• DOLAR
    41.27
  • EURO
    48.66
  • ALTIN
    4850.3
  • BIST
    10.449
  • BTC
    112074.59$
Deneme Reklam

CİNLERİN YARATILIŞ HİKMETİ

10 Temmuz 2026, Cuma 11:08
CİNLERİN YARATILIŞ HİKMETİ

Cinlerin varlığı, Kur'an-ı kerim ve hadis-i şeriflerle sabittir. İnkâr eden kâfir olur.

Nitekim Allahü teala Kur’an-ı kerimde:

 “Allah insanı, pişmiş çamur gibi bir balçıktan yarattı. Cinleri de dumansız bir ateşten yarattı.” (Rahmân 14,15) buyurarak,

İnsanları topraktan, cinleri ise ateşten yarattığını ve

Ben cinleri ve insanları, sadece bana kulluk etsinler diye yarattım.(Zâriyât 56) ve

Cehennemi insan ve cinlerle dolduracağım.” [Hud 119, Secde 13], buyurarak,

Cinlerin de insanlar gibi mükellef varlıklar olduğunu haber veriyor.

Tefsir-i Kurtubî’de ise, Abdullah bin Mesud hazretleri,

“Bir gece Resulullah, bizimle beraberken aramızdan kayboldu. Her yeri aradık, bulamadık. O geceyi endişe içinde geçirdik. Sabah olunca, Hira tarafından gelirken gördük.

“Ya Resulallah, sizi aradık” deyince,

“Bana cinlerden bir davetçi geldi. Onunla beraber gittim. Onlara Kur'an-ı kerim okudum.” buyurduğunu bildirmektedir.

Cinler defalarca Peygamber efendimizin huzuru şeriflerine gelip kendisini dinlemişlerdir.

Nitekim Ebû Hayyân el-Endelüsî’nin (ö.1344)  el-Bahru’l-Muhît isimli tefsirinde:

Abdullah bin Ömer ve Cabir bin Abdullah hazretlerinden,

Peygamber efendimizin cinlere Rahmân suresini okuduğu, 

"Rabbinizin hangi nimetlerini yalan sayabilirsiniz?" ayeti geldikçe,

Onların:"Hayır Rabbimizin ayetlerinden hiçbir şey yalanlamayız. Ey Rabbimiz sana hamd olsun." dedikleri nakledilmektedir.

Ayrıca, Ahkâf suresinin 29. ayet-i kerimesinde:

Bir zamanlar cin topluluğundan bir grubu, Kur’an’ı dinlemek üzere sana doğru yönlendirmiştik.

Yanına geldiklerinde “Susup dinleyin!” dediler, okuma sona erince de uyarıcılar olarak kendi topluluklarına döndüler.” buyurulması,

Cinlerin de insanlar gibi dinin emir ve yasaklarıyla mükellef olduklarına delalet etmektedir.

Kur'an-ı kerim ayetleri ve hadis-i şeriflerden, cinlerin de, mükafat ve ceza için haşredilip;

müminlerinin Cennete, kâfirlerinin de Cehenneme gidecekleri anlaşılmaktadır.

Buhârî’de geçen bir hadis-i şerifte de Peygamber efendimiz

Ezan okurken sesini yükselt! Çünkü, ezan okuyanın sesini işiten bütün insan ve cinler, Kıyamette ona şahitlik ederler.” buyuruyor.

Abdülhakîm Arvâsî hazretleri de (ö.1943), basılmamış bir eser olan Keşkül Risâlesi’nde:

“Cinler üç sınıftır:

1- Rüzgar ve hava gibi olanlar.

2- Yerdeki böcek ve hayvancık gibi olanlar.

3- Dinin emir ve yasaklarına uymakla vazifeli olanlar ki bunlara hesap ve azap vardır.

Şeytan da, cin gibi, ateşle havadan yaratılmıştır; fakat cinde hava, şeytanda ateş fazladır.

Cinlerin kâfir olanları olduğu gibi müslüman olanları da vardır. Şeytanların ise hepsi kâfirdir.

Melek ile cin, yaratılış bakımından birbirine yakındır. Ateşin nûrânî kısmından melekler, zulmânî kısmından ise cinler yaratılmıştır.

Elbette nur, zulmetten efdaldir. Melekler, muhteremdir, kıymetlidir. Cinler ise, hakirdir, kıymetsizdir.

Meleklerin, cinlere yakınlığı, insanın hayvana yakınlığı gibidir.

İnsanların üstün olanları, melekten kıymetli, cin de hayvandan kıymetlidir.” buyuruyor.

(Bu eserdeki daha detaylı bilgiye ulaşabilmek için, https://dinisualler.com/cinler-hakkinda/cin-hakkinda/ internet sitesi ziyaret edilebilir.)

Cinler de, erkek ve dişi olup, evlenmeleri, üremeleri, evleri, yemeleri, içmeleri, ölümleri ve insanların iyiliklerine karşı iyilik yaptıkları, kötülüklerine karşı kötülük ve zarar yaptıkları, insanlarla alay ettikleri, bilhassa Ramazan ayında azdıkları ve insanlarla ibadet ettikleri gibi bir çok bilgi alimlerimizin çeşitli kitaplarında yazılıdır.

Tâm İlmihâl Seâdet-i Ebediyye kitabında özetle deniyor ki:

Cinler, ateş ve havadan yaratıldığı için çok latiftirler ve çabuk hareket ederler.

Hafif bir çarpmada ise hemen ölürler ve ölümleri, yerde kaybolmak şeklinde olur.

Ömürleri kısa, din bilgileri azdır ve kibirli olurlar, birbirleri ile hep dövüşür ve savaşırlar.

Müslüman olan cinlerden insanlara bir zarar gelmez.

Bunlar, yalnız ibadet ederler. Ehl-i sünnet alimleri bunları tanır. Salih insanlar gibi görünür ve sohbet ederler.

Kâfir olan cinler ise, insanlara çeşitli şekillerde zarar verirler.

Her şekle girebilirler. Mesela mikrop şekline girip insanın damarlarında dolaşırlar.

Yalnız müminlerin kalbine giremezler ise de, kalbine vesvese verebilirler.

Keçi, yılan, kedi şekline girdikleri çok görülmüştür.

Kâfir cinler, iyi insan şekline girip iyi ve faydalı şeyler de yapabilirler.

Kâfir ve fâsıklarla arkadaşlık yapınca, hiç ayrılmayıp onları günaha ve küfre sokarlar.

Cinler ve şeytanlar rüyada da görülebilir ve çok güzel şekle girip ihtilama sebep olurlar.

Her insanın kâfir bir cin arkadaşı olup, Melekler, insanı bunun zararından korur.

Âyet-i kerime ve dua okuyarak Allahü tealaya sığınanlara da cinler zarar veremezler.

İnsanlara, hastalıkların tedavilerini öğrettikleri, sara hastasının bedenine girip, ona zarar verdikleri, insanlara nazarlarının değdiği kitaplarda yazılıdır.

Geçmiş şeyleri cinlere sormak caiz, ancak yalan söyleyebilirler.

İleride olacak şeyleri sormak ise caiz değildir.

Çünkü geleceği ve gaybı ancak Allahü teala bilir.

Cinci hoca denilen kimselere gidip, insanı cinden kurtardığına inanarak ona ücret vermek caiz değildir.

Cinden kurtulmak için en tesirli silah, Kelime-i temcid yani “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm” ve

"Estağfîrullâhel'azîm ellezî lâ ilâhe illâ hû, el-hayyel-kayyûme ve etûbü ileyh." duasıdır.

Bunları okuyandan, cinler kaçar ve büyü bozulur.

Cin mektubu denilen duayı, yanında taşıyana veya evinde bulundurana cin gelmez, dadanmış olan cin de gider.

(Bu mektuba ulaşmak için https://dinimizislam.com/detay.asp?Aid=2005 internet sitesi ziyaret edilebilir.)

Âyet-el-kürsi, İhlas, Muavvizeteyn ve Fatiha surelerini sık sık okumak da, insanı cinden muhafaza eder.

Bu âyet-i kerimeleri okumakla, bu mektubu taşımakla, şifa âyetlerini okumakla ve yazıp suyunu içmekle faydalanmak isteyenlerin Ehl-i sünnet itikadına uygun olarak doğru iman sahibi olması gerekir.

 Bunları yazanın ve kullananın itikadı doğru olmazsa ve haram işlerse, faydaları görülmez.

Cin ve şeytan şerrinden kurtulmak için ve sara hastalığına ve sihre, büyüye karşı koruyucu âyetler denilen Âyât-ı hırz’ı yedi gün okumalı ve bu âyetleri üzerinde taşımalıdır.

(Bu ayetlere ulaşmak için https://dinimizislam.com/detay.asp?Aid=2003 internet sitesi ziyaret edilebilir.)

Silsile-i aliyye büyüklerinden Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretleri (ö.1827) tarafından yazılan,

Câliyetü'l-Ekdâr ve's-Seyfü'l-Bettâr isimli eseri okumanın da sıkıntılardan kurtulmaya ve şifaya kavuşmaya vesile olduğu tecrübe edilmiştir.

Bu eser bir salavât kitabı olup, Esmâ-i Hüsnâ’yı ve Bedir Savaşı'na katılan sahabelerin isimlerini içermektedir.

(Bu esere ulaşmak için https://dinimizislam.com/detay.asp?Aid=13619 internet sitesi ziyaret edilebilir.)

İnsanın cin ile tanışması, arkadaş olması, kıymetli bir şey değildir, zararlıdır. 

Evliya denilen Allahü tealanın sevgili kullarını tanımaya ve sevmeye uğraşmalıdır.

Onlar hayatta olmasalar bile ruhları, Allahü tealanın izniyle sevdiklerine fayda verir ve belalardan korur.

Yorumlar

  • yorum avatar
    ali candan
    13-07-2026 14:05

    Çok güzel bir yazı olmuş, tebrik ederiz. Allah razı olsun. Ellerinize sağlık.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.