• DOLAR
    41.27
  • EURO
    48.66
  • ALTIN
    4850.3
  • BIST
    10.449
  • BTC
    112074.59$
Deneme Reklam

DİNDE REFORMCULAR VE CEMÂLEDDİN EFGÂNÎ

27 Şubat 2026, Cuma 05:45
DİNDE REFORMCULAR VE CEMÂLEDDİN EFGÂNÎ

Cemâleddin Efgânî, 1838’de Afganistan’da doğdu. Irak / Necef’te Şiî alimi Şeyh Murtazâ Ensârî’den (ö.1864) ders aldıktan sonra Hindistan’a geçti.

Burada kaldığı iki yıl içinde, felsefe kitapları okuyarak zihnindeki dinde reform düşünceleri güç kazan.

1870 yılının başlarında Mısır’da iken, Sadrazam Ali Paşa, bunu İstanbul’a getirip vazife verdi.

Aynı yılın ramazan ayında, İstanbul Dârülfünûn müdürü Hoca Tahsin (ö.1881) de burada halka açık konferanslar verdirdi.

Böylece, 1836’da Londra sefiri iken mason olan Sadrazam Mustafa Reşid Paşanın yetiştirdiği Sadrazam Ali Paşa ve Hoca Tahsin gibi masonlar, dinde reformlar yapıp, İslamiyeti içerden yıkmak için, Cemâleddin Efgânî ile işbirliği yaptılar.

Fakat, İslam alimleri, uyanık davranarak, meydanı bunlara bırakmadılar. Cemâleddin’i rezil ettiler.

O zamanın Şeyhu’l-İslâmı büyük alim Hasen Fehmi efendi (ö.1881), Cemâleddin Efgânî’nin küfre sebep olan sözlerinden dolayı kafir olduğuna dair fetva verdi.

 Ders Vekili Halil Fevzi Efendi de (ö.1884), Sultan Abdülaziz’in (ö.1876) emriyle Süyûfü’l-kavâtî li-men kâle inne’n-nübüvvete şan’atün mine’ş-şanâi adlı eserini kaleme alarak Cemâleddin Efgânî’nin küfür dolu sözlerine reddiyeler yazdı.

Bu durum karşısında Ali Paşa, Cemâleddin’i İstanbul’dan çıkarmaya mecbur kal ve Hoca Tahsin de görevden alın.

Daha sonra Mısır’a geçen Efgânî, buradaki İskoç mason locasına girdi.

Bu locadan ihraç edilince merkezi Fransa'da bulunan French Grand Orient’a bağlı millî bir loca kurdu.

Önemli alimlerin ve devlet adamlarının da katılmasıyla locanın üyeleri kısa zamanda çoğaldı. (TDV İslâm Ansiklopedisi, c.10/s.456-466)

Cemâleddin Efgânî, Mısır halkına ihtilal fikirleri aşıladı. Şöhretini arttırmak için de, 1882’ deki Arabi Paşa ayaklanmasını çıkaranlarla birlikte olup İngilizlere karşı göründü.

Mısır müftüsü Muhammed Abduh (ö.1905) ile dost oldu. Reformist düşüncelerini ona da aşıladı.

Nitekim Muhammed Abduh bir yazısında, “Cemâleddin’i görmeden önce, gözüm kör, kulağım sağır, dilim dilsiz imiş” diyerek onu övmektedir.

Mısır’dan sonra Londra ve Paris’e geçen Efgânî, Paris’te el-Urvetü’l-vüskâ adinda bir gazete çıkardı.

Mısır’dan talebesi ve dostu olan Muhammed Abduh’u da başyazar yaparak dinde reform adı altında çok zararlı yazılar yazdı.

İran Şahı Nâsırüddin’den aldığı davet üzerine İran’a gitti.

Şah kendisini özel müşaviri yaptı. Ancak orada da rahat durmayıp zincirlere bağlanarak Osmanlı hududuna bırakıldı.

Daha sonra Rusya’ya, oradan da Londra’ya geçen Efgânî, Londra sefiri Rüstem Paşa (ö.1895) aracılığı ile İslâm birliği ve Şiî-Sünnî yakınlaşmasının tesisi için İstanbul’a davet edildi.

Ancak burada da rahat durmayıp Jön Türkler’le yakın temasa geçen Efgânî,   Behâîler ile de işbirliği yaparak, dini siyasete alet etti. İran’da fesat çıkarmaya uğraştı.

Bir sene sonra, çenesinde kanser çıkarak, 1897’de öldü. Maçka kışlası yanındaki Şeyhler mezarlığına gömüldü.

1926’da Charles Cron adlı bir Amerikalı, bu masona mezar yaptırdı. 1944’de ise kemikleri buradan alınıp, Afganistan’a götürüldü.

1960’da Fransada basılan, fransızca Les franco-maçons kitabının 127. sayfasında,

(Mısır’da kurulan mason localarının başına Cemâleddin Efgânî ve ondan sonra Muhammed Abduh getirildi. Bunlar, müslümanlar arasında masonluğun yayılmasına çok yardım etdiler) diyor.

Prof. Mehmet Kaya Bilgegil de (ö.1987), Ziyâ Paşa adındaki kitabında, Ziyâ Paşanın ve Cemâleddin Efgânî’nin mason olduklarını yazmaktadır.

İngilizler, yüzyıllardır İslam memleketlerini kana boyamakla kalmamış, İskoç masonları, binlerce müslümanı ve din adamlarını aldatarak, mason yapmış, insanlığa yardım, kardeşlik gibi laflarla, seve seve dinden çıkmalarına, mürted olmalarına sebep olmuştur.

İslamiyeti büsbütün yok etmek için, bu mürted masonları maşa olarak kullanmışlardır.

Böylece, Mustafa Reşîd Paşa (ö.1857),

Fuad Paşa (ö.1869),

Ali Paşa (ö.1871),

Midhat Paşa (ö.1884),

Talat Paşa (ö.1921),

Cemal Paşa (ö.1922) ve

Enver Paşa (ö.1922) gibi masonlar, İslam devletlerinin yıkılmalarında kullanıldıkları gibi,

Cemâleddin Efgânî ve Muhammed Abduh gibi masonlar ve onların yetiştirdikleri çömezler de, İslamiyeti bozmaya ve yok etmeye alet olmuşlardır.

Bu reformist masonların İslamiyete verdikleri zararlar;

1986’da İnsan Yayınları tarafından türkçeye tercüme edilerek “Modernizmin İslam Dünyasına Girişi” ismi ile basılan,

Mısırlı Prof. Muhammed Hüseyin’in arabî olarak yazdığı el-İslam ve’l-Hadâratü’l-garbiyye isimli kitabında daha detaylı anlatılmaktadır.

Farklı ideolojilere mensup birçok kimse, Cemâleddin Efgânî’nin sohbet ve yazılarından doğrudan veya dolaylı olarak etkilenmiştir.

Ölüm tarihlerine göre sıralayacak olursak;

Jön Türkler,

Yeni Osmanlılar,

Muhammed Abduh (ö.1905),

Kasım Emîn (ö.1908),

Seyyid Bey (ö.1925),

Reşîd Rızâ (ö.1935),

Yusuf Akçura (ö.1935),

Mehmed Akif Ersoy (ö.1936),

Muhammed İkbal (ö.1938),

Ahmet Ağaoğlu (ö.1939),

Mehmet Emin Yurdakul (ö.1944),

Emîr Şekîb Arslan (ö.1946),

Ahmet Hamdi Akseki (ö.1951),

Said Nursî (ö.1960),

Şemseddin Günaltay (ö.1961)

Ahmet Lütfî es-Seyyid (ö.1963)

Ali Abdürrâzık (ö.1966),

Seyyid Kutub (ö.1966),

Mevdudî (ö.1979) ve

Fazlurrahman (ö.1988) gibi kişiler bunlar arasındadır.

Mezhep imamlarının büyüklüğünü anlayamamış zavallı Efgânî, cehl-i mürekkeb (Bilmeyen ve bilmediğinin farkında olmayan) hali ile kendini müctehid sanarak,

Ben mezhep imamlarını kendimden büyük görmüyorum ki birinin yoluna gireyim...

Bir meselede onlardan birinin görüşünü benimsiyorsam birçok meselede muhalif kalabiliyorum” demekte,

İctihad hakkında ise,

“Arapça bilen, sîret, hadis, icmâ ve kıyas konularında yeterli bilgiye sahip bulunan aklı başında herkes ictihad edebilir.” diyerek, (TDV İslâm Ansiklopedisi, c.10/s.456-466)

kendi cehaletini ortaya koymakta ve başkalarının da sapıtmasına sebep olmaktadır.

Pakistan’da Mevdûdî ve Hamîdullah ve Teblîg-i cemâatcılar ve Mısır’da Cemâleddin Efgânî ve Muhammed Abduh ve bunun talebeleri Seyyid Kutb ve Reşîd Rızâ gibi mezhebsizler ve bunların kitaplarını okuyarak aldananlar;

Dört mezhebin kolay taraflarını seçip toplamalı, İslamiyeti kolaylaşdırmalı” diyerek kısa akılları ve noksan bilgileri ile insanları dalalet çukuruna sürüklemektedirler.

Bu masonların ve mezhepsizlerin iç yüzünü daha iyi anlayabilmek için;

Hakîkat Kitâbevi yayınlarından;

FÂİDELİ BİLGİLER kitabını mutlaka okumalıdır.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.