İSRAF EDENLER ŞEYTANIN KARDEŞLERİDİR
08 Mayıs 2026, Cuma 12:04
İnsanın hayatını devam ettirebilmesi için Allahü tealanın bahşettiği her şey bir nimettir.
Zenginlik de Allahü tealanın bir nimeti olup, başkalarına muhtaç olmamak, zekat, hac ve cihad sevabı kazanmak;
Mescidler, mektepler, hastaneler, yollar, çeşmeler, köprüler yaparak insanlara hizmet etmek hep mal ile olur.
Nitekim Peygamber efendimiz “İnsanların en hayırlısı, insanlara faydası olandır.” [Buhari] buyuruyor.
Bu nedenle insanlara yardım etmek için çalışıp para kazanmak, nafile ibadet yapmaktan daha çok sevaptır.
Nimetler, ancak Allahü tealanın emrettiği şekilde kullanılırsa şükrü yapılmış olur.
Bunun aksi israf ve nankörlük olup, Allahü tealanın azabına sebep olan büyük bir günahtır.
Nitekim Allahü teala İbrahim suresinin 7. ayet-i kerimesinde:
(Andolsun, eğer şükrederseniz elbette size nimetimi artırırım, eğer nankörlük ederseniz, hiç şüphesiz benim azabım çok şiddetlidir.) buyurarak, bu gerçeği haber vermektedir.
İsrafın kötülüğünü anlamak için A’raf suresinin;
(…. İsraf etmeyiniz! Allahü teala, israf edenleri sevmez.) mealindeki 31.ayet-i kerimesi yetişir.
İsra suresinin, 26. ve 27. ayet-i kerimelerinde ise:
(Akrabaya hakkını ver, yoksula ve yolda kalmışa da. Ancak israf ederek haksız yere saçıp-savurma.
Çünkü israf edenler, şeytanların kardeşleridir. Şeytan ise, Rabbine karşı çok nankördür.) buyrularak,
Cömertlik emredilmekle birlikte, israf edenler şeytanın kardeşlerine benzetilmektedir.
İsrafı bundan daha çok kötüleyen bir şey düşünülemez.
Abdülaziz Dirini (Ö.1295) hazretleri de, talebelerine nasihatinde:
"Bütün işlerinizde ve hareketlerinizde, orta hal üzere olun.
Cimrilikten ve israftan son derece sakının. İsraf ve haddinden fazla dağıtmakla, elde bir şey kalmaz.
Bir gün insan muhtaç duruma düşer.” buyurmuştur.
Nitekim Furkan suresinin, 67. ayet-i kerimesinde, Allahü Teala mü’minleri tarif ederken:
(Onlar, harcadıkları zaman, ne israf ederler, ne de kısarlar; (harcamaları,) ikisi arasında orta bir yoldur.) buyuruyor.
İsraf, nimetlerin dine ve dünyaya faydası olmayacak şekilde lüzumsuzca harcanmasıdır.
Ehl-i sünnet alimlerinin kitaplarından israfa misaller verecek olursak;
- Ekmeğin pişkin yerini ve içini yiyip, kenar ve kabuklarını atmak,
- Yemek ve ekmek artıklarını dökmek,
- Fasulye, pirinç, nohut gibi şeyleri yıkarken dökmek ve dökülenleri toplamamak,
- Sofra bezi ve masa üstüne düşen ekmek ve yemek kırıntılarını toplamayıp atmak,
- Çatalı, kaşığı, tabağı, tası ekmekle veya parmakla sıyırıp yemeden önce, kapları ve parmakları yıkamak ve silmek,
- Doyduktan sonra fazla yemek,
- Malı hor kullanıp, çabuk eskitmek,
- Ağaçtan meyveyi toplamayıp çürütmek,
- Meyve ve ekin toplandıktan sonra, bunları iyi saklamayıp bozulmalarına sebep olmak,
- Tarlayı hasat etmeyip, ekini helak etmek,
- Hayvanları soğuktan ve sıcaktan korumayıp helakine sebep olmak,
- Enerji kaynaklarını lüzumundan fazla kullanmak,
- Zamanı, dünya ve ahirete yaramayan boş işlerle geçirmek,
- Hatta abdestte ve gusülde, suyu sünnet olan miktardan fazla kullanmak hep israftır.
Nitekim Resulullah efendimiz, Sa’d bin Ebi Vakkas hazretlerini abdest alırken görür ve;
“Ya Sa’d! Suyu niçin israf ediyorsun?” buyurur.
O da “Abdest alırken de israf olur mu? Ya Rasulallah” deyince;
Efendimiz aleyhisselam;
“Büyük nehirde de olsa, abdestte fazla su kullanmak israf olur.” buyurdular.
İmam-ı Mücahid hazretleri (Ö. 721) de:
“Bir kimse, Allahü tealanın emrettiği yerlere dağ kadar altın harcasa, israf olmaz.
Ancak bir dirhem yaklaşık beş gram gümüşü veya bir avuç buğdayı, haram olan yere vermek israf olur.” buyurmuştur.
Nitekim nefis yemekler yemek, kıymetli, yeni elbise giymek, yüksek, büyük binalar yapmak ve bunlar gibi İslamiyet’in haram etmediği şeyler;
helalden kazanıldığı, kibir ve övünmek için olmadığı zaman israf olmaz.
Zira Peygamber efendimiz, Abdullah ibni Abbas hazretlerine hitaben;
“İstediğini ye, istediğini giyin! İnsanı yanlış yola götüren, israf ve tekebbürdür.” [Buhari] buyuruyor.
İslam alimlerinin buyurduğu gibi:
“Hayırda israf olmaz. İsrafta da hayır olmaz.”
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.