SAVAŞ
05 Mart 2026, Perşembe 16:31
Birileri adım adım Amerika’yı felakete sürüklüyor. Epstein vasıtasıyla İsrail’in kafeslediği isimler önce başkan yapılıyor sonra şantaja tabi tutuluyor. Şantaj deyip geçmeyin, koca Amerika iki dakikalık bir video kaydının esiri oluyor. Savaşlar barışlar ondan bağımsız olamıyor. İran’a saldırma düşüncesinde olmayan Trump’ın buna mecbur kalması işte bu sebepten. Boynuna öyle bir ilmek geçirilmiş ki yahudinin inisiyatifi dışına çıkamıyor.
Başkanlık, bakanlık, senatörlük sırasında bekleyen başka “ada” müdavimleri de vardır diye düşünüyoruz. Tabii başka Epstein’ler de olabilir. Dolayısı ile birinin gidip diğerinin gelmesi neticeyi değiştirmiyor. Hepsinin ipi yahudinin elinde…
Sığır çobanlarının bugün yaptıklarına çok derin manalar yüklememek lazım. Deli dana gibi hareket ediyorlar. Adımları paldır küldür. Çin’i durdurmak istiyorlar fakat bunu nasıl yapacaklarını tam olarak bilmiyorlar. Tipik bir batan imparatorluk vetiresi yaşıyorlar. Panikle bütün düğmelere basıyorlar. Buna yahudi devleti ve para babalarının tazyiki de eklenince rotayı büsbütün şaşırıyorlar.
Amerika-İran savaşı çok farklı bir noktaya doğru gidiyor. Venezueladaki gibi basit bir operasyonla netice alabileceğini düşünen ABD öyle anlaşılıyor ki fena halde yanıldı. İş bununla kalsa iyi. Bu savaş Amerika’ya çok pahalıya patlayacak gibi görünüyor. ABD-İsrail, Hamaney’i ve şürekasından epeycesini öldürünce işi bitirdiklerini zannetti. Onlara göre dini liderin öldürüldüğünü gören İran halkı sokaklara dökülecek, saatler içinde rejim çökecek ve pazartesi piyasalar büyük bir coşkuyla açılacaktı. Aslında bu doğu memleketlerini hiçbir şekilde tanımadıklarının göstergesiydi. Doğu toplumu kendi haline bıraktığında idarecilerine her türlü tepkiyi gösterebilir lakin dışarıdan müdahale olduğunda o en sevmediği kişi etrafında birleşir. Bugün İran’da olan budur. Hamaney’in öldürülmesi ve halka doğrudan “hadi sıra sizde” denmesi işleri tersine döndürdü. Rejim şu anda cumartesi sabahından çok daha güçlü.
ABD ve İsrail tahmin etmedikleri kayıplara uğruyor. ABD’nin bölgedeki hemen bütün üsleri vuruldu. Asker kaybının hayli yüksek olduğu ifade ediliyor. Zaten Trump kayıplarımız artabilir tarzında bir açıklama yaptı. Aslında bu artacak olan kayıplar için yapılan bir açıklama değildi. Mevcut kayıplar vesilesiyle söylenmişti. Yavaş yavaş ilan edeceğiz hazır olun demek istiyordu. Bu arada ABD’nin insan gücü dışında kayıpları da artıyor. 2 Mart itibariyle üç adet F-15 uçağının düşürüldüğünü resmen kabul etti. Güya dost ateşiyle…
ABD büyük bir batağın tam ortasında. Bu saatten sonra kolay kolay virajı alamaz. Karizmayı çok kötü çizdirdi ve çizdirmeye devam ediyor. Durumu kurtarmak adına ister istemez daha fazla yüklenecek fakat her yüklendiğinde batağa daha fazla saplanacak. Zira İran dediğimiz ülke İsrail’in yaklaşık seksen katı büyüklüğünde bir coğrafya. Burada tam bir kontrol sağlamak için yeterli bir yığınak yapılmadı. Karada yoksun. Gerçi olsan o daha büyük bir bela. Sadece havadan ancak bu kadar yapabilirsin. Havadan bombalamak yeterli olsaydı yaklaşık 3 milyon ton bomba bıraktığın Vietnam’da başarılı olurdun. Bu bombaları onar ton şeklinde kamyonlara yüklesek üç yüz bin kamyon eder. Her kamyon on metre boyunda olsa üç milyon metre ve o da üç bin kilometre eder. Edirne'den Erzurum’a gider gelir.
ABD bugün hassas ve kıymetli mühimmatını da hızla tüketiyor. Bunlar kolayca üretilebilen mühimmatlar değil. Senede en fazla bin adet imal edebiliyorlar. Hem hammaddesi zor bulunuyor hem üretimi hayli zaman alıyor. Bunları yarınlar yokmuş gibi harcarsan kritik bir zamanda mesela Çin'le karşılaştığın bir anda elin kolun bağlanır.
Bu arada Rusya ve Çin İran’a büyük destek veriyor. Bunu fazla gürültü çıkarmadan yapıyorlar. Gürdeniz füze yakıtı konusunda Çin’in İran’a sevkiyatının son on ayda elli katına çıktığını söylüyor. Kremlin son yaptığı açıklamayla Amerika’ya “orda kal” diyor: “Rusya ve ortakları, İran’a karşı herhangi bir operasyonu imkânsız hale getirecek vasatı doğurmak için ellerinden gelen her şeyi yapacak.”
Son günlerde terennüm edilen kara harekâtı ABD için intihar olur. Mevcut müdahale bile çok büyük bir yanlışken kara harekâtı coninin defterini dürer. Bölgede kara harekâtına teşebbüs edilmemesi gereken iki devlet var. Biri Türkiye diğeri İran. İkisi de muhatabını canı pahasına toprağa gömer. Bu bir silah mes’elesi falan da değildir. Bi göz bi gez bir de arpacık yeter. Ülke yıkılır, tar ü mar olur, milyonlar ölür ama yeter.
Karada PJAK ve benzerlerini kullanma düşüncesi de netice vermez. Böyle bir teşebbüs Kürtler için facia olur. Eski günleri mumla ararlar. Nitekim ilk sızanların imha edildiği söyleniyor.
Yukarıdan beri söylediklerimizi şu çerçevede bir yere koyalım: Evlat olsa sevilmez denir ya İran böyle bir ülke. İslam dünyasının kanserli hücresi. Tıpkı Suudi Arabistan gibi. Her ikisinin de varlık sebebi ehl-i sünnet düşmanlığı. Buna rağmen ikisinin de memleketimizde ciddi taraftarı var. Selefi ismi altında gizlenmeye çalışan mezhepsiz taife Vehhabilerin Türkiye temsilcisi. Merkezinde eski Refah partililerin olduğu grup ise İran’ı bayraklaştırıyor. Ehl-i sünnet düşmanı katil Hamaney’e şehid diyenler işte bunlar. Gerek selefiler gerek İrancılar Osmanlı düşmanlığında birleşiyor. Bu bile memleketimize ne kadar yabancı hatta düşman olduklarını göstermeye kâfi.
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.