HEY YAVRUM HEY
07 Mayıs 2026, Perşembe 17:53
Bu memleket dalkavuklardan çok çekti. Hala da çekmeye devam ediyor. Aslında alem-i İslam dalkavuklardan çok çekti ve çekiyor. Biraz ağzı laf yapanlar biraz da frenk lisanı biliyorlarsa başlıyorlar goygoya. Dışardan gelen telkinleri idarecilere kabul ettirmek adına atmadıkları takla kalmıyor.
Bugün kadın istihdamı mevzuunda yaşadıklarımız bu anlattıklarımızdan gayrı değil. Bizce malum el ne yapıp edip Türk ailesini yıkmaya ahdetmiş. Bunu kadını evden çıkararak yapabileceklerini anlamış olacaklar ki epeydir annelerimiz bacılarımız kadınlarımız kızlarımız iş yerlerine sürülüyor. Vaktiyle bunu ucuz işgücü temini ile izaha kalkıyorduk. Haklılık payımız da vardı. Ne var ki bir çeyrek asırdır yaşadıklarımız mes’elenin sandığımızdan çok daha tehlikeli olduğunu ortaya koyuyor. Ana hedefe yürürken memleketimizdeki taşeronlarına ucuz iş gücü temini de işin kaymak kısmı olsa gerek. Hasılı kadını sokağa sürenlerin yanında iblis işsiz kalır.
Dikkat ederseniz her yol aileyi yıkmaya çıkıyor. Kadın kadın diyerek ve üstelik bunu bizim mahalleye söyleterek kadını erkeğin karşısına diktiler. Halbuki daha yakın zamanlara kadar evin reisi erkektir diye mekteplerde öğretilirdi. Artık reislik falan kalmadığı gibi erkekler kadınların emrine verildi. Müdahale etmesi gereken yerde yutkunmak zorunda kalan bir noktaya getirildi. Zinhar yanlış anlaşılmasın “yutkunmak” İslam ahlakında olan bir davranış biçimi. Bunu kasdetmiyoruz. Kasdımız erkeğin kadının oyuncağı haline getirilişi. Kadının beyanıyla erkeğe olmadık işlerin yapıldığı bir cemiyette aile buharlaşır. Ömür boyu nafakanın olduğu bir memlekette erkekler evlenmekten korkar. Böyle bir vasatta aileden bahsetmek aklımızla alay etmek olur. Lakin bunu yapıp aklımızla sabah akşam alay ediyorlar.
Geldiğimiz noktada kadın hayattaki rolünü büsbütün unuttu. Beyinin hanımı, çocuğunun annesi, evinin sultanı olduğunu unuttu. Daha doğrusu bunlar unutturuldu. Kepçe operatörü olmakla, belediye otobüsü kullanmakla, tırda direksiyona geçmekle övünen kadınlar var. Sıradan insanların kadınları bu yolda cesaretlendirmesi çok da mühim değil ancak devletin bunu yapması milletine kurşun sıkmak manasına gelir.
Propagandalar öylesine tesirli ki çok kadın evinde kocasına bir bardak çay vermeyi hizmetçilik addeder hale geldi. Halbuki aynı kadınlar diş kliniğinde nice erkeğin hem de gerçek manada ağız kokusunu çekmeyi kendi ifadeleriyle “özgürlük” zannediyor.
Uluslararası Nakliyeciler Derneği’nin iki bakanlık, İŞKUR ve İstanbul Üniversitesi ile birlikte yürüttüğü kadın tır şoförü sayısını artırmaya matuf çalışmaları bütün hızıyla devam ediyormuş. UND’nin Kadın Tır Sürücü Akademisi 2. dönem mezunlarını vermiş. Anlaşılan bir bahane üretip kadını evden söküp atmak şeytanın aklına gelmeyecek alanlarda devam ediyor. Elbette bu işi içeride organize edenler ne yaptıklarının farkında değil. Anlaşılan dış akıl her sahada düğmeye basmış. Aile Bakanlığı panikle biz bu işin içinde değiliz dedi ama Ulaştırma Bakanlığı içinde, Çalışma Bakanlığı içinde, yani hükumet tam kadro içinde. Aslında Aile Bakanlığı da içinde fakat bir şekilde virajı aldı…
Bosch’un reklamı ailenin yerine neyin ikame edildiğini gösteriyor. Kadınlar çocuk doğurmasın ve köpeklere evlat muamelesi yapsın istiyorlar. Dikkat ederseniz reklamda köpek var. Aslında bu bile damarlarında dolaşan İslam düşmanlığına işaret ediyor. Yani illa köpek illa köpek. Çünkü İslamiyet köpeği eve alamayacağımızı bildiriyor. Halbuki kedi alınabilir. Bu yüzden kediye soğuklar. Din-i mübin tersini söyleseydi hepsi kedici olurdu!
Kadını evden, daha doğrusu ailesinden çekip almak bugün yakındığımız nüfus probleminin başlıca sebebi. Hastanede hasta azarlamak, mahkemede çene yapmak, beş yıldızlı otelde iş toplantısına katılmak varken kim çocuk doğurur, kim çocuk büyütür. Tabii bunlar talihi yaver gidenler için. Fabrika köşelerinde bütün enerjisi asgari ücret karşılığında sömürülen kadınlar eve gidip bir de çocuk yapacak öyle mi? Ne diyelim, hey yavrum hey!
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.
Yorumlar
M. Akif Arvas
11-05-2026 06:23Toplumumuzun kanayan yarası. Çok güzel bir yazı. Kaleminize sağlık.
Alaaddin Erdoğan
10-05-2026 21:59Tebrik ederiz sayın hocamı. En ciddi sosyal yarayı, dış ve iç faktörlerle ele alan yol gösterici çok kıymetli bir yazıydı..
sandikcinakliyat8225@gmail.com
10-05-2026 03:54Tebrik etmek lazım, oldukça net isabetli tespitler. Acizane bu güzel ifadelere takviyeli bir ilave eklemek isterim. Hz.Ademin vefatı yaklaşınca oğlu Şit'e (a.s.) vasiyette bulunmuş, Bir şeye karar vereceğin zaman hanımına danış, o ne derse tersini yap demiş. Ben Hava annenize uydum Cennetten çıkarıldım. Demiş. Öyle, Kadın bir Peygamber gelmişmidir. İmam olmuşmudur. hayvanlar aleminde bile sürünün lideri hep erkek olmamışmıdır. Olay güneş gibi ortada, kadını etkili yetkili kılarsan akşama seni boşar.
Ali
08-05-2026 10:06Muhtevası ve temas ettiği hususlar zamanımızın en büyük müsibetlerinden birine ışık tutuyor.
Bahadır Tola
07-05-2026 21:36Çok müthiş çok doğru tespitler. Her makamdaki yetkili ve görevliler dikkate almalı.
Bilal
07-05-2026 18:33Tebrikler. Düşüncelerimize tercüman oldunuz.