TÜRKİYE’YE KURULAN TUZAKLAR
13 Ağustos 2026, Perşembe 10:53

11 Eylül 1972 yılında yeni bir gazete yayın hayatına başladı.
Yeni Ortam.
Cumhuriyet Gazetesi çizgisinde sol görüşlü yayın yapıyordu.
12 Mart muhtırası sonrası birçok dergi ve gazete siyasi baskılara maruz kalıp kapanınca açılmış, işsiz kalmaktan korkan çok sayıda sol görüşlü yazar burada daha düşük ücretle aralıklı olarak çalışmışlardır.
Uğur Mumcu, İlhan Selçuk, Çetin Altan, Mustafa Ekmekçi, Atilla İlhan, Fakir Baykurt, Ali Sirmen, Oya Baydar, İlhami Soysal, Emil Galip Sandalcı ve daha birçokları.
Yani Türk solunun bütün isimleri zaman zaman bu gazete kadrosunda yerlerini almışlar.
Peki bu gazetenin sahibi kim?
Kemal Bisalman.
Bugün ne gazeteyi hatırlayan var ne de sahibi Kemal Bisalman'ı.
Hatta internette bile hakkında birkaç anekdot dışında pek bilgi yok.
Fotoğrafı bile yok.
Ama Kemal Bisalman isminden çok onun dayısı meşhur.
Fuat Doğu.
MAH ve daha sonra MİT'in efsanevi müsteşarı.
Hani "Ben CIA'nın Türkiye masası şefi gibiydim" sözleriyle meşhur MİT başkanımız.
Fuat Doğu Kemal Bisalman'ın dayısı olur.
Kemal Bisalman hukuk fakültesi sonrası gazeteciliğe başlamış (ihtimal dayısının tavassutuyla, zira hiç adından söz ettiren ne bir haber ne de yazı kalmıştır günümüze) sıradan biriyken, 1971 yılında birden gazete patronu oluvermiş!
Yeni Ortam Gazetesinin sahibi olmuş…
Bazı anekdotlardan bildiğimiz kadarıyla pekte siyaset filan umurunda olmayan, akşamları Divan Bar'da viski içip, güzel sekreter ve yazar kadınlarla düşüp kalkmayı seven biri.
Ve bu lümpen şahıs sol propagandası yapan gazetenin başında.
İnişli çıkışlı bir okuyucu kitlesi olmuş.
Hatta hatırlarım, okuduğum şehirdeki bazı Köy Enstitüsü artığı öğretmen bozuntularının, hem Cumhuriyet hem de Yeni Ortam alıp, bilhassa yazıları dışa gelecek şekilde gün boyu kendilerini aydın, çağdaş kuruntusuyla çarşıda arz-ı endam ederlerdi.
İleride kan gövdeyi götürecek, bu gazetelerin ve yazarların iğfal ettiği komünizm hayranı gençler, Türkiye sokaklarını "Yaşasın Proletarya, Yaşasın Rusya, Yaşasın Çin, Yaşasın Komünizm" naralarıyla terörize edeceklerdir.
12 Eylül darbesine zemin olan o anarşik dönemin ateşleyicisi, ateşini harlayıcısı görevini bihakkın yerine getirmiştir.
Bilhassa üniversite öğrencisi 5 bini aşkın genç bu terör sonucu hayatlarından koparılmıştır.
CIA’nın istasyon şefi gibiydim diyen MİT Müsteşarının yeğeni kendisine verilen görevi yerine getiriyordu böylelikle.
Arka planda kimlerin olduğunu anlayabiliyor musunuz?
Ve 1980 yılında Türkiye’yi askeri darbeye götüren taşları örerek görevini yapmış bir halde yayın hayatına son verdi.
Türkiye'nin kara kutusu Mehmet Ağar ne demişti?
"Biz TKPM-L, DHKP-C gibi komünist örgütlerin arkasında hep Rusya var biliyorduk. Meğer hepsinin arkasında Amerika varmış!"
Not: Bugün PKK sever ya da Kürt milliyetçisi sıfatlarıyla medyanın her türünde boy gösterenler, hatta hatta Türk milliyetçiliği üzerinden imparatorluk bakiyesi birçok anasırın beraber yaşadığı bu topraklara kin tohumu ekenler hepsi aynı yer tarafından kontrol ve komuta edilen piyonlardır.
Müslüman aynı delikten iki defa ısırılmaz hadisini unuttuk, ısırılmadık yerimiz kalmadı.
Aman dikkat!
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.