• DOLAR
    41.27
  • EURO
    48.66
  • ALTIN
    4850.3
  • BIST
    10.449
  • BTC
    112074.59$
Deneme Reklam

HUNHAR İNSAN SÜRÜLERİ

20 Temmuz 2026, Pazartesi 17:48
HUNHAR İNSAN SÜRÜLERİ

Asya kavimleri 20. asra kadar irili ufaklı normal yaşayan kavimlerdi. Savaş hiç bitmeyen bir tutkuydu. Fakat I. Dünyâ Savaşı Türkistan coğrafyasına ve Çarlık Rusya’sına çağlar boyu bilinmeyen yeni bir zulüm sistemi getirdi: Komünizm! Bu sistem iki safhalı şekilde işledi. Önce kendi halklarını öldürüp ardından kalanları köleleştirdiler. Sonra da yayılma politikalarıyla modern köleleştirme ve mankurtlaştırma projelerini uyguladılar. Kendi ırklarından veyâ tebaalarından milyonlarca kişiyi ya öldürdüler veyâ sürgün ettiler. Asya kavimleri asılları bozulmadığı için Avrupa’ya göre daha az vahşiydiler. Asya’nın daha doğrusu Rusya ve Çin’in genlerini bozup şeytanla ortaklık kurduran sistem komünizm olmuştur. II. Dünyâ Savaşı insanlığı iyice şîrâzesinden çıkardı. Bu savaş sonrasında yelpâzeye Komünizm’in farklı renk tonları da eklendi: Faşizm ve Nasyonal Sosyalizm… Yâni, tek kişi demokrasisi ve millî komünizm. Bunlar da Hitler, Mussolini, Franko gibi psikopat, gölge boksu yapıp tatmîn olan doyumsuz liderleri ortaya çıkardı. Aslında Komünizm ve Faşizm’in birbirlerinden farkı yoktu. İkisi de müstevlî ve acımasızdı. Bu iki sistem, Orta Çağ müstemlekeciliğinin yeni çehresi idi.

Çinliler barutu ve pusulayı bulduklarında bunları bâhusus insanları katletmek düşüncesiyle geliştirmediler. Bu, merak, tecessüs ve bilimsel araştırmaların sonucu idi. Barut ilk bulunduğunda bunu hemen silâha uygulayıp insan katlini düşünmediler.

Ama Alfred Nobel’in aynı mâsum duygular içinde olduğunu söylemek biraz zordu. Çünkü artık her yeni keşif iki şey için kullanılıyordu. Teknoloji ve tıbbî alandaki keşifler ve bunlarla insanları yaşatma gayreti ve yine aynı vasıtalarla toplu insan imhâsı…

Nihâyet II. Dünyâ Savaşı’nda Manhattan Projesi çerçevesinde Amerikalı teorik fizikçi Julius Oppenheimer liderliğindeki ekip atom bombasını buldu. Bu yıkıcı silâhın yapımına 1942’de başlanmış ve 16 Temmuz 1945’te New Mexico’da gerçekleştirilmiştir. Sonrasında ABD tarafından II. Dünyâ Savaşı’nda 6 Ağustos 1945’te Hiroşima’ya; 9 Ağustos 1945’te de Nagazaki’ye iki atom bombası atılmıştır. Bu iki bomba sonunda 250 bin kişiye yakın insan ölürken acısı ve te’siri yıllarca süren nükleer hastalıklar bir dünyâ ayıbı olarak târihe kaydedilmiştir. Fakat insanlar sözde medenîleştikçe ölüm makineleri ve silâhlarıyla kendi hemcinsini kırmak için yarışmış, NBC ve fosfor bombaları ile birbirlerini kırmaya devâm etmişlerdir. Şurasını da gözden kaçırmamak lâzım: Silâh sanâyii yüklü bir sermâye istediği için bu ölüm makinelerine sâhip olanlar Batı’nın zalim devletleri ile yine zâlim devlet Çin’di… Hedef tahtaları ise güçsüz ve fakîr ülkeler... O zaman bu güçsüz ve fakîr insanlardan ne ister bu zâlimler? Onların ataları şeker kamışı, tütün ve buğday için insanlara zulmedip onları köleleştirdiler; torunları ise petrol denen can suyu adına histerik ve hunhar insan sürülerine döndüler.

Eski silâhlar bugünkü silâhlara göre oyuncak tabancalar gibiydi. Bir kargının hedefinde bir insan, bir kılıcın hedefinde bir canlı, bir okun hedefinde bir çeri vardı. Şimdi ise dakîkada yüzlerce veyâ binlerce mermi atabilen çok sayıda otomatik silâh ve hava savunma sistemi var. Bunlar çok namlulu Gatling tipi silâhlar. Meselâ M 134 Minigun savaş helikopterleri ve zırhlı araçlarda kullanılan bu döner namlulu sistem sâyesinde dakikada 6000 (saniyede 100 mermi) atabilir. GSh-6-23 Rus Yapımı silah dakikada 9000 mermi atabilir.

Ey zâlim Batı, bütün bu toplu imhâ silâhları için harcadığınız zaman, sermâye ve hırsınızı insanlığın selâmeti için harcasaydınız neler olmazdı. Zâlim ve barbar diye diye kınadığınız kavimler sizi görselerdi utançlarından yerin dibine girerlerdi.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.