• DOLAR
    41.27
  • EURO
    48.66
  • ALTIN
    4850.3
  • BIST
    10.449
  • BTC
    112074.59$
Deneme Reklam

NAZARDAN ALLAHÜ TEALAYA SIĞINMAK

26 Haziran 2026, Cuma 09:49
NAZARDAN ALLAHÜ TEALAYA SIĞINMAK

Göz değmesi anlamına gelen nazarın hak olduğu, ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerle sabittir.

Görülmeyen şeylere yok demek, bugünkü bilime de aykırıdır.

Nitekim günümüzde, röntgen ve lazer gibi bazı aletlerden çıkan gözle görülmeyen şualar birçok işi yapmaktadır.

Bütün bunları çıplak gözle göremediğimiz için yok demek çok cahilce bir sözdür.

Bunlar gibi, gözden çıkan ve mahiyeti tam açıklanmayan şualar ile de beğenerek ve imrenerek bakılan insan, hayvan ve hatta cansız varlıklar zarar görebilir.

Nazar hastalık yapar, hatta öldürür.

Kadınlara ve çocuklara daha çok tesir eder.

Bazı kimselerin nazarı çabuk tesir etmektedir.

Nitekim Peygamber efendimizin zamanında Esed oğullarından bazı kimselerin, yoldan geçen bir deveye baktığında:

“Bunun gibi bir deve hiç görmedim.” der demez, devenin yere düşüp hastalandığı sahih kaynaklarda rivayet edilmektedir. (Daha detaylı bilgi için Muharrem Kuzey’in hazırladığı KUR’AN VE SÜNNET’TE NAZAR isimli yüksek lisans tezine bakılabilir.)

Hatta müfessirler, müşriklerin nazar yoluyla peygamber efendimize zarar vermek istedikleri ve Kalem suresindeki;

(Nerede ise, kafirler seni gözleri ile yıkacaklardı.) mealindeki 51. ayet-i kerimenin bu sebeple nazil olduğunu haber vermektedir.

Yine Yusuf suresinin 67. ayet-i kerimesinde Yakup aleyhisselamın oğullarına:

"Ey oğullarım! Bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Ama Allah'tan gelecek hiçbir şeyi sizden uzaklaştıramam. Hüküm ancak Allah'ındır. Ben O'na güvendim, güvenenler de yalnız O'na güvensinler."

demesi de nazarın hak olduğunun bir delilidir.

Çünkü ehl-i sünnet alimleri bu ayet-i kerimeyi tefsir ederken:

“Yakub aleyhisselamın oğulları, oldukça yakışıklı, güçlü ve heybetli on bir erkek kardeşti.

Hepsini bir arada görenlerin dikkatini çekmemeleri ve kem gözlerin nazarından korunmaları için oğullarına, şehre ayrı kapılardan girmelerini emretti.” şeklinde açıklamışlardır.

Peygamber efendimiz de hadis-i şeriflerinde:

(Nazar haktır.) [Buhari, Müslim],

(Kaderi geçecek bir şey olsaydı nazar geçerdi.) [Müslim],

(İnsanların yarısı nazardan ölür.) [Taberani],

(Yüzünde sarılık gördüğü biri için; “Bunun için dua edin, çünkü kendisinde nazar var.”) [Buhari, Müslim] ve

(Hoşa giden bir şeyi görünce, “Mâşâallâh la kuvvete illa billah” denirse o şeye nazar değemez.) [Beyheki] buyurmaktadır.

Bu nedenle bir kimse, beğendiği bir şeyi görünce önce Mâşâallâh demeli, ondan sonra o şeyi söylemelidir.

Taberani’de geçen bir hadis-i şerifde ise, Ukbe bin Amir radıyallahü anh efendimiz:

Resulullah efendimizin, (Kendisine Allah’ın nimet verdiği kimse, bu nimetin devamını isterse çok “Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh” desin) buyurduktan sonra,

“Bahçene girdiğin zaman mâşâallâh lâ kuvvete illâ billâh deseydin ya” mealindeki Kehf suresinin 39. ayetini okuduğunu rivayet ediyor:

Yine Tirmizî’de geçen bir hadis-i şerifde:

Peygamber efendimizin nazar değmesine karşı Muavvizeteyn yani Felak ve Nâs surelerini okuduğu ve eshab-ı kiram efendilerimize de bunları okumalarını tavsiye ettiği rivayet edilmektedir. 

Buhari’de geçen bir hadis-i şerifde ise:

Peygamber efendimizin, torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’i nazar ve benzeri olumsuzluklardan korumak için;

“Her türlü şeytan ve zehirli hayvanlardan ve bütün kem gözlerden Allah’ın eksiksiz kelimelerine sığınırım.” anlamına gelen,

(Eûzü bi kelimâtillâhit tâmmeti min külli şeytânin ve hâmmetin ve min külli aynin lâmmetin) duasını okuduğu haber verilmektedir.

Yine Peygamber efendimiz:

(Sabah akşam, 3 defa “Bismillâhillezî lâ yedurru me’asmihî şey’ün fil erdı ve lâ fissemâi ve hüvessemî’ul alîm” okuyan, büyü ve nazardan korunur) [İbni Mace] ve

(Fâtiha ile Âyet-el kürsîyi okuyana, o gün nazar değmez) [Deylemi] buyuruyor.

Medâricü’s-sâlikîn’de ise:

Âyet-el-kürsî, Fâtiha, Felak ve Nâs sureleri ve Kalem suresinin 51. ve 52. ayetlerini okumanın nazara iyi geldiği haber veriliyor.

Nazar boncuğu takmak da caizdir.

Nitekim İbni Âbidin hazretleri (ö.1889) Redd-ül Muhtar’da:

(Peygamber efendimizin, tarladaki mahsule nazar değmemesi için ne yapacağını soran bir kadına:

“Tarlaya hayvan kafası as. Bakan kimse, önce bunu görüp tarladaki mahsulü sonra görür.”) buyurduğunu haber veriyor.

Elbette nazar boncuğu veya hayvan kafası nazarı önlemez. Nazarı önleyen Allahü tealadır.

Ancak, Allahü teala dünya hayatını sebepler alemi kıldığı için her şeyi bir sebep ile yaratmaktadır.

Bunlar da, bakan kimsenin gözlerinden çıkan zararlı şuaların önce bunlara isabet etmesiyle zarardan korunmak için bir sebeptir.

Yorumlar

  • yorum avatar
    Mehmed
    26-06-2026 11:31

    Çok faydalı bir yazı olmuş.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.