• DOLAR
    41.27
  • EURO
    48.66
  • ALTIN
    4850.3
  • BIST
    10.449
  • BTC
    112074.59$
Deneme Reklam

ENVER ABİ’NİN SON KAHVALTISI

29 Ağustos 2026, Cumartesi 10:08
ENVER ABİ’NİN SON KAHVALTISI

Evreşe’den aldığım üç parça Osmanlı sucuğunun biri benim, biri babamın, biri ise Enver abi içindi. 

Nereden bilebilirdim ki o sucuğun, Enver abimizin sağlıklı olarak Türkiye’de yaptığı son kahvaltı olacağını!..

———

Hani demiştim ya; güzel bir şey görsem ona almak isterdim, diye… 

Şimdi gerçekten bana da normal gelmiyor; çünkü alışılmamış hatta gayet tuhaf yani anlaşılır bir şey değil. 

Ama gerçek işte…

On üç seneden fazla zaman geçti vefatının üstünden. O “gördüğüm” demeyeyim, “yaşadığım” rüya âleminden, galiba yeni yeni kendime gelmeye çalışıyorum.

Bir güzel rüyada yediğin tatlıyı, uyku mahmurluğunda dudağından yalamaya çalışmaktır benim yaptığım…

Derler ya hani;

Söyleyip gezen ve bütün sözleri asırlardır dinlenip ezberlenen Yunus, bir basamak daha çıkabilmiş olsaydı susar ve hiç konuşmazdı!..

Bizimki ise terazinin hep aşağıdaki kefesi. Yani konuşuyoruz… Ve ah bilseydiniz o güzelce susan güzellerin neden böyle sustuklarını!.. 

Kimini aşağı indiren terazi nicelerini yukarı çıkarıyor. Gene de bu terazide tartılıyor olmaya binler şükür.

❤️❤️❤️

Bir gün, raftaki bir çorabın başında durup kaldım. Çok güzeldi… Neden böyle güzeldi. Tam ona yakışırdı, çok severdi bu çorabı... Çorap çok yumuşaktı, ne de güzel dokunmuştu, rengini de çok beğenmiştim.

Neden almasaydım ki ona? 

Yok artık!.. 

Niye ki, hediye almak güzeldir. 

Ona ne hediyeler gelmiştir veya gelebilir, çorap da ne?.. 

Ama bu çok güzel ve ona çok güzel olur.

Kendimi o çorabın önünden alıp öbür tarafa koyana kadar, ne mücadele ettim!..

Şimdi bile bir yanım “öyle saçmalık yapılır mıydı” derken, diğer yanım “neden olmasın ki o herkes mi” demeye devam ediyor.

Fakat öyle bir hikâyem var ki; yüreğimde bir kor ateş olarak hâlâ için için yanmağa devam ediyor!

❤️❤️❤️

Bizim Velimeşede’ki bahçeyi aldığımız sene ablamlar da Gelibolu’da, Evreşe’nin güneyindeki ovanın ötesinde, Kavak deresinin ardında seçilen yamada yedi dönüm kadar bir yer almışlardı. 

Zaman zaman oraya gider, vaktimiz müsaitse bir iki gün kalır, diktikleri ağaçların altında gün geçirirdik. Meyve sebze yemeğe doyar, yiyemediklerimizi yanımıza alıp götürürdük. Dönüşte ise, Keşan’dan geçecek ana caddeden ayrılıp Evreşe’ye sapar ve Çokal yolunda köyden köye geçerek, Malkara yakınlarındaki Kavakçeşme köyü arazisinde tekrar ana yola bağlanırdık.

❤️❤️❤️

Ablamlar bizi Evreşe’deki bir kasapla tanıştırmıştı. Köyün merasında otlayan yöre hayvanlarından kesim yapan bir aile işletmesiydi bu dükkan. Etleri güzel, temiz, gayet lezzetli ve fiyatı da uygundu. 

Bir gün gene oradan etimizi kıymamızı almıştık. Fakat çengellerde ve vitrinde çeşitli sucuklar vardı. Hele bir Osmanlı sucuğu doldurmuşlar ki hayret, dana jambon kalınlığında… Canım çekti. Biraz da malumat aldıktan sonra;

“Bana şundan şu kadar kes” dedim…

Fakat kasap benim sucuğumu hazırlarken aklıma babam geldi. O da sucuk severdi. 

“Bi dakika, dedim. Bir tane daha yapıver aynısından…”

❤️❤️❤️

Ben sucuk severim, babam da sever biliyorum. Hele bu, neredeyse kol kalınlığındaki Osmanlı sucuğunu, şöyle ince dilim, enlemesine tavaya yatırınca… Lezzetini hayal ettim.

Tam o an zınk etti, hatırıma Enver abi geldi. Fakat daha zihninde “Enver abi için de almam lazım” düşüncesi belirirken, içimden kocaman bir itiraz yükseldi: “Ne saçmalıyorsun” dedi o ses. 

“Haklısın, ulaştıramam” dedim. Ama almadan da deneyemezdim ki;

“Aynısından bir tane daha yapar mısın” dedim kasaba. 

Hanıma da “Enver abi için aldığımı” fısıldadım.

Şimdi, içimde üçe katlanmış bir sevinç, yola çıktık…

İyi de ben nasıl ulaştıracaktım bu sucuğu Enver abiye?

❤️❤️❤️

Daha eve gelmeden babama uğradık. Elini öpüp hediyesini verdim. Nerden aldığımı anlattım. Biliyorum sucuk sever, sevindi. 

Fakat son parça?

Ben o gün tıkanıp kaldım; meramımı kime anlatacağım, anlatmaya kalksam ne diyeceğim?.. 

Şimdi kendi sesimi kendim duyuyorum: 

“Enver abilere sucuk getirmek istiyorum!” Olmadı diye tuhaf şekilde gülüyorum!..

“Efendim, Evreşe’den geçerken sucuk görmüştüm de!..” 

Ee e, demezler mi adama? İçim kasılıyor…

“Bu sucuk çok güzeldi de, Enver abi için de, şey belki sever…”

Durumu düşünebiliyor musunuz?

Koskoca bir holding sahibine, sayısını bilemediğim kadar çok iş yerlerinden sadece biri olan Türkiye gazetesinin bir yazarcığı, kasaptan bir parça sucuk kestirmiş de onu ikram etmeye çalışıyor!..

Vazgeçtim aslında ama, bu defa da; bütün kalbimle Enver abi için aldığım şu sucuğu kim ve nasıl yiyecek?..

Yüzümü kızarttım ve özel kalem Ferruh abiyi aradım. Dedim ki durum böyleyken böyle… 

Hayret, hiç şaşırmadı; “saçmalama, burada sucuk mu yok” diye terslemedi. Dedi ki;

“Bunu Ramadan abiye söyle, o ayarlar. Numarası da şu…”

Nasıl şaşırdım ve nasıl sevindim…

Yeni bir hevesle hânenin aşçısını aradım. Dinledi;

“Tamam, dedi. Filan gün filan saatte getir…”

❤️❤️❤️

Yaz sonuna doğruydu, halâ Velimeşe’deydik. Güzelce’nin yolunu tuttum. Sitenin güvenliğine, nereye geldiğimi söyledikten sonra yokuşa vurup sağa kıvrıldım. Beylerbeyi sokakta kimseler yok, ne kadar tenha. 

Arabayı park edip bahçe kapısına yürüdüm, zile bastım. Beni karşılayan arkadaşa; Aşçı Ramadan abiye geldiğimi, söyledim. Dedi ki;

“Ramadan pazara alışverişe gitti. Siz bırakın, biz onu kendisine ulaştırırız.”

İşte o an içim cız etti… Ta nereden almıştım, ta nereden gelmiştim ve aşçıyı bile görememiştim. Beni avutmuşlar mıydı yoksa? Zaten üç kuruşluk şey, bir parça sucuk. Belki dolaba koyup unutacaklar, birinin rızkı ise bulup yiyecek, belki yenmeden bozulup gidecek!

Boşa hülyalanmışım, hayal dünyamın elektriği kesilmiş gibi cıvıltım sustu, renklerim soldu. Nefesim sönüp içim boşalmış gibi sessizce geri döndüm.

Ertesi gün, telefonda teselli bulmaya çalıştım. Ramadan abi;

“Emaneti aldım. Müsait bir zamanda takdim ederim inşallah…” dedi.

Dedi ve konu kapandı. Yüzsüzlük olmasın diye bir daha da arayamadım.

Babam çok beğenmiş; gidersen gene al, demişti galiba. Bir kaç gün sonra biz de yedik, sucuklar çoktan bitti.

İlk günler merak ediyordum ama zaman geçtikçe hevesim soğudu ve benim de aklımdan çıktı konu. 

❤️❤️❤️

Aradan ne kadar zaman geçti hatırlamıyorum. 

Bir gün baktım ki, telefonumda bir kısa mesaj. (O zaman şimdiki gibi akıllı telefonlar yoktu.)

Aşçı Ramadan abi şöyle yazmıştı:

“Muammer abi 

Getirmiş olduğunuz sucuğu bu sabah kahvaltıda pişirip Enver abilere takdim ettim. Yediler ve çok teşekkür ettiler, Allahüteala dünya ve ahiret seadeti versin, diye dua ettiler. Ve Almanya’ya gittiler.” 

Şaşırdım… Sevindim… Üzüldüm…

Çünkü Enver abimiz belindeki sıkıntının tedavisi için Almanya’ya gitmiş, orada bazı operasyonlar yapılmıştı. İnşallah tamamen iyileşmiş olarak döner, diye ümid ediyordum. Fakat…

Enver abiler o gidişlerinden sonra bir daha sağlıklı olarak Türkiye’ye dönemediler!

Hastalık üstüne hastalık, tedavi üstüne tedavi. Bu uzun süreç vefatına kadar da devam etmişti.

Yani, Enver abinin; memleketimizde, evinde yediği son kahvaltı, o benim Evreşe’den alıp getirdiğim Osmanlı sucuğu olmuştu.

❤️❤️❤️

İnsanın bazen düşüncesi duruyor, mantığı iflas ediyor. Gerçek olan, hakikaten de “sevgi ve hayal” mi, diyor.

Yıllardır bunu düşünürüm, yıllardır buna üzülürüm, yıllardır buna sevinirim…

Ya o gün içimdeki itirazı dinleyip o sucuğu almaktan vazgeçseydim!..

Veya, Enver abiden başka kim, o basit hediyeyi kabul ederdi?

O mesajı silemedim. Ara sıra açıp okuyordum… Sonra modeller değişti. Eskiyen telefonumu satamadım, kimseye veremedim. İçindeki mesajla birlikte kaldırıp bir kutuya koydum.

Cennette, Ramadan abi ve Enver abilerle birlikte okuyacağız inşallah.

Yorumlar

  • yorum avatar
    Necla Atila
    30-08-2026 21:26

    Kıymetli hocam, Hatiralarinizi okudukça sevgiyi insanı duyguları öğrenmeme vesile olan kıymetli hocam, Ağabeyim Enver Ören Rahmetullahi aleyh agabeyime hasretim özlemim dahada artarak göz pinarlarimdan süzülüyor. Dunya gözüyle göremedik gönül gözüyle sevdik güzel ahlakına hayran kalıp evlatlarımıza torunlarımıza anlatır olduk. Siz sevenlerinin güzel hatıralarını hikaye yaptık acizane etrafımıza anlatır olduk. Enver ağabeyi görüp onunla hatırası olanlara çok gıpta ediyorum. Kişi sevdiğiyle beraberdir hadisi serifinin bağş ettiği ümitle sonsuz alemde sohbetinde bulunurum ümidiyle teselli buluyorum. Rabbım tüm sevenlerini kavuştursun inşallah..

  • yorum avatar
    İbrahim
    30-08-2026 12:44

    Ama şu var abi be... Benim canım sucuk çekerdi zaten almazdım, yemezdim, eskiden bir çekerse şimdi beş çeker oldu, neeetcez :) Bir daha sucuk alırken aklına bu kardeşin, ben geleceğim. E yerken de geleceğim...

  • yorum avatar
    Ferruh Ciloşoğlu
    30-08-2026 11:13

    Efendim, Seneler önce “Ciloş, bize gelen hediye sahiplerini mutlaka arayacaksınız. Teşekkürlerimizi, dualarımızı ve selamlarımızı söyleceksiniz. Eğer bir kişiyi dahi atlarsanız sizlere kalbim kırılır” buyurdular. Hadi bakalım o çok zor ve çileli günlere rağmen, gönüllerden kopup gelen en ufak bir hediyeyi bile arz etme. Vazifeyi tam manası ile yerine getirme!.. Enver abilerin her şeyleri ama her şeyleri güzellikler kaynağı idi. “Nimete kavuşanlara afiyet olsun.“

  • yorum avatar
    İbrahim Arslan
    30-08-2026 10:58

    Enver abi nicelerine bilerek, nicelerine bilmeyerek dokundu. Eski bir çalışanı ilk sigortamı Türkiye Gazetesinden almak benim için bile çok güzel hayır. Bakarsınız kademeli emeklilik gelir emekli olurum şu an işsizim. Gene gazete dağıt deseler koşa koşa giderdim

  • yorum avatar
    Hicran
    30-08-2026 08:06

    Mübarek olsun efendim, ne tatlı hatıralar bunlar? Amin dualarınıza, en güzel yeroe en güzellerle buluşmak duasıyla ❤️

  • yorum avatar
    selsebilsen@gmail.com
    29-08-2026 18:19

    Ne kadar güzel bir hatıra. Belki de Enver abinin canı istemişti siz vesile oldunuz. Bu güzel hatıraların devamını bekleriz.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.