutmamalıyız ki, bu çocuklar istikbalimizin teminatıdır.

Devletimizin ve milletimizin bekası söz konusu olduğundan;

Onların erdemli, başarılı ve mutlu bireyler olarak yetişebilmeleri için çözümler üretmek ana meselemiz olmalıdır.

Yorumlar

  • yorum avatar
    Abdulkadir
    18-09-2026 23:47

    Hocam annemle takip ediyoruz

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.