• DOLAR
    41.27
  • EURO
    48.66
  • ALTIN
    4850.3
  • BIST
    10.449
  • BTC
    112074.59$
Deneme Reklam

GÜZELLİK VE SEVGİ ÜZERİNE…

03 Şubat 2026, Salı 09:58
GÜZELLİK VE SEVGİ ÜZERİNE…

“Güzel bakan güzel görür, güzel gören de güzel düşünür” demişler. Eğer güzel düşünürsek de güzel konuşur, dilimizden hep hoş şeyler çıkar. Dil karakterin aynasıdır demişler. Karakteri ve mizacı güzel olan da hep etrafına hoş kokular yayan çiçekler gibidir. Bir gül için bin dikene razı gelmektir yerine göre güzele ulaşma isteği… Bu sebeple eşrefi mahluk olan insan da çevresine hep güzellikler sunarak ışığını yayar.

Bugün herkes güzelliklere hasret bir dünya hayali ile yaşıyor.

İnsanlar bugün stres ve huzursuzluk içinde debeleniyor. Biraz nefes alabilmek, biraz huzur için insanlar neler feda etmeye hazır, bir bilsek!

Bu sebeple gönlümüze girenler önce gözümüzden geçer. Bu sebeple; “göz bakınca, kalp inanınca görür” demişler…

“Güzel” kavramı ile alakalı bazı hoş sözleri buraya yazalım…

Kör tarifle görmez, sağır feryatla duymaz. Herkese anladığı dilden konuşmak gerekir. Sözlerin büyüğü, büyüklerin sözleridir denir. Bu sebeple en güzel sözleri aşağıda arz edelim…

Allah-ü tealanın yarattığı her şeyde muhakkak bir güzellik, bir sanat, bir tenasüp vardır. O yaratılıştan daha güzeli düşünülemez. Kur’an-ı kerimde, (Biz insanı, en güzel şekilde yarattık) buyuruluyor. (Tin 4)

Hayrı, iyiliği güzel yüzlü olanların yanında arayınız! (Beyheki)

İyiliği, güzel yüzlülerden talep edin! (Beyhekî)

Bana göndereceğiniz temsilcinin, yüzü ve ismi güzel olsun! (Bezzar)

Allahü teâlâ, birinin hilkati ile ahlakını güzel yaratmışsa, onu asla ateşe atmaz.) (İ. Adiy)

Allahü teâlâ, kime güzel yüz ve isim verir, o da bunları küçültecek duruma düşürmezse, seçilmişlerden olur. (Beyheki)

Geceleri çok namaz kılanın yüzü güzel olur. [Mevkufat]

Güzelin güzeli güzel ahlaktır. (İbni Asakir)

İslam, ahlak güzelliğidir. (Deylemi)

Güzel saç, güzel ses, güzel yüz, fitneye düşürebilir. (Deylemi)

Evliyay-ı kiramdan mübarek bir zat; “bir kimsenin veli olduğu, tatlı dili, güzel ahlakı, güler yüzü, cömertliği, münakaşa etmemesi, özürleri kabul etmesi ve herkese merhamet etmesi ile anlaşılır” buyurmuştur.

Bu sebeple de hep güzel olan sevilir. Güzel olanlarla dünya, değer kazanır, yaşanılabilir hale gelir. Bu sebeple; dünya da içindekiler de sevgi ile mana kazanmıştır. İnsanın temeli sevgi ile atılmış, güzel kavramı da hep sevgi ile berabere anılmıştır…

Sevgi kavramı ise muhteviyatında çok büyük manalar barındırır. Seven sevdiğinin sevdiğini de sever. Seven ise güzel gördüğü, düşündüğü, güzel inandığı ve de güzellikler sahibi olduğu için kıymetlidir. Dolayısıyla sevgi üzerine kurulur dünya… Sevilmenin yolu sevmesini bilmektir. Başka bir tabirle, iyi insan, herkes tarafından sevilir. Dinimizin bildirdiği esaslara uyan Müslüman, iyi insan demektir.

Başkalarının bize nasıl muamele etmelerini istiyorsak, biz de onlara aynı şekilde davranmalıyız! Mesela gülerek karşılanmayı, bir çay, bir kahve ikram etmelerini istiyorsak, biz de başkalarını güler yüzle karşılamalıyız, onlara gerekli ikramda bulunmalıyız!

Sevilmek, takdir kazanmak için, herkese samimi bir alaka göstermek, gülümseyerek selam vermek, hal ve hatır sormak lazımdır.

Yapmacık hareketlerden da kaçınmalıdır! Yapmacık hareketler, fayda yerine zarar verir. Kendimize “Samimiyetsiz” dedirtmemeliyiz. Samimi olmaya kendimizi alıştırmalıyız! Mesela telefonla arayıp kendini tanıtmayan birine, (İnsan önce kendini tanıtır) diyerek tenkitle söze başlamamalıdır! (Buyurun efendim, kiminle müşerref oluyorum) diyerek karşımızdakinin kendisini takdim etmesine fırsat vermelidir! Daha sonra, (Efendim, size yardımcı olmak benim için bir şereftir) dersek, karşımızdakinin kalbini fethetmeye giden yolu keşfetmişiz demektir.

Kendini sevdirmenin yolu, iyi insan olmaktır. İyi insan da güzel ahlaklı olandır. Bir hadis-i şerifte; kendinden uzaklaşanlara yaklaşmak, zulmedenleri affetmek, kendini mahrum edenlere [Kendine bir şey vermeyenlere] ihsan etmek, güzel huylu olmaktır. (İ. Süyuti)

Sevgide de bir ölçü olmalıdır. 1082 yılında Kûhistan sultanı İskender bin Kâbus’un, oğlu Gilan Şah’a nasihatlerinden oluşan Kâbusnâme’de şunlar geçer; “insan iki hâl üzeredir; sevinç ve keder... İster kederli ister sevinçli ol, kederini ve sevincini öyle birine söyle ki, üzüldüğün zaman o da seninle birlikte üzülsün, sevindiğin zaman o da seninle birlikte sevinsin.
İyiliğe ve kötülüğe çabuk sevinme ve üzülme, bu çocukların işidir. Olmayacak şey için kendinden geçme, yani olur olmaz şey için kendi durumunu değiştirme. Çünkü akıllı kişiler, olur olmaz şey için kendilerinden geçmezler ve değme yel ile deprenmezler. Sevinçli iken bir musibet gelince kederlenme, refaha kavuşunca da hemen sevinme! Akıllı kişiler bunları hoş görmezler. Her yokuşun bir inişi, her zorluğun bir ferahlığı vardır. Sevinmenin sonunda bir üzüntü, üzülmenin sonunda bir sevinç vardır.”
Dolayısıyla burada da belirtildiği gibi sevgide de bir ölçü olmalı, bu konuda da ifrat ile tefritten kaçınmalıdır.

Kaynak: Dinimiz İslam

Yorumlar

  • yorum avatar
    Mehmet akılloğlu
    07-02-2026 10:33

    Yazılarnın takip ediyoruö. Gayet güzel. Devam Rabbim yardımcın olsun

  • yorum avatar
    kocer.aksu0435@gmail.com
    03-02-2026 20:21

    İyilik iyi dir

  • yorum avatar
    MTuran
    03-02-2026 18:03

    Kıymetli Hocam ne kadar güzel derlemiş ve yazmışsınız. Rabbim Kaleminize kuvvet versin.

  • yorum avatar
    Nafiz BUĞDAYLI
    03-02-2026 16:34

    Allahü teala razı, yar ve yardımcınız olsun, iki cihan saadeti ihsan eylesin Hocam. Yüreğinize, ellerinize, kaleminize sağlık efendim.. Teşekkürler.. Rabb'im yar ve yardımcınız olsun... Selamünaleyküm

  • yorum avatar
    Ayşe İnal
    03-02-2026 15:46

    Takdire şayan bir yazı maşallah.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.