MADDE VE MANA
21 Aralık 2025, Pazar 00:20
“Beyin mi, beden mi, ruh mu?” derken, aslında insanı farklı açılardan tanıma gayreti içindeyiz. Fakat meselenin özünde şu soru yatıyor: “Peki bu ‘insan’ dediğimiz varlık kimdir?” Zira ne kadar ‘beyin, nefs, kimyasal, ruh, kalp’ desem de hepsinin kesişim noktasında insanın bizzat kendisi duruyor. Madem nefs terbiyesinden bahsediyoruz, o hâlde önce insanın genel yapı sını, “madde ve mânâ” boyutunu daha yakından görmemiz lazım.
İnsan nedir? Şu anda bu yazıyı okuyan kimdir? Bu konu da esas itibariyle dört farklı görüş vardır.
Birincisi tamamen materyalist olan görüş. Bu görüşe göre insan sadece madde ve enerjiden ibaret bir atom yığınıdır. Metafiziği, dolayısıyla ruhu inkâr eder.
İkinci görüş birincinin tam tersidir. İnsanı sadece metafizik bir varlık olarak görür. Maddenin mânâya tesirini inkâr eder.
Üçüncü görüş bazı meselelerde materyalisttir. Bazı meselelerde ise metafizikçidir. Hikmetini öğrendiği konularda materyalistlerle aynı görüştedir. Hikmetini bilmediği şeyleri metafiziğe havale eder. Karnının doymasını yemekle açıklarken, haz almayı ruhla açıklamaya çalışır.
Dördüncü ve İslamiyet’e en uygun olan görüşe göre ise madde ve mânâ bir aradadır. Aynı anda hem manevi alem de bir şeyler olur hem de maddi alemde bazı şeyler gerçekleşir. İnsan yemek yediğinde hem midede enzimler, kanda hormonlar, sinir sisteminde sinyaller belirir, hem de Allahü Teâlâ’nın “Rezzâk” sıfatı tecelli eder. Bir rahme bebek düştüğünde hem embriyodan, mitoz bölünmeden ve DNA’dan bahsedilir hem de Allahü Teâlâ’nın “Muhyi” sıfatı orada mevcuttur
Sen güzel bir kitap okurken hem gözün, beynin ve dil zekân devrededir hem de ruhun beslenmektedir. Zararlı bir video seyrederken de hem gözün ve beynin çalışır hem de kalbin kararır. Maddi alemde bir şeyler oluyor diye manevi alem boş kalır sanma.
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.