MİSYONERLER NASIL İĞFAL ETTİ -2
07 Mayıs 2026, Perşembe 11:00
İlk yazımızda misyonerlerin Osmanlı topraklarında faaliyete nasıl başladıklarını anlatmaya çalışmıştık. Sanayi devrimini kaçırmış ve savaşlardan, iç karışıklıklardan başını almayan Osmanlı devletinin sağlık alanındaki eksiklerinden faydalanan Amerikalı misyonerler bu alanda açtıkları kurumlarla topraklarımızın her tarafını ilmek ilmek ördüler.
Misyonerler sadece din satmadılar, kendi ülkelerinin mallarının da pazarlamasını, propagandasını yaptılar.
İngiliz ve Amerikan büyükelçi ve konsoloslarla el ele vererek daima tavizler kopardılar.
Ve okullar açmaya başladılar.
Öyle ki, bildiğiniz büyük kolejler yanında her mahallede her sokakta ya erkek ya kız çocuklarına yönelik ev dershaneleri açtılar.
Başta Robert Kolej, Amerikan Kız koleji, İzmir, Tarsus, Gaziantep, Talas, Fırat, ve Merzifon olmak üzere ilahiyat okulları, kolejler açtılar.
İlk etapta buralara Müslüman öğrencilerin gitmesi fermanla yasak olmasına rağmen ilerleyen zamanlarda devleti idare edenler çocuklarını adlarını değişik kaydettirerek bu okullara yollamaya başladılar. Hatta öyle ki, Robert Kolej arazisini satma diye Ahmet Vefik Paşa'ya(Bursa valisiyken Osmanlı memleketinde ilk tiyatro binasını açtığı için methu sena edilen kişi) nasihata giden Tevfik Paşa'nın kızı Gülistan Halide Edip'le beraber Amerikan Kız Mektebinin ilk mezunlarındandır. Ateist Filozof Rıza Tevfik'in babası Serez Kadısıydı. Oğlunu Allianz İsrailite okullarına vermiş sonuç bilindiği gibi olmuştur.
Yıllarca misyoner okullarında okutulan gayri müslim çocukları sonunda etnik milliyetçilik peşinde koşan birer militan olarak arzı endam etmişlerdir.
Bulgaristan'ı kuran kadro Robert Kolej'de okumuştur.
1880-1896 yılları arasında isyan eden Ermeni ileri gelenler ve komitacıları ya Fırat, Antep ya da Merzifon Koleji mezunlarıdır.
Yine Kurtuluş savaşı yıllarında canlanan Pontus alevi de Merzifon kolejinde yakılmıştır.
Bu arada Osmnalı askeri erkanın çocuklarını bu misyoner okullarına yollama sebebleri, İttihat Terakki Cemiyeti'nin bir yerde masonluğun askeri okul ve askeri tıbbiyede neşv-ü nema bulmasındandır. Osmanlıyı yıkan İngilizler değil, kendi askeri okullarında eğittiği subaylardır(!)
Bilhassa 2. Meşrutiyet'in ilanından sonra misyoner okullarına Müslüman Türkler de çocuklarını çok yoğun biçimde yollamaya başlamışlardır. Misyonerlerin çalışmaları da buna paralel olarak daha çok artmıştır.
İttihat ve Terakki kadrolarının Abdülhamid düşmanlığından daha ziyade o güne ve geleceğe dair verdikleri zarar misyonerlerin çalışmasına göz yummalarıdır. Lakin 1. Cihan Harbi'nin çıkmasıyla İngiliz ve Fransız okulları faaliyetlerini durdurmak zorunda kalmışlarsa da buralarda Amerikalılar faaliyeti devralmıştır.(Katolik okulları hariç)
Fakat Mondros mütarekesi sonrası Osmanlı devletinin 7. maddeye istinaden işgaliyle misyoner çalışmaları bilhassa İşgal güçleri himayesinde sürmüştür.
Hem de bugün sancılarını çektiğimiz değişim ve dönüşüm önce yabancı işgal güçlerince zoraki başlatılmış, daha sonra onların mirasçılarınca devam ettirilmiştir.
(devam edeceğiz)
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.