BARBARLAR
13 Temmuz 2026, Pazartesi 16:19
Vandallar: 5. asırda Kuzey Afrika’yı fethedip merkezi Kartaca olan bir krallık kurup 455 yılında Roma’yı yağmaladılar. 534’te Bizans tarafından yıkıldılar.
Vizigotlar: Galya ve İspanya’da krallıklar kurdular. 8.yy. başlarında Müslümanlar tarafından yıkıldılar.
Ostrogotlar: 493 yılında İtalya’da bir devlet kurdular. 6. asırda Bizans tarafından yıkıldılar.
Vikingler: Bunlar da çeşitli krallıklar oluşturdular. Normandiya Dükalığı’nın temelini attılar. İngiltere’de Danelaw bölgesini kurdular. İzlanda ve Grönland’da bulundular.
Bu kavimler genelde Roma İmparatorluğu’nun çözülmesiyle Avrupa siyâsetinde önemli rol oynadılar.
Vizigotlar ve Ostrogotlar bulundukları bölge halklarıyla kaynaştılar. İspanya’nın târihî oluşumunda rol oynadılar.
Vandallar da Kuzey Afrika halkları arasında kaynaşıp yok oldular.
Vizigotlar biraz farklı bir yapıdaydılar. Bunlar Norveç, Danimarka ve İsveç halklarını oluşturdular.
Bunları söylerken şuna dikkat edelim: Müstevliydiler, ama sömürgeci değillerdi. Gittikleri halklar arasında onlar gibi oldular. Sonra bunların torunları olan Avrupa devletleri, memleketleri sömürüp onların dillerini, dinlerini, âdetlerini değiştirip melez bir dünyâ kurdular. Bugün bütünüyle Kuzey ve Güney Amerika melezler ülkesidir. Bunlar İngiltere, İspanya ve Portekiz melezleridir. Vandal denilenlerin torunları vandallıkta ve zalimlikte dedelerine parmak ısırttılar. Afrika yerli halkını tükettiler.
Vikingler İngiltere’de de kurucu unsurlar arasındadır.
İspanya Vizigot ve Ostrogot geni taşıdığı için târihin en zâlim kavimlerindendir. Bunların işkenceleri Çin işkencelerini bile geçmiştir.
Amerika’yı da bu genetik melezlere katarsak bunların övünecek değil, utanılacak ataları vardır.
Barbar kavimler önceleri Avrupa’yı genelde şâkulî bir sistemle ilhâk ettiler. Kuzeyden başlayıp Mağrip ülkelerine kadar dikey bir şimşek gibi vurdular. Sonra bunların genetik melezleri Afrika’dan Amerika’ya açıldılar.
1514-1866 yılları arasında transatlantik köle ticâreti milyonlarca kişiyi yerlerinden etti. Bu meyanda Afrika’dan Avrupa’ya 7.600 kişi, Kuzey Amerika’ya 307.000 kişi, Küba’ya 765.000 kişi, Jamaika’ya 935.000 kişi, Karayipler’e 2.760.000 kişi köle olarak getirildi. Güney Amerika’dan Guyana’ya 356.000, Brezilya’ya 3.169.000, Arjantin/Uruguay’a 92.000 kişi köle olarak getirilmişlerdir. (Alp Eren Topal, Sefer Soydar, Ayşenur Özal Göksu, Geçmişten Günümüze Sömürgecilik, Enstitü Sosyal)
Amerika’yı fetheden Avrupa kavimleri burada bir korku ve ölüm imparatorluğu kurdular. Kölelere gözdağı vermek için onları köpeklere parçalattırdılar. Hasta olanların ölmelerini istemiyorlardı; çünkü onların her biri bedenî bir güçtü. Hasta olduklarında gözcülere verilen ezbere ilaçlarla çoğu ölüyordu.
“Târih” yazımında sıkça kullanılan “coğrafi keşifler” ifâdesi sanki boş toprakların keşfedildiği ve sâhiplenildiği izlenimini verir. Oysa bu dönem, Avrupalı devletlerin denizaşırı ilhak, sömürgeleştirme ve kaynaklara el koyma süreçlerini ifâde eder. Bu nedenle Târihçi Prof. Dr. Halil Berktay coğrâfî keşifler kavramı yerine “Avrupa merkezli denizaşırı ilhak ve keşif seferleri” ifâdesini kullanmayı önerir. İngiliz târihçi W.G. Hosking de “The Age of Plunder: The England of Henry VIII” adlı eserinde aynı dönemi bir “yağma çağı” olarak tanımlar. Bu bakış açısı “keşif”ten çok sömürü ve el koyma süreçlerini vurgulamaktadır.” (Sömürgecilik, age)
Avrupa’yı hallaç pamuğu gibi atan barbar kavimlere bu adı takan “Roma” arenalarda insanları daha doğrusu köleleri hayatları pahasına savaştırıp birbirlerini öldürtürken, imparatoru ve halkı keyifle bunu seyredip insan ölümünden vahşîce zevk alıyordu. Köleleri aslanlara parçalatıp keyifle seyredenler bunlar… Boğaları katlederken “oley” diye bağırıp sonra insanlıktan bahsedenler yine bunlar!
Uzun asırlar birbirlerini sözde mertçe öldürmek için önce kılıçla sonra tabanca ile düello edip öldürenler yine bunlar; sonra da barbarlar “Türkler” öyle mi?
Târihin en zâlim kavmi “Cengiz”in sonra “Hülâgü”nün milleti, yâni Moğollar olarak gösterilmiştir, ama onlar müstevli bir milletti; sömürgeci değillerdi. Evet zâlimdiler, ama Avrupa kavimleri gibi insanları köleleştirmediler. Bu durumda Batı’nın ebâ-en-ced (babadan oğula, eskiden beri) hep zalim olduklarını söylemek aslâ mübâlağa değildir.
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.