İslam Medeniyeti'nde siyaset ve idare sisteminin temellerini atan mübarek sahabe - HAZRETİ MUAVİYE
19 Mayıs 2026, Salı 11:06
Peygamber efendimiz tarafından methedilen ve İslam devlet yönetiminin sistematiğini kuran, siyaset sanatında usta, insan idaresinde bir deha olan Hazreti Muaviye radiyallahüanh’a bugün Müslümanlar çok şeyler borçludur.
İslam’ın bütün cihana yayılması merhalesinde Müslümanların, zamanının en modern teçhizatlarıyla, her yere gidebilmelerinin önünü açan ve bu imkânlarla büyük fetihlere imza atan siyaset dehasının adıdır Hazreti Muaviye radiyallahüanh…
Din-i İslam’ın en büyük âlimlerinden olan İbni Hacer-i Mekki hazretleri Sava’ik-ul-muhrika adlı eserinde şöyle buyurmuşlardır; “Şüphe yoktur ki, Hazret-i Muaviye radiyallahüanh, Sahabe-i kiramın nesep itibariyle büyüklerindendir. Peygamber efendimize nesep ile ve nikâh ile çok yakın ve mahremleridir. Server-i âlem, Onun hilm ve sehasını meth ve sena buyurdu. Onda İslamiyet, sohbet, nesep, nikâhla akrabalık şerefleri toplanmıştır ki, bunların her biri, Cennette Resulullah’ın yanında bulunmaya sebep olan şereflerdir. Bunlara hilm, ilim ve Halifelik şerefleri de katılınca, kalbinde az bir safası, sıdkı, salahı, imanı ve izanı olan kimse için artık bu hususta fazla söze lüzum kalmaz”.
Aklı, zekâsı, fesahati, sabrı, yumuşaklığı, ikramı, cömertliği fevkalade çok idi. Müslümanların başına geçeceği, hadis-i şerifte bildirildi. Kendisinden çok hadis-i şerif alındı, kitaplara yazıldı. Bu da, büyüklüğünü ve kendisine güvenildiğini göstermektedir.
Hazret-i Ömer radiyallahüanh, Hazret-i Muaviye’ye her bakışta, “bu, ne güzel bir Arap sultanıdır” buyururdu.
Fetih Suresi’nin 29. ayeti kerimesinde; “Muhammed aleyhisselam, Allah’ın Resulüdür ve Onunla birlikte bulunanların (Eshab-ı kiramın) hepsi, kâfirlere karşı çetin, fakat birbirlerine karşı merhametli, yumuşaktır” buyurulmuştur.
Peygamber efendimizin kayınbiraderi olan Hazret-i Muaviye radiyallahüanh, Peygamberimizden hayır dua almış ve övülmüştür. Bazı hadis-i şeriflerde şöyle buyurulmuştur;
Ya Rabbi, ona (Muaviye’ye) kitap öğret, ülkelere sahip et ve azaptan koru. (Kaynak: İ. Ahmed, Taberani, Ebu Nuaym, Ebu Ya'la, İ. Asakir)
Ya Rabbi, onu (Muaviye’yi) hâdi ve muhdi eyle (Yani, Onu doğru yola ulaştır ve doğru yola ulaştırıcı eyle!) (Kaynak: Tirmizi]
İşlerinizde Muaviye’yi bulundurunuz. Çünkü o kavi ve emindir. (Kaynak: Tathir-ül-cenân)
Ümmetimin en halimi ve cömerdi Muaviye bin Ebu Süfyan’dır. (Kaynak: İmam-ı Süyuti)
Muaviye’nin mülk sahibi olmasına fazla zaman geçmez. (Deylemi]
Hazret-i Hasan radiyallahüanh da buyurmuşlardır ki; “Resulullah, bir gün gelir, Muaviye devlet başkanı olur, buyurdu. (Deylemi)
Hazret-i Hasan radiyallahüanh, hilafeti kendi arzusu ile Hazret-i Muaviye’ye bırakmıştır. Onu halife olmaya layık görmeseydi, hilafeti bırakmazdı. Onunla harp ederdi. “Hazret-i Hasan, layık olmayan birine hilafeti bıraktı” demek Hazret-i Hasan’ı kötülemek olur. (Hak Sözün Vesikaları)
İmam-ı Gazali hazretleri de, “dinimizi bize ulaştıran Eshab-ı kiramdır. Onlardan birini kötülemek, dini yıkmak olur” buyurdu.
İbni Hacer-i Mekki hazretleri, Abdullah ibni Abbas hazretlerinin şöyle buyurduğunu ifade etmişlerdir; “Cebrail aleyhisselam Peygamber efendimize geldi, ‘Ya Resulallah! Muaviye’yi sana tavsiye ederim. Kur'an-ı kerimi yazdırmakta ona emniyet et, güven’ dedi”.
Yine aynı kaynakta şu şekilde yazmaktadır; “Resul-i ekrem, bir gün mübarek zevcesi Ümm-i Habibe’nin odasına geldi. O esnada Hazret-i Muaviye başını, kız kardeşi Ümm-i Habibe’nin kucağına koymuş uyuyordu. Resul-i ekrem bu hâli görünce, ‘Ya Habibe! Kardeşini bu kadar çok mu seviyorsun?’ buyurdu. O da evet deyince, Peygamberimiz buyurdu ki, “Onu, Allah ve Resulü de seviyor.” (Kaynak: Tathir-ül-cenân]
Hazret-i Ali, Hazret-i Muaviye ve arkadaşları için, “Onlar bizim kardeşimizdir, fâsık ve kâfir değildirler” buyurdu. (Şerh-i Mekasıd).
Hazret-i Ali radiyallahüanh, Hazreti Muaviye hakkında; “Muaviye’nin idaresini kötülemeyiniz! Zira onu kaybederseniz başların koptuğunu ve düştüğünü görürsünüz” buyurmuştur. (Kısas-ı Enbiya, Mirat-i Kâinat, Medaric-ün-nübüvve)
İmam-ı a'zam hazretleri, “Eshab-ı kiramın hepsini hayırla anarız” buyurdu. İmam-ı Şafii ve Ömer bin Abdülaziz hazretleri de, Eshab-ı kiram arasındaki savaşlar hakkında “Allahü teâlâ, ellerimizi, bu kanlara bulaşmaktan koruduğu gibi, biz de, dilimizi tutup, bulaştırmayalım!” buyurdu. (Mektubat-ı Rabbani c.2, m.96).
Hazreti Muaviye radiyallahüanh’ın oğlu Yezid de babasının nasihatlerini unutmadı. Bunun için, Hazreti Hüseyin’i Kufe’ye çağırmadı. Onu öldürmek için emir vermedi. Ölümüne sevinmedi. Hatta işitince ağladı. Ehl-i beyte hürmet etti.
İslam düşmanları, İslamiyet’i içerden yıkmak için Ehl-i beyti nebeviyi facia ve felaketlere sürüklemişler. Bu cinayetlerini Ehl-i sünnete mal ederek, bu bahane ile İslamiyet'in bekçisi olan Eshab-ı kirama ve bunların yolunda olan Ehl-i sünnet âlimlerine saldırmışlardır. Müslümanların, bu tuzaklara düşmemek için, çok uyanık olmaları lazımdır. (Hak Sözün Vesikaları).
Ehl-i sünnet âlimleri, ayeti kerimlerden (Enfal 72; Feth 29; Araf 42-43; Hicr 45,46,47) deliller getirerek, Eshab-ı kiramın birbirlerini çok sevdiklerini, kalplerinden birbirlerine karşı en ufak kin bulunmadığını, Hazret-i Ali’nin; Hazret-i Muaviye’yi, Hazret-i Muaviye’nin de; Hazret-i Ali’yi çok sevdiğini bildiriyorlar. İslam âlimleri; “Ali ile Muaviye birbirine düşman idi” diyerek bu ayetleri inkâr edenlerin ise kâfir olacağı ifade etmişlerdir.
Resulullah efendimiz de, kayınpederine, kayınbiraderine dil uzatanları da lanetleyerek buyuruyor ki; “Allahü teâlâ, beni insanların en asilzadesi olan Kureyş kabilesinden seçti ve bana onların arasından en iyilerini eshab (arkadaş) olarak ayırdı. Bunlardan birkaçını bana vezir olarak ve din-i İslamı, insanlara bildirmekte, yardımcı olarak seçti. Bunlardan bazılarını da Eshar, (zevce, kayınpeder, kayınvalide, kayınbirader ve baldız gibi kadın tarafından akraba) olarak ayırdı. Bunlara sövenlere, iftira edenlere, Allahü teâlânın ve bütün meleklerin ve insanların laneti olsun! Allahü teâlâ, kıyamet günü, bunların farzlarını ve sünnetlerini kabul etmez”. (Hâkim)
Peygamber efendimiz; “Eshabımın kusurları, yanlış hareketleri olacaktır. Ancak Allahü teâlâ, benim hatırım için onların kusurlarını affedecektir) ve (Eshabımın kusurlarını söylemeyin! Kalbleriniz onlara karşı değişir” buyuruyor.
Peygamberimiz, “Allahü teâlâ bana söz verdi ki, kızlarını aldığım ve kızlarımı verdiğim aileler, Cennette benimle beraber olacaktı”. (Deylemi)
Resulullah efendimiz; “Allahü teâlâ, bana eshab ve akraba olarak en iyileri seçti. Birçok kimse, eshabıma ve akrabama dil uzatır, kötülemeye çalışırlar. Böyle kimselerle oturmayın! Birlikte yiyip içmeyin, bunlardan kız alıp vermeyin”. (Dare Kutni).
İmâm-ı Ahmed bin Hanbel hazretlerinin “Müsned” adlı kitabından İmâm-ı Süyûtî hazretlerinin çıkardığı hadîs-i şerifte, İrbad bin Sâriye buyuruyor ki; “Resulullah’ın yanında idim. Buyurdular ki; “Yâ Rabbî, Mu’âviye’ye yazı ve kitap öğret ve onu azabından koru!”.
Bu kadar övgüye mazhar olmuş, Peygamber efendimizin yanı başında İslamiyet’i yaymak için mübarek kanlarını dökmüş, gecelerini gündüzlerine katarak; dinlenmeden, yorulmak bileden mücadele etmiş bu mübarek sahabalere hakaret eden, küçük gören müptezellerin hem bu dünyada hem de ahirette büyük cezaya çarptırılacağı muteber kaynaklarda yazmaktadır.
Bu sebeple; aklımızı başımıza alıp haddi de aşmadan duracağımız yeri bilmeli, Peygamber efendimizin arkadaşları olan ve bizzat Kendileri tarafından övülmüş, hayır dualara mazhar olmuş mübarek sahabelerin hepsine hürmette kusur etmemeliyiz. Aksi takdir de hem kendimiz hem de neslimiz kıyamet kadar bunun cezasını çekeriz maazallah…
Kaynaklar
- Tam İlmihal Saadeti Ebediyye, Hüseyin Hilmi Işık Efendi, Hakikat Kitabevi.
- Eshabı Kiram, Hüseyin Hilmi Işık Efendi, Hakikat Kitabevi.
- Hak Sözün Vesikaları, Hüseyin Hilmi Işık Efendi, Hakikat Kitabevi.
- İbni Hacer-i Mekki hazretleri, Sava’ik-ul-muhrika adlı eseri.
- İbni Hacer-i Mekki hazretleri, Tathîr-ul-cenân vel-lisân an Mu’âviyetebni Ebî Süfyân adlı eseri.
- Şâh Veliyyullah-ı Dehlevî Hazretleri, İzâle-tülhafâ an hilâfetil-hulefâ adlı eseri.
- Dinimiz İslam adlı web sitesi.
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.
Yorumlar
Mehtap KARAKURT
19-05-2026 13:59Kaleminize ve emeğinize sağlık hocam. Sahabe-i kiramın faziletini ve Hazret-i Muaviye'nin (r.a.) İslam tarihindeki mühim yerini kaynaklarıyla anlattığınız çok kıymetli bir yazı olmuş. Sahabe-i kiramın tamamına hürmet göstermenin, onları hayırla yâd etmenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlattınız. İstifade ettik, Allah razı olsun