• DOLAR
    41.27
  • EURO
    48.66
  • ALTIN
    4850.3
  • BIST
    10.449
  • BTC
    112074.59$
Deneme Reklam

GEMİ

18 Ocak 2026, Pazar 00:25
GEMİ

İnsanı bir gemiye benzetecek olursak kalp, dümenin başındaki kaptandır. Geminin güvertesi, motorları ve mürettebatı bedendeki diğer organlardır. Beyin ise kaptan köşküdür.

Kaptan köşkünde çeşitli misafirler vardır. Bunlardan biri kaptanlık okulunda okumuş akıldır. Doğruluk, mantık, sabır gibi dersler almıştır. Akıl, aldığı eğitim miktarınca kalbe destek olur. Onu doğru yola sevk etmeye çalışır. Mantıklı kararlar tavsiye eder. Her gemideki akıl aynı seviyede değildir. Aklın seviyesi hayat tecrübelerine ve aldığı eğitime bağlıdır.

Kaptan köşkündeki diğer misafir beş yaşındaki şımarık bir çocuk gibi olan nefstir. Nefs sürekli saçma sapan isteklerde bulunur. Buzdağına çarparsak ne olacağını merak ettiği için kaptana bunu tavsiye edebilecek kadar umarsızdır. Sesi çok çıktığı için bazen kaptanın kafasını karıştırabilir. Kalp her an uyanık olup nefsi kontrol altında tutmak zorundadır. Nefs, neredeyse geminin sahibi gibidir. Neticede beden, nefs olmadan hayatta kalamaz. Kaptan onu gemiden atamadığı için ıslah etmekle mükelleftir.

Kaptan köşkünde iki tane de telsiz vardır. Bu telsizlerden her an anons yapılır. Anonslardan biri, aklı devre dışı bıraktırıp, nefsin şımarık çocuk gibi olan isteklerini kalbe yaptırmak isteyen bir sestir. Vesvese de denilir. Diğeri ise nefse uymamayı telkin eden meleklerdir. Meleklerin telkinine ilham da denilir. İki telsizden hangisinin pili kuvvetliyse onun sesi o kadar çok çıkar. Bazı insanlar şeytanın sesini kısmıştır. Bazılarıysa meleklerin.

Etrafımızdaki diğer gemiler arkadaşlarımızdır. Rotalarımız onlarınkine benzer. Genellikle filo gibi beraber hareket ederiz. Onlar hazinelere giderse beraber kavuşuruz. Fırtınaya gidiyorlarsa da beraber helak oluruz.

Hayat şartlarımız ise hava koşulları gibidir. Bazen fırtınalı olur bazen sakin. Bazı zamanlarda dalgalar gitmek istediğimiz yere doğru olur işimizi kolaylaştırır. Bazen de akıntıya kürek çekeriz bir türlü ilerleyemeyiz. Müslümanların kuvvetli olduğu bir dünyada dalgalar Hakk’a doğru olur. Kendini boşluğa bırakanların bile güzel sahillere ulaşmasını sağlar. Müslümanlar zayıfladığında ise akıntı ters yöne demektir. Doğru yolda kalabilmek için daha fazla çaba gerekir.

Kalp yönünü doğru tarafa çevirdikten sonra hava durumu en fazla işi geciktirir. Lakin nefs zor işleri sevmediğinden akıntıya kürek çekmek istemez. Yolu değiştirmek için kalbe daha fazla baskı yapar. Akıntıya kendini bırakmak ister ki bu da günümüz dünyasında modaya karşılık gelir.

Kalbe direkt yol gösteren deniz fenerleri de vardır. Eğer kalp deniz fenerinin ışığını görürse etrafın gürültüsüne aldanmadan gemiyi doğru yere götürür. Deniz fenerleri, Peygamberler ve onların vârisleri olan İslam Alimleridir. Yaydıkları feyzlerle kalplerin yanlışa sapmasına mâni olurlar. Nefsin ve şeytanın gürültüleri azalır. Akıl ve ilham kalbe daha rahat tesir eder. Nihayetinde kalp, deniz fenerinden gelen ışığa kilitlenir ve hedefe kolaylıkla ulaşır.

Modern dünya ise nefsin iyice şımartıldığı, aklın yanlış yönlendirildiği, şeytanın vesvesesinin kulaklardan çıkmadığı, akıntının ters istikamette kuvvetli olduğu ve deniz fenerlerinin söndürülmeye çalışıldığı bir yer olarak karşımız da duruyor. Böyle bir ortamda gemiye kaptanlık etmek için çok daha uyanık olman gerekiyor. Aklının üzerine daha fazla görev düştüğü için onun eğitimine de daha çok yatırım yapman lazım. Sadece kalbi ve aklı çok kuvvetli olanların kurtulabileceği bu fırtınalı denize hoş geldin.

KTB KİTAP:https://www.ktbkitap.com/urun/noroterbiye-rauf-enc

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.