AŞK MEKTEBİ… FAİDELİ BİLGİLER VE MUKADDERİN KADERİ
03 Ekim 2026, Cumartesi 11:33
Dedim ya; Enver abi herkese kendi evladı ve ailesi gibi davrandıkça herkes de onu babası, dedesi, amcası, aile büyüğü bilir, ve….
———
İlk zamanlarda, Enver abinin beni tanıyor olmasına inanamazdım.
Ama her defasında adımla hitap ederdi ve ben onun; her şeyimi bilir gibi hatta aklında benden başka şey yokmuş gibi, yani benle konuşurken “sadece benle” konuşmasına şaşardım…
Ah! O, hakikaten çok güzel insan…
Bana bakarken hep; sanki herkesten çok beni sever ve beni herkesten fazla düşünür ve benim için ana babamdan daha fazla dertlenir hissi dolardı içime.
Onu tanıyan herkes onu severdi ve bütün sevenlerinde de işte bu his olurdu.
❤️❤️❤️
Sana sorarken veya sana cevap verirken sanki bütün mevcudiyeti ile sende olurdu Enver abi ve sen de ondan başka yerde/şeyde olamazdın. Bütün dünyan o ve onun sözü olurdu.
Çoğu kimse onun yüzüne bakmaz veya bakamaz, başlarını saygı ile eğerek gözlerini yere indirirlerdi. Bense onu seyretmeye, yüzüne bakmaya bayılırdım…
Kimsenin haberi olmaz; bazen kalabalığın arasından onu izlediğimi bildiğini göstermek için aniden bana dönüp, birinin ardına saklayamadığım bakışımı yakalar, bu sırada göz veya dudak ucuyla sadece benim anlayabileceğim minicik bir mimik yapar, göz kırpar veya nadiren de dilinin ucunu çıkarırdı bir an, muzipçe.
Kimse duymazdı ama içimden sessiz kahkahalar çağlayıp taşardı o zaman.
Annesinin “anne” babasının “baba” dedirtmeye çalıştığı minik yavrunun ısrarla “dede, dede” demesi gibi, ben “Enver abi”ye takılı kalır hatta kıskanç bir çocuk gibi etrafıma bakıp bizi başkasının görüp görmediğini anlamaya çalışırdım.
❤️❤️❤️
Dedim ya; Enver abi herkese kendi evladı ve ailesi gibi davrandıkça herkes de onu babası, dedesi, amcası ve aile büyüğü bilir, ona sorar ona danışır ondan dua ister, iyi veya iyi olmayan günlerini de onunla beraber yaşamaya çalışır, o ise hiç kimseyi kırmamaya gayret ederdi.
Enver abi neticede patron, ekmeğimizi veren kişi; gidin çok çalışın çok para kazanın, demek en doğal hakkı. İyi ama ben bir ömür geçirdim yanında onun ağzından hiç bu cümleyi duymadım.
O hep şunları dedi:
“Enver abi bugün aranızda ama yarın olmayacak. Yüz seneye kadar şu an buradaki hiç kimse dünyada olmayacak, ölümü unutmayın. Biri birinizi sevin, sakın kimsenin arkasından konuşmayın, dedikodu gıybet yapmayın, insanları incitmeyin.”
❤️❤️❤️
Gazetenin emektarlarından, teknik eleman ve çok sevdiğim Fatih Kökçe abinin bir bebeği olmuş. Enver abilere arz etmiş, “ismini ne koyalım” demiş. O ise şöyle bir gözlerini kapatıp açmış, derin bir nefes almış ve her zamanki gibi “Allahh” diyerek salmış, ve;
“Mukadder koyun” demiş…
Bildiğiniz gibi bu kelime; “kaderde var olan, alınyazısında yazılı bulunan” manasına gelir.
Meğer o, daha nice çocuklara isim koyarken böyle işaretlerde bulunmuş. Elbette bunlar çok sonradan anlaşıldı. Sadık Söztutan bunları toparlamış, kitaplarından birinde de ardı ardına dizmişti.
Mukadder’i bebekliğinden itibaren hep bebek gibi baktılar. Kendinden birkaç yaş büyük abisi yeni evlendiğinde hep beraber Velimeşe’deki bahçemize gelmişlerdi. Biz dışarıda ağaçların altında çay içip sohbet ederken, Mukadder içeride çocukların oyuncaklarıyla oynuyordu.
Sonra mı?.. Hani “bir fincan suda boğulmak” tabiri vardır, işte yakın zamanda buna benzer bir şekilde hayatını kaybetti. Yaşı kırka gelmiş “Mukadder bebek” ailesi kadar olmasa bile bizleri de çok üzdü. Allahü teala onu ana babasına şefaatçi eylesin.
❤️❤️❤️
İşte Mukadder’in abisi Mustafa evlendiği zaman Sarıyer’deki yalıya sohbete gittik. Patronumuz gene bize işten paradan bahsetmedi; evlilikten, iyi geçinmekten söz etti. Onu dinlerken duyduklarını unutmaz insanlar... Cümleler ve manalar bütün bütün gelip içine yapışır ve orada sıcacık kalır sanki…
Damadın yüzüğünü takmadan önce ayağa kalkmış ve karşı duvara yakın yerde durmuş konuşuyordu. Kalabalıktı. Ben ve pek çoğumuz yerdeydik, ben salon kapısına yakın ortada oturuyordum. O ise anlatıyordu:
“Günahlarını sevaplarını tartacaklar, birileri seni alıp cehenneme doğru götürecek, tam atacakken son anda arkadan, durun diye bağırarak kıldığın namazlar yetişecek. Sen diyeceksin ki;
“Yahu nerdesiniz az daha beni cehenneme atacaklardı.” Onlar da diyecek ki;
“Sen bizi hep son anda kılmıyor muydun, biz de ancak şimdi yetişebildik!..”
Cümlesini bitirirken bana baktı, o ne bakıştı öyle, dedim ki;
“Eyvah, yakalandık!”
❤️❤️❤️
Gene o sohbette, kitap okumanın ehemmiyetinden bahsediyordu. Ve ilk okunacak kitabın bir numaralı kitap yani “Faideli Bilgiler” olduğunu söylemişti.
Ben o zamana kadar, sözünü ettiği kitapları düzenli değil bir oradan bir buradan okuyordum. İşte ilk olarak o zaman; Ahkâm-ı Kur’âniyyeyi yani Kur’an hükümlerini kanûn şekline sokarak (Mecelle) ismindeki çok kıymetli kitâbı hâzırlamakla, İslâma büyük hizmet eden ve en doğru, oniki cild Osmânlı târîhini yazmış olan, meşhûr (Kısas-ı Enbiyâ) kitâbının sâhibi ve Enver abinin kayınpederi Hüseyin Hilmi Efendi hazretlerinin muhterem pederi Said Efendi gibi Lofcalı olan ve Fatih Cami’inin bahçesinde medfun (1894) bulunan Ahmet Cevdet Paşa’nın keleme aldığı Ma’lûmât-i Nâfi’a yani Faideli Bilgiler kitabını başından başlayıp sonuna kadar bitirmiştim.
❤️❤️❤️
Böyle şeyler, toplanıp bir arada bulunmaya sebep olur ve insanlar yan yana oturdukça, omuz omuza namaz kıldıkça; kimde ne kadar sevgi varsa açığa çıkar ve bileşik kaplardaki gibi muhabbet eşitlenirdi.
❤️❤️❤️
İmamı Rabbani hazretlerinin mübarek mektuplarını bilmeyeniniz yoktur. Mektubat, Mektubatı Rabbani veya Müjdeci Mektuplar gibi isimlerle çok defa basılmıştır…
Bul Beni, Sen İstanbul Olsaydın ve Ilıkpembe’den sonra, aynı tarzda bir sonraki kitabımı derlemiştim ama hala adını koymamıştım. Son gün olabilir; ekranıma düşen bir mailde bulunan 96’ncı mektubu okudum, çarpıldım!
"...Muhabbet bağları ve aşk mektebindeki talebelik arkadaşlığı, ufak tefek şeylerle kopacak kadar gevşek değildir.
Dahâ ne yazayım? Allahü teâlâ hepimize selâmet versin!" diyordu.
Hatta “daha ne yazayım” buyurmuş mübarek sanki bana “neden anlamıyorsun” der gibi!..
Hemen, o an, kalemi elime aldım ve dosyanın üzerine “Aşk Mektebi” yazdım.
Yani kitabımın ismini, duvarımda hat olarak çekilmiş künyesinde “Ya hazreti İmamı Rabbani, Müceddidi elfi sani, Ahmed Faruk Serhendi” yazan, evliyaların baş tacı, Ehlisünnetin gözbebeği, ikinci bin yılın sahibi olan zat koymuş oldu…
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.
Yorumlar
Halid Abay
07-10-2026 23:54Böyle şeyler, toplanıp bir arada bulunmaya sebep olur ve insanlar yan yana oturdukça, omuz omuza namaz kıldıkça; kimde ne kadar sevgi varsa açığa çıkar ve bileşik kaplardaki gibi muhabbet eşitlenirdi. Ne güzel cümleler. . . Yüz seneye kadar şu an buradaki hiç kimse dünyada olmayacak, ölümü unutmayın. Biri birinizi sevin, sakın kimsenin arkasından konuşmayın, dedikodu gıybet yapmayın, insanları incitmeyin çok mühim bu konuyu tek yazıya sığdırmak niye?
Necla
07-10-2026 16:02Arayan can bulur elbet Cananı... Aradık bulduk elhamdulilah. Enver Ören agabeyimizi dünya gözüyle olmasada gönül gözüyle gördük sevdik Sevdiklerinide sevdik Daim olsun inşallah.. Rabbım dünyada sohbetlerini dinlemeyi ihsan eyledi Ahrette de sefaatlerine eristirsin. Kıymetli Muammer Erkul hocam, Anılarınızı çok içten anlatıyorsunuz gönlümüz huzurla sevgiyle coşuyor. Allahu teala iki cihanda razı olsun.
ahmet sırrı arvas
05-10-2026 10:41güzel yazılar güzel gönüllerden dökülür... muhabbetle...
Hicran Seçkin
04-10-2026 12:26Ne kadar hatıralar ne kadar tatlı satırlarla paylaşılmış... Yüreğiniz dert görmesin, çok teşekkürler efendim?❤️
Fatma Aynur küray
04-10-2026 11:33Değerli kardeşim yorumlarınız o kadar içten ve samimi ki okurken adeta hiç bitmesin dercesine okudum hissederek Yazdığınız Çok belli oluyor ben sizi çok yıllar öncesinden (Şimdi ismini hatırlayamadım Nede olsa yaşlandık ?gazetesindeki makalelerinizden tanıdım yazılarınızı severek okurdum duygusal ve içten yazılan yazılarınız şiirleriniz vardı insanı çeken de o içtenlik ve samimiyet oluyor Rabbim ömrünüzü sağlıklı ve bereketli kılsın Allah'a emanet olun
Salih Uyan
04-10-2026 10:57Ne kadar güzel yazmışsınız. Teşekkürler. Hatıraların lezzeti cümlelere öyle güzel sinmiş ki "Bitmese bu yazı keşke" diye diye okudum.
İbrahim
04-10-2026 10:41Sizin siz gibi olan sevgi ailesine yazacağınız yeni ve güzel yazılarınizda buluşmak dileğiylee.