ÖDÜL ve CEZA
08 Mart 2026, Pazar 11:28
Üç tane çocuk hayal edin. Birinin normal harçlığı 20 diğerinin 50 sonuncusunun ise 100 lira olsun. Üçünün de babası herhangi bir sebepten bugün çocuklarına 50şer lira harçlık verse. Neler hissederler? Aynı para üç farklı kişide aynı tesiri yapar mı?
Yapmayacağı aşikâr. Normalde 20 lira alan çocuk daha mutludur. Ödüllendirilmiştir. 100 lira bekleyen çocuk için bu bir cezadır. Her gün 50 lira almaya alışkın olan çocuğun hayatında ise hiçbir değişiklik olmaz.
Aynı para bir kişi için ödüle, bir diğeri için cezaya, bir başkası için ise hiçbir şey ifade etmeyen bir şeye nasıl dönüşebiliyor? Aralarındaki fark nedir?

Eğitimciler, felsefeciler ve anneler farklı tarifler yapsa da ödül ve cezanın biyolojideki karşılığı bellidir. Beyindeki mutluluk hormonlarının seviyesini arttıran her şey ödüldür, azaltan her şey de cezadır. Her zamanki miktarda salgılanan bir kimyasal ekstra mutluluğa sebep olmaz. Bu sebeple başımıza gelen her şeye bakış açımız sahip olduğumuz hayat standartlarımıza göredir.
Mutluluk hormonları hepimizin beyninde sürekli olarak bulunur. Hayatımızı rutin bir şekilde yaşarken farklı seviyelerde de olsa serotonin, dopamin ve oksitosin salgılarız. İşte bu kimyasalların normalden daha fazla salgılanmasını sağlayan her şeye ödül diyoruz. İstediğimiz yemeği yemekten (dopamin) takdir edilmeye (serotonin), sevdiğimiz birine sarılmaktan (oksitosin) para kazanmaya (dopamin) kadar çok çeşitli şeyler beynimizdeki bu kimyasalları arttırır. Bu artış da bize kendimizi iyi hissettirir. İyi hissettiren davranışımız neyse onu bir daha yapmaya meyilli oluruz. Yani ödül öğreticidir.

Aksine eğer bu kimyasallar standart seviyelerinin altına düşerse buna ceza denir. Birinden azar işitsek (serotonin) veya paramız azalsa (dopamin) bu kimyasallar azalır. Bu azalma da bize kendimizi kötü hissettirir. Bu kötü hissetme de bu davranışın tekrar yaşanmaması için bizi bir çare aramaya yönlendirir. Yani ceza da öğreticidir.
Geleceğin beklentisi, geçmişin bilgisi üzerine kuruludur. Bu sebeple dopamin, beyinde öğrenmeyi de tetikleyen bir kimyasaldır.1 Bu sayede, keyif alınan şeyler kolaylıkla hafızaya kazınır.
Her zaman 50 lira alan çocuğumuz beklentisinin tam karşılığını almış ve aldığı harçlığı unutacağı bir güne başlamıştır. Ne de olsa diğer günlerden bir farkı yoktur. Normalde 20 lira alan ise ödüllendirilmiştir. Buna sebep olan şey ne ise onu öğrenip tekrar etmeye meyilli olur. Normalden fazla harçlık almasına sebep olan ortam şartlarını hafızasına kazır. Ne yapmıştır da ödül almıştır. Bu bilgi gelecekte de mutlu olmanın anahtarı olabilir.
100 lira bekleyen mağdurumuz ise ne suç işlemiştir de bu başına gelmiştir. O da bir daha bu hissi yaşamamak için ortam şartlarını hafızasına kazır. Gelecekte bir daha başına gelmesin diye buna sebep olan durumlardan kaçınmaya çalışır. Aynı 50 lira üç farklı tecrübeye sebep oldu. Çünkü her bir çocuğun hayat standardı başkaydı.
Nefs için de tarif aynıdır. Nefsin hoşuna giden şeyler ödüldür, gitmeyen şeyler cezadır. Doğduğumuz andan itibaren nefsimiz şehvet ve gadab kuvvetlerinin tesiri ile yoğrulur. Beynimiz ödül ve cezanın gelgitinde şekillenir.
Beyinlerimiz doğduğumuz andan itibaren bu kurallarla çalışır. Mutluluk hormonlarını arttıracak şeyleri tekrar et, azaltacak şeylerden uzak dur. Nefislerimizi de doğduğumuz andan itibaren şekillendiren mekanizma budur. Nefsin hoşuna giden şeyleri tekrar et. Hoşuna gitmeyen şeylerden uzak dur.
Aynı anda ateşlenen nöronlar birbirine bağlanır. Mutlu kimyasallar salgılanırken yaşananlar hafızaya yazılır. Aynı hadise tekrar yaşanınca mutlu kimyasallar da salgılanır. Aynı şekilde kortizol salgılanırken yaşananlar hafızaya kazınır. Zamanında bizi üzen şey tekrardan yaşanınca da kortizol salgılanır. Ödül ve ceza bu şekilde öğrenme sebebi olur ve nefsin bozulmasında da düzelmesinde de kritik rol oynar.
1 Berke, J. D. (2018). What does dopamine mean? Nature neuroscience, 21(6), 787-793.
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.