• DOLAR
    41.27
  • EURO
    48.66
  • ALTIN
    4850.3
  • BIST
    10.449
  • BTC
    112074.59$
Deneme Reklam

FATİH’İ TOKATLATAN YAZAR!

27 Ağustos 2026, Perşembe 11:15
FATİH’İ TOKATLATAN YAZAR!

Cumhuriyet ilan edilip 622 sene devleti kurup idare eden Osmanlı’nın son sultanı ülkeden kovulalı henüz 5 yıl yeni olmuştur. Saray’ın yeni sahiplerinin emirlerini el pençe divan durarak bekleyen eli kalem tutan, yazar çizer kısmı geçmişi karalamak ve kötülemekte birbirleriyle yarışıyordu.

622 sene süren koskoca bir mazinin hiç hayra, iyiliğe yarar yönü olmamışçasına, yiyip içip sarhoş olup babasına küfreden hayırsız evlatlar gibi kenardan köşeden tırtıkladıkları yarı uydurma, yarı abartı misallerle geçmişlerine küfrediyorlardı.

İşte 1928 yılında o günün gözde gazetelerinden Vakit’te de Kara Davut adında bir tefrika yayınlanmaya başladı.

2.Murad döneminde yaşamış, Kara Davut adında hayali bir gözüpek adamın hayatı anlatılıyordu.

Tefrika o kadar tutulmuştu ki, Hazreti Ali cenkleriyle, Battal Gazi gözüpekliğiyle büyümüş son devir Osmanlı bakiyeleri için, ne kadar kötülense de tarihin o şanlı günlerini hatırlatan böyle bir tefrika büyük ilgi görmüştü.

Gazete tefrika sayesinde devamlı tiraj alıyor, sahipleri Hakkı Tarık ve Asım Us beyler ellerini kavuşturarak geziyorlardı.

Tefrikanın yazarı Nizamettin Nazif’ti.

Ya da o günlerdeki anılan lakabıyla “Deli Nizam “

Fakat bir gün tefrikanın bir yerinde Kara Davut adlı hayali kahramana Şehzade Fatih Sultan Mehmed Han’ı tokatlatınca bütün sihir bozuldu.

Halk müthiş bir tepki gösterdi.

Gazete balya balya iade edildi.

Kemal Tahir o günü Yol Ayrımı romanında şu cümlelerle anlatır:

“… Furyayı sezinleyip gereğini yapmazsam, parsayı toplayamazsam, Asım Bey, başdağıtıcı defterinden beni sil, avanak defterine yaz! Biz bu furyayı biliriz. Nizamettin Nazif Bey’in Kara Davut romanında gördük, aklında mı? Ne fayda ki, adı üzerinde Deli Nizam Bey, coştu, azdı, kendini tutamadı; Kara Davut zibidisine Fatih Sultan Efendimizi tokatlattı. Tokatlattı da ne oldu? Araba yükleriyle satmaya yetiştiremediğimiz gazete, ertesi gün baktım ki, araba yükleriyle olduğu gibi geri gelmiş. Kapının önüne yığılmış. İçeri taşımaya yeterince hamal bulamadık da akşamlara kadar Bâbıâli’ye maskara olduyduk.” (Kemal Tahir, Yol Ayrım, Sander Yayınları, Nisan 1971, Sayfa: 37)

Devir ne kadar şiddetli Osmanlı düşmanlığını körüklese de toplumda henüz istedikleri sonucu elde edemediklerini, İstanbul’u fetheden o müjdelenmiş komutana karşı yapılan en ufak bir saygısızlığı hiçbir şekilde kabul etmediklerini göstermesi bakımından çok değerlidir bu tepki.

Ama ne yazık ki, okur yazar takımının iaşe derdi, makam mansıpla avlanması, hayatlarını idame ettirmek için başka çare bırakılmaması neticesi yıllarca süren tarihi karalama neticesi toplumun büyük bir kısmında ecdadına saygısız, gelişi güzel iftiraları hoyratça dile getiren bir “yığının “oluşmasına sebep oldu.

Nizamettin Nazif başka padişahları da küçümseyen, kötüleyen tefrikalar yazılar yayınladı.

Mehmet Akif gibi dini hassasiyetiyle bilinen bir kişinin dostu olarak da tanınan ama aslında her kalıba girmiş, her renkten az çok nasibini almış olan Nizamettin Nazif’te ki bu Osmanlı düşmanlığı nedendir?

Bazılarının bildiği gibi geçmişinden kaynaklanıyor.

Yani “aslıhu neslihu”

Geçmişi neyse ona benzemekten.

Geçmişten gelen intikam hissinden.

Nizamettin Nazif Tepedelenlioğlu soyisminden de anlaşılacağı üzere Tepedelenli Ali Paşa’nın soyundandır. Dedesi Osmanlı’nın en zor zamanlarında kendi bağımsız devletini kurmak için girişimlerde bulunmuş, Osmanlı’yı yıllarca uğraştırmış bunun sonunda da üç oğluyla beraber başları kesilerek idam edilmiştir.

İdam yaftasında da “Devlete başkaldırmak, Yunan isyanına destek olmak, silah ve para yarımında bulunmak, isyanın büyümesi için devleti uğraştırmak” yazılmıştır.

1901 yılında doğup 1970 yılında ölene kadar neredeyse Babıali’de çıkan bütün dergi ve gazetelerde ya çalıştı ya da yazıları yayınlandı.

Dayısı Türkiye’nin ilk komünist yayıncılarından Arif Oruç’tu. Hatta 1922 yılında Moskova’ya giderek 1 yıl kaldı.

Sonra pasif komünistliğe geçti.

Yeri geldi milliyetçi yazılar kaleme aldı.

Başına buyruk deli dolu biriydi.

Der zamanının şahitleri.

Dedelerinin başını kestiren Osmanlı’dan yazdığı tefrikalarda Padişahlara tokat attırarak ya da iftira atarak intikam almaya çalışan Nizamettin Nazif Tepedelenlioğlu’nu yazdık.

İşin garibi en sıkı dostlarından Mehmet Akif’in de arkadaşı dostu olarak bilinen isimlere bakarsanız Nizamettin Nazif’den hiçbiri aşağı değil.

Ama bizim İslami kesime sorarsan dünyanın en dindar adamı!

Bu da ayrı bir çelişki..

 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.