FETİH VE AŞK
26 Mayıs 2026, Salı 11:10
Fetih ayına kavuştuk yeniden. Bulutlar sevda yüküyle geri döndü. Gönlümüze su serpti bulutlar. Lalelerin yüzü sarardı hicabından. Elini eteğini çekti çemenden laleler. Meydan güllere kaldı. Goncalar açmadan öpüldü. Dilberler nazlı nazlı süzüldü. Ok üstüne ok yağdırdı masum bakışlarıyla. Peykan peykan üstüne geldi, sineler pare pare oldu. Aşıkların kalbi eğri hançerle doğrandı. Bülbülün ah ü figanı gönülleri dağladı. Kor ateş suya düştü. Sevdanın ateşi alemi yaktı. Bağrı yaralıların ah u dudu, asumanı tuttu. Gönül yaraları göz göz oldu, açıldıkça kanadı yürekler. Ufuklar gül rengine boyandı, al al oldu. Hülyalar dile geldi. Vuslatın ayak sesleri duyulur oldu.
Erguvanlar İstanbul’un bağrında kökleriyle buluştu. Her bulut sevgiliden bir mektup, her damla vuslata dair bir muştu. Mücahitler arşı aladan göz kırptı. Işık saldı nurdan kanatlarıyla. Sineler umutla doldu. Çınarların köklerine su yürüdü. Dalları gökle buluştu çınarların, ruy-i zemine gölge salmak üzeredir yeniden. Oğuz Han’ın nesli aramıza döndü. Fetih görünmeli oldu, şafağın kızıllığından anlıyorum. Ulubatlı önümüzde yürüyor, surların üstünde nazlı hilal dalga dalga, al al. Gölgesinde bir sevda yeşeriyor, büyüdükçe büyüyor!
Fetih, karanlık dehlizlerin nura kavuşmasıdır. Gül dalında bir goncanın hayaliyle sevdanın al al tutuşmasıdır Fetih. Fetih uyanıştır seherlerde, diriliştir el-Hak! Bilmeyen ne bilsin bizi. Ölmeden evvel ölmenin, bir başka deyişle, olmanın adıdır Fetih. Fetih sarıktır mazlumun gözünde, önce gönüllere sarılır; sonra da dünyayı tutuşturan bir meşaleye dönüşür. İşgal ölümdür, fetih ab-ı hayat. Fetih, ayakların bastığı yere alınların serilmesidir. Secdeden yıldızlara tırmanan merdivendir Fetih. Fetih, ‘hayat süren leşlerin’, hayat veren canlara dönüşmesidir. Fetih, kalelerin zaptı, kellelerin kat’ı değil; tutsak ruhların hürriyete kavuşup, ötelere kanat çırpmasıdır.
Fatih, gönülleri açandır. Boynu bükük şehre girip, kalbi kırık insanları ayağa kaldırandır. Fetih tohum saçmaktır kara toprağın bağrına, su akıtmaktır kuruyan sinelere. Fatih, dikenden gül çıkarandır. Fatih ne güzel komutandır, askeri ne güzel askerdir. Onları seven de onlardandır. Evlad-ı Fatihan’dandır.
Her şey bir kelamla başladı. Sevgililer Sevgilisinden muştu geldi. Sonra yollar açıldı, köprüler kuruldu. Aşk, damla damla büyüdü. Göz pınarları çağlayana dönüştü. Sevgi sağanak sağanak boşaldı, sevda selleri coştu. Faslı güldü elbet, güller açıldı. Gül koktu buram buram burçlarımız. Erenlerin dilinden bal aktı. Cennet’e pencereler açıldı surlardan. Var edenin adı yükseldi Ayasofya’dan. Cennet’in izdüşümleri yükseldi İstanbul’da, güneşin ışığı gölgede kaldı.
Fetih, pervanelerin ışığa uçuşudur ölümüne. Ölü kalpleri diriltmek için ölüme koşmaktır Fetih. Fetih, Eyüp Sultan’dır, seksen yaşında, surların dibinde, çınarların altında, başların üstünde. Sultanlar sultanının fermanı, aşıkların derdinin dermanıdır Fetih. Alperenlerin aleme hayat veren gözyaşlarıdır, kara toprağı yeşile keser.
Akşemseddin hazretleri güneş gibi parlar ufuklarında mübarek şehrin. Gönül Sultanı tahtına kurulur. Güller ona layıktır. Aydınlanır paslı yürekler ak yüzüyle. Göğüslere iman dolar ılık ılık. Ufuklar gül açar, dağlar taşlar dile gelir, haneler gül gül kokar.
Fetih nazlı hilalin İstanbul’un surlarında serin serin esmesidir seher vakti. Fetih aşktır, ‘bir al şale bürünmüş gül endamın’ peşinde sürüklenmektir bir ömür. Mah cemali gündüz hayalinde, gece düşünde saklamaktır, gözüne uyku girmemektir geceler boyu. Fetih, gemileri dağlarda yüzdürmektir. Diri diri ateşte yanıp Cehennem’e siper olmaktır. Ulubatlı Hasan’ın Cennet kokan al kanıdır Fetih. Fatih’in duasıdır, vefasız ötelere ahıdır. Güzeller güzeli, gönüller sultanının muştusudur şüphesiz. Hakanlar hakanının, er oğlu erlere emanetidir fetih!
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.