• DOLAR
    41.27
  • EURO
    48.66
  • ALTIN
    4850.3
  • BIST
    10.449
  • BTC
    112074.59$
Deneme Reklam

İLİMDE ODAKLANMA Çok Kitap mı, Tek Kitapta Derinleşme mi?

06 Şubat 2026, Cuma 00:00
İLİMDE ODAKLANMA Çok Kitap mı, Tek Kitapta Derinleşme mi?

Geleneksel İslami eğitim tarzı, ilmin ancak belirli bir usul ve sırayla, temel metinlerin merkeze alınmasıyla tahsil edilebileceği ilkesine dayanır. Selçuklularla kurumsallaşan ve Osmanlı ile zirveye ulaşan medrese müfredatı; sarf, nahiv, mantık ve belâgat gibi alet ilimlerini, tefsir, hadis ve fıkıh gibi yüksek ilimlerle mezcederek tedrici bir sistem sunmuştur. Bu sistemin kalbinde, "çok kitap okumak" değil, "doğru kitabı çok yönlü okuma" anlayışı yer alır.

Klasik dönem ilim erbabı, hangi coğrafyada olursa olsun belirli metinleri merkeze alarak; şerh, haşiye, talik ve telhisler üzerinden bir uzmanlık inşa etmiştir. Kimilerinin sığ bir bakış açısıyla "tekrara düşmek ve donuklaşmak" olarak nitelendirdiği bu gelenek, aslında zihni dinç tutan ve konular arasında dikey/yatay bağıntılar kurmayı sağlayan devasa bir imkândır. Temel metin bir iskelet vazifesi görürken; haşiye ve şerhler bu iskelete kas ve ruh giydirmektedir.

Matbaanın yaygınlaşması ve sömürge döneminin getirdiği oryantalist etkilerle birlikte, bu kadim "usul" gevşemeye başlamıştır. Batılı tarzda ilahiyat fakültesi formuna evrilen eğitim sisteminde, derinlikli kariyer kitaplarının yerini; dili basit, muhtasar ve kültürel yönü ağır basan ders kitapları almıştır. Şerh kültürü zayıflarken, tahkik ve tahriç kültürünün ön plana çıkması, ilim talebesinin bir metne odaklanarak zihnini tertip etme kabiliyetini elinden almıştır.

Bugün Batı bilim çevreleri, aslında bizim terk ettiğimiz bu kültürü; ansiklopedi maddeleri, makaleler ve tezler aracılığıyla "ihtisar ve şerh" disiplini içinde fiilen uygulamaktadır. Bizde ise köksüz önerilerle seviye her geçen gün alçalmakta, malumat yığını arasında kaybolan zihinler şüphe ve tereddüt sarmalına düşmektedir.

Klasik sistemde metinlerin ezberlenmesi veya "elfiye" denilen bin beyitlik didaktik şiirler haline getirilmesi, öğrenciye ve hocaya büyük bir kolaylık sağlar. Beykuniyye, Avâmil veya Karabaş Tecvidi gibi metinlere hakim olan bir alim, malumatlarını bu sağlam temel üzerine inşa eder. Odaklanma sorunu yaşamayan bu zihin yapısı, farklı kitaplardaki benzer konuları kolayca sentezleyebilir. Aksine, belirli bir metin üzerinde yoğunlaşmamış kişiler, ne kadar çok bilgiye sahip olurlarsa olsunlar, zihinlerinde bir sentez oluşturamamakta ve bu bulanıklığı çevrelerine bir "virüs" gibi yaymaktadırlar.

İlim tahsilinde nitelikli bir derinlik, ancak dağınık malumat yığınından kurtulup merkezi bir metin etrafında disiplin kazanmakla mümkündür. Klasik şerh ve haşiye kültürü, donuklaşmak değil; bir hakikati bin bir cephesiyle kavramak ve zihni bir şantiye düzeninde çalıştırabilmektir. Eğitimde seviyeyi yeniden yükseltmenin yolu, Batı’nın kılık değiştirmiş metodolojilerini taklit etmekten değil, kendi irfan geleneğimizdeki metin merkezli inşa sürecine geri dönmekten geçmektedir. Zihni bulanıklıktan kurtaracak olan şey malumatın çokluğu değil, usulün sağlamlığı ve odağın keskinliğidir.

Yorumlar

  • yorum avatar
    Osman Altıkulaç
    06-02-2026 23:41

    Allah cc razı olsun hocamızdan.Konuları önem sırasına göre ve zihinlerde yer etmesinin yollarını aslımiza sadık kalınarak yazmanın gereğini ne güzel ifade etmişler.Umarız bu konuların muhatapları gereken hassasiyeti gösterirler.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.