• DOLAR
    41.27
  • EURO
    48.66
  • ALTIN
    4850.3
  • BIST
    10.449
  • BTC
    112074.59$
Deneme Reklam

İRAN MESELESİ

15 Ocak 2026, Perşembe 19:13
İRAN MESELESİ

İran Safevîlerden bu yana hep çıkardığı fitne ile gündeme geliyor. Bu ülkeden bir kere dahi müslümanların lehine bir iş sadır olmadı, olmaz da. Varlık sebebi ehl-i sünnet düşmanlığı olan bir yapı hangi hayırlı adımı atabilir ki? Sultan Selim tahta çıkıp da bu büyük tehlikeyi def etmeseydi bugün Anadolu şii idi…

İran sadece ehl-i sünnete değil kendi halkına da zulmetti. Selçukluların merkezi bu coğrafya zulüm ve katliamla şii yapıldı. Şiileştirme faaliyeti tam bir kıyıma dönüşmüştü. Şiiliği kabul etmeyenlere hayat hakkı tanınmamıştı. Araya giren yüzyıllar bunların unutulmasına sebep oldu. O günlerde ehl-i sünnet için başını verenlerin çocukları bugün ehl-i sünneti düşman biliyor, doğruyu boğmak için canını ortaya koyuyor.

Gelinen nokta rejimin iflasına işaret ediyor. İran riyalinin dolar karşılığını google sıfır olarak gösteriyor. 1 dolar bir milyondan fazla İran riyali ediyor. Gerçi bizim durumumuz da ondan farklı değil. Bugün dolar altı sıfır atılmış haliyle 43 lirayı geçti. Altı sıfırı iade etsek 43 milyon lira. Zaten altı sıfırdan önce 2002 yılında 1 milyon 500 bin lirayı aşmıştı. Seksende 35 lira olan kur 22 senede bu seviyeye çıkmıştı. Düşünün ki milyon lira ödeyip bir ekmek alıyorduk…

Tahran esnafının kepenk indirmesiyle başlayan protestolar güç kaybetmiş görünüyor. Bunda Hamaney’in geçen hafta yaptığı sert açıklama tesirli oldu. Müessir olması devrim muhafızlarını harekete geçirmesi sebebiyle, yoksa ekseriyet rejimin karşısında. Dikkat ederseniz açıklamadan sonra ölü sayısında büyük artışlar oldu. Gayri resmi rakamlara göre on iki binin üzerinde ölü var. Bunlar devrim muhafızlarının öldürdüğü insanlar. Zaten rejim polis ve askere güvenmiyor. İdeolojik olarak tam manasıyla beyinlerini yıkadıkları devrim muhafızları, her kritik hadisede öne sürdükleri yapı. Bu vartayı da onun katliamıyla atlatmış görünüyorlar.

İran’daki etnik ve dini manzara son derece kritik. Halkın %75’i şii. %25’ten az olmamak üzere ehl-i sünnet var. Kürtler, Beluclar, Türkmenler sünni. Az olmak kaydıyla doğuda sünni Farslar da var. Bu %25 devlette hemen hiç temsil edilmiyor. Her şey şiilerin elinde. Türklerin çok büyük kısmı şii. Üstelik bu nüfus neredeyse Farslar kadar. Bu yüzden rejim onları kontrol etmek maksadıyla son seçimde bir Azerbaycan Türkü olan Pezeşkiyan’ı cumhurbaşkanı yaptı. Cumhurbaşkanlığı diye bir makam olsa da hepsinin başında Hamaney var. Humeyni’den sonra dini liderlik onda. Buna rağmen devlete Fars kültürü hâkim. Resmi dil Farsça. Azerbaycan Türkleri şii olmasına rağmen büyük baskı altında. Türkçe eğitim istekleri şiddetle reddediliyor. Yaklaşık kırk milyonluk Azerbaycan Türkü bütün bunlara rağmen rejime bağlı. Bunda şiilik kadar korkunun da payı var. Zira râfızîleri adam asma konusunda frenleyen hemen hiçbir şey yok. Yakaladıklarını ya orada öldürüyorlar ya da yalan yanlış bir mahkeme sonunda üç beş gün içinde asıyorlar. Bu bir değil iki değil. 79’dan bu yana böyle. Dolayısıyla halkın sindirilmiş olduğu da ortada. Zaten Azerbaycan sokağa çıkarsa İran rejimi düşer. Bunu rejim biliyor fakat Azerbaycan Türklerinin bildiği şüpheli. İsyana müsait olanlar korkudan, olmayanlar şiilik bağı sebebiyle evinde kalınca rejim düşmüyor.

Mossad ve CIA’nın hadiselerin tam ortasında olduğu görülüyor. Gezi’de nasıl bir fonksiyon icra ettilerse aynısını burada da yapıyorlar. Hamaney’in resmini yakıp sigara tutuşturan kadın gezideki tiplerle aynı rolü oynadı. Peki İsrail ve ABD İran’a gerçek bir darbe vurmak isterler mi? İşte burada durup biraz düşünmek lazım…

Aslında İran şii haliyle İslam dünyasına saplanmış bir hançer. Tarihte böyleydi bugün de böyle. Bu yönüyle batı İran’ı tutar. Onu ehl-i sünnete ve onun müdafii Türklere karşı koçbaşı olarak kullanır. Bu yüzden İran’ı kontrol altında tutmak isterler fakat yere serecek bir harekette de bulunmazlar. Avrupa’nın Osmanlılar tarafından fethini önleyen İran’dır. Osmanlının kaynak ve zamanını çalarak bunu sağlamıştır. Bugün de ehl-i sünnet dünyanın arasında bir çıbandır. Suriye’yi bu kadar karıştırmasaydı kuzey doğudaki ucube görüntü muhtemelen ortaya çıkmazdı.

İran’ın Haleb başta olmak üzere bölgede yaptıkları ise ayrı bir makale konusu. Hamaney katliamlarda Esed ve Putinle ortak. Hatta şehirlere girip her türlü şeni fiili işleme bakımından Hamaneyin adamları Esedinkileri olmasa da Putininkileri geride bırakır. İran milisleriyle sadece Şebbihalar yarışabilir.

İsrail ve ABD’nin durumuna gelince:

Onlar elbette nükleer bir İran istemezler. Türkiye ile İran arasında bin tercih yapacak olsalar hepsinde İran’ı seçerler. NATO üyeliğine takılmayın, bu gerçek değişmez. Çünki her ikisi de İslamiyet’i bozmak için çalışıyor. Müslümanları itikaden çökertmek üzere faaliyet gösteriyor. Hal böyleyken onlardan şii İranla uğraşmalarını beklemek safdillik olur. Bu demek değil ki İranla ilgili hiçbir planları yoktur, bu ülkeyi kendi haline bırakmışlardır. Bunu asla yapmazlar. Yaptıkları iş hangi İran bize daha çok hizmet eder bunun tespitinden ibarettir. Elbette laik bir İran tercihleri olacaktır. Bunu kim vadederse ve İran halkında da karşılığı varsa onu memnuniyetle desteklerler. Şu an çektikleri sıkıntı kuvvetli bir namzetin olmaması. Pehlevi halkı heyecanlandırmaktan uzak bir şık. Onu başlamadan elediler. Aslında Pehlevi hiç namzet olamadı sadece namzetmiş gibi davrandı ve gösterildi. Nasreddin hoca, “ya tutarsa” demişti ya öyle bir şey.

İran üç günlük bir ülke değil. Devlet tecrübesi olan köklü bir ülke. Bu yüzden onu kâğıttan devletler gibi düşünmek yanlış olur. Kurulması da yıkılması da yapaylara, mesela Suuda benzemez. Bu yüzden batının hesapları çoğu kere tutmadı. Nitekim bu son hadisede de tutmadı. Müthiş ekonomik sıkıntıya rağmen ama korkudan ama şiilik bağından halkın büyük kısmı sokağa inmedi.

Bundan sonra ne olur? ABD gerçek bir bombalama yapar mı? Bunları belki birkaç gün belki birkaç hafta içerisinde anlarız. Şimdilik şu kadarını söyleyelim ABD’nin başı belada, hatta İran’dan çok daha fazla belada. Doların tahtını korumak için bir çıkış yolu arıyor. İyi de bu nasıl olacak? Kimse dolar alma konusunda istekli değil. Dolar ortada kalırsa taht da yıkılır. Bir yerleri ele geçirip teminat göstererek müşteri çekmek istiyor hepsi bu. Fütursuzca oraya buraya saldırmasına başka manalar yüklemeye gerek yok.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.