ALMANYA'DAKİ MÜSLÜMANLARI GAZLA ZEHİRLEYELİM
25 Haziran 2026, Perşembe 11:33
1960'lı yıllarda karşılıklı anlaşmalarla Almanya'ya işçi olarak giden Türkler, ülke ekonomisinin gelişmesine çok büyük katkılar sağladılar. İkinci dünya savaşında çöken Almanya'nın toparlanması, ayağa kaldırılmasında büyük pay sahibi oldular. Daha sonra yetişen ikinci, üçüncü ve dördüncü nesil ise kurdukları işyerlerinde yüzbinlerce insana iş veriyorlar. Bürokrasi, siyasi partiler ve çeşitli kademelerde görev alıyorlar. Ama yabancı ve Müslüman kimlikleriyle kendilerine olan güvensizlik her fırsatta dile getiriliyor.
Eskiden Müslüman denilince sadece Türkler anlaşılırdı, son on yılda ise ülkeye gelen Suriye ve Afgan kökenlileri de dahil ettiler ve halka biraz daha genişledi.
Körükledikleri yabancı düşmanlığını kendileri yapıyor ama bedeli maalesef biz Türkler ödüyoruz.
Yukarıdaki başlığın sözleri Hristiyan Demokrat partili birisine ait ve daha birkaç haftalık. 'Krefeld’li CDU üyesinin Müslümanlar hakkındaki sözleri:
"Üst mevkilerde olduğumda, bunların hepsini sınır dışı edeceğim. Aslında onları öldürtmeyi tercih ederdim. Gazla zehirlemek falan gibi. [...] Eskiden Yahudileri gazla zehirlemiştik. Şimdi de Müslümanları gazla zehirleyeceğiz.”
Yalnız bu ve benzer sözler daha önce de söylenmişti.
Almanya’da 16 yıl başbakanlık yapan Helmut Kohl’ün, Türkler’den başka diğer yabancılar ile problem yaşanmadığını ve Türklerin yarısının ülkeden gönderilmesi gerektiğini 1980 yılında söylemişti. Bunun içinde geri dönüş yapanlara 10.500 Mark teşvik kanunu çıkardı ama umdukları kadar çok Türk geri dönmedi.
Bugüne geldiğimizde aşırı sağcı AfD partisi; Almanya’da yaşayan Türklerin sayısını azaltmalıyız! Thüringen eyalet başkanı Höcker, AfD’nin önde gelen üç isminden biri. Hitler döneminde söylenen ‘Alles für Deutschland’ Her şey Almanya için sloganını şu anda söylemek yasak. Parti çalışmalarında bunu kullanarak ceza almış birisi.
Gördüğümüz kadarıyla aradan 50 yıl geçmesi, şartların değişmesine rağmen Türklere bakış açılarında bir değişikliğin olmadığını söyleyebiliriz. Ellerine fırsat geçtiğinde geçmişte yaptıklarını tekrar edeceklerini görmekteyiz.
Sicillerine de baktığımızda neler yaptıklarını görüyoruz.
1. Almanya'nın Schwandorf kentinde, 17 Aralık 1988 tarihinde gerçekleştirilen aşırı sağcı kundaklama saldırısında 3 Türk vatandaşı ve 1 Alman ev sahibi hayatını kaybetmiştir.
2. Almanya'nın Mölln kentinde 23 Kasım 1992 tarihinde aşırı sağcı/neonazi teröristler tarafından düzenlenen ırkçı kundaklama saldırılarında 3 Türk yanarak öldü
3. Almanya'nın Solingen kentinde 29 Mayıs 1993 gecesi ırkçılar tarafından Genç ailesinin evinin kundaklanması sonucu 5 Türk vatandaşı hayatını kaybetti.
4. Almanya'nın Ludwigshafen kentinde, 3 Şubat 2008 tarihinde Türklerin yaşadığı bir binada çıkan kundaklama şüpheli yangında 5'i çocuk toplam 9 Türk vatandaşı hayatını kaybetmiştir.
5. Neonazi veya Döner Cinayetleri adıyla da anılan, 2000-2006 arası gerçekleşen ırkçı seri cinayetler dokuz Türk ve bir de Yunanlı, esmer olduğu için onu da Türk tahmin ederek öldürmüşler. Saldırılar (NSU) isimli neonazi örgütü sorumlu olarak öne çıkmıştır. Arka planda Gizli istihbarat servisi olduğu ifade edilmiş mahkeme yargılanmasında ise dosyaya gizlilik kararı vererek 120 yıl açılmayacağını belirtmiştir. Yukarıdakilerin ortak özelliği Döner büfeleri ve küçük işletme sahipleri. İşyerlerine müşteri gibi giderek infazı gerçekleştirmişlerdi.
Yukarıda verdiğimiz örnekler büyük çapta olanlar. Demokrasi, insan hakları adalet. Doğrusu siz nerelerdesiniz. Bu kadar olayın sonuçlarına baktığınızda ortada suçlu bulamazsınız. Ömrümüz yeterse mahkeme kayıtları 120 yıl sonra açılacak ve arka planda kimler olduğunu öğreneceğiz.
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.