• DOLAR
    41.27
  • EURO
    48.66
  • ALTIN
    4850.3
  • BIST
    10.449
  • BTC
    112074.59$
Deneme Reklam

ANADOLU SELÇUKLU’NUN SON BAŞKENTİ SAMSUN

21 Ocak 2026, Çarşamba 00:25
ANADOLU SELÇUKLU’NUN SON BAŞKENTİ SAMSUN

Samsun müzesini gezerken şunu düşündüm, Ben olsam Samsun müze yetkilileri olarak  Anadolu'nun son dönem paraları olan Anadolu Selçuklu paralarına özel bir salon açardım. Anadolu Selçuklu’nun son hükümdarları Samsun il sınırları içinde yaşadığı için biz bunları görmek zorundayız. Son Selçuklu sultanı kimdi? Gıyaseddin Mesut’tu. Gıyaseddin Mesut’un burada parası var, Samsun’da.

Anadolu Selçuklu’nun son başkenti neresiydi? Samsun’du, Vezirköprü’ydü, Havza’ydı. Ve onun için bizim “Anadolu Selçuklu’nun son yönetim merkezi Samsun’dur” diye bangır bangır bağırmamız lazım. Konya ne diyor? Anadolu Selçuklu’nun başkenti benim diyor. Kayseri ne diyor? İkinci başkenti benim diyor. Sivas ne diyor? Üçüncü başkenti benim diyor. Samsun ne diyor? Hiçbir şey söylemiyor. Son başkenti biziz diye bağırmalısınız Samsunlular.

Müzede, İlkçağdan bir girdik, Hititler dedik, Antik Roma dedik, Hristiyan Roma dedik. Helenistik dönemi gördük, Mihridatları gördük. Osmanlı'yı gördük. Selçuklu’yu çok göremedik. Oysaki müzeye gitme sebeplerimden biri de oydu...

Aslında şuanki müzenin yerinde eski, küçücük bir müze vardı. Ben o müzeye belki on defa gitmişimdir. Her Samsun’a geldiğimde “hadi bir daha gidelim” derdim. Hep derdim ki Samsun bunu hak etmiyor, büyük bir müze lazım, kim bilir neler var sergilenecek. Tebrik ediyorum emeği geçen herkesi, müze çok güzeldi. Ama bir kardeşiniz olarak ufacık bir tavsiyede bulunmak istiyorum. Siz size ait bir büyüklüğün maalesef farkında değilsiniz kıymetli Samsunlular. Çünkü Anadolu Selçuklu Devleti’nin son yönetim merkezi burasıydı.

Ben Konya’ya da gidiyorum, Kayseri’ye de gidiyorum, Beyşehir’deki Kubadabad saraylarına da geziyorum. Kitabımın üçüncü cildi Samsun’la bitecek. Niye? Çünkü Anadolu Selçuklu’nun şiiri türküsü burada sona erdi. Konya’da sona ermedi. Geçtiğimiz yıllarda son Anadolu Selçuklu sultanı Gıyaseddin Mesut’un mezarı Havza’nın bir köyündeymiş diye söylenti çıktı. Çünkü ikinci Gıyaseddin Mesut gerçekten burada yaşamıştı.

Hatta onun oğlu, sultan değil ama bölgenin yöneticisi olan Taceddin Altuntaş'ın mezarı da şu an Vezirköprü’nün köyünde. Geçen yıl gittim o köye uğradım. Köyün mezarlığının içinde kabri var. Son Anadolu Selçuklu hükümdarının oğlu, kırk yıl Samsun, Havza, Vezirköprü, Bafra bütün burayı yönetmiş bu adam ve mezarı Samsun'da bir köyde. Mezar taşında “Hüvel baki, baki olan Allah’tır. Sultan Taceddin Altunbaş bin Sultan Gıyaseddin Mesut” yazar.

Havza’da ikinci Gıyaseddin Mesut’un kaplıcası var. Geçen yıl gittim, hamamın içinde çekim yaptım. Anadolu Selçuklu döneminde yapılmış bir kaplıca var. Orijinal hamamlarıyla duruyor ve kimse gitmiyor. Havza’ya gidilmeli, oraya uğranmalı.

Moğollar Anadolu’yu işgal etmişti. Kösedağ Savaşı’nda ordular yenilmişti. Anadolu üçe bölündü. İşte bu kargaşa içinde ikinci Gıyaseddin Mesut Samsun’a kaçtı, devletini buradan yönetti ve burada öldü. Cenazesi daha sonra Konya’ya dedelerinin yanına götürüldü.

Onun için kıymetli Samsunlu yetkililerimiz, müze yetkililerimiz; sizin Samsun mezarlıklarından çıkma iki tane çok güzel Selçuklu lahdiniz var. Selçuklu sultanlarının paraları, defineleriniz var. İkinci Gıyaseddin Mesut’un avuç avuç parası var sizde.

Bence müzede aynı Romalılarda, Helenistik dönemde yaptığınız gibi Selçuklu dönemini de ayrı bir bölüm yapın. Ayrılan kısım çok kısa, bu kadarcık olmaz. “Samsun’daki Selçuklular” diye bir başlık atın. Herkes bir şaşırsın. Selçukluların Samsun’da ne işi var desinler. Milletin ayarlarıyla bir oynayın ve anlatın.

Mesela Altuntaş köyündeki mezarın fotoğrafını koyalım, köyün fotoğrafını koyalım, Gıyaseddin Mesut’un Havza’daki kaplıcasının fotoğrafını koyalım. Selçuklu paralarını, lahitleri koyalım. Daha başka bulduğumuz Selçuklu izleri varsa onları da koyalım ve müzede dört başı mamur bir Selçuklu köşesi olsun. Bu Samsun’a çok yakışacaktır.

Eski Samsun müzesi çok küçük mütevazı bir binaydı, şimdi büyük ve görkemli oldu. Ama bu görkemin içinde Selçuklu’nun sesi çok cılız kalmış. Anadolu Selçuklu’nun son yönetim merkezi olan Samsun bunu hak etmiyor. Bu şehir kendi tarihine sahip çıkmalı, sesini yükseltmeli.

Evet, müze ilk çağdan başlıyor, kronolojik olarak ilerliyor. Hititler, Roma, Helenistik dönem, hepsi var. Ama Selçuklu’ya gelince iki lahit ve birkaç para ile geçiştiriliyor. Oysa bu topraklarda bir devletin son nefesi verilmiş, türküsü burada susmuş.

Ben Samsun’u gezerken şunu hissettim: Bu şehir büyük bir hazinenin üzerinde oturuyor ama bunun farkında değil. Eğer bu müzede güçlü bir Selçuklu bölümü açılırsa, Havza’daki kaplıca, Vezirköprü’deki mezar, Altuntaş köyü, hepsi bir bütün olarak anlatılırsa Samsun bambaşka bir kimlik kazanır.

Onun için son sözüm şudur: Anadolu Selçuklu’nun son başkenti Samsun’dur. Bu hakikat müzenin duvarlarında, sokakların tabelalarında, insanların dilinde yerini almalıdır. Samsun kendi tarihini yüksek sesle söylemeli ve bu mirasa sahip çıkmalıdır.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.