• DOLAR
    41.27
  • EURO
    48.66
  • ALTIN
    4850.3
  • BIST
    10.449
  • BTC
    112074.59$
Deneme Reklam

BÜYÜ YAPAN DA YAPTIRAN DA BİZDEN DEĞİLDİR

03 Temmuz 2026, Cuma 01:09
BÜYÜ YAPAN DA YAPTIRAN DA BİZDEN DEĞİLDİR

Allahü tealanın bu dünya hayatında her şeyi bir sebep ile yaratması O’nun adetidir.

Ancak bazen adetini bozarak, sebepsiz de yaratır.

Allahü tealanın yarattığı bu adet dışı şeylere;

Peygamberlerden meydana gelirse Mucize,

Evliyadan meydana gelirse Keramet,

Müminlerden meydana gelirse Firaset,

Fâsıklardan meydana gelirse İstidrac,

Kâfirlerden zuhur ederse Sihir denir.

Bazı kimselerin ağızlarına ateş almalarını, avurtlarına şiş sokmalarını keramet kabul edenler var.

Oysa Allahü teala, böyle kimselerin Hazret-i Musa zamanında da bulunduğunu, bunların sihir olduğunu Kur’an-ı kerimde haber veriyor.

Nitekim Peygamber efendimiz:

Bir kişinin havada uçtuğunu, denizde yürüdüğünü veya ağzına ateş koyup yuttuğunu görseniz,

fakat dine uymayan bir iş yapsa, keramet ehliyim dese de, onu büyücü, yalancı, sapık ve doğru yoldan saptırıcı bilin!” [El-Münire] buyuruyor.

Sihir veya büyü, fenne uymayan gizli sebepler kullanarak, adet dışı garip işler yapmayı sağlayan ilimdir. 

Hangi niyetle olursa olsun bu ilmi öğrenmek de, öğretmek de haramdır.[Reddü’l-muhtar]

Karıyla kocanın birbirini sevmesi gibi faydalı bir iş için de olsa sihir yapmak büyük günahtır.

Kehânet veya falcılık ise, olmuş veya olacak şeyleri haber vermektir.

Bu işi yapanlar, çalınan şeylerin yerlerini, çalanları ve sihir yapanları haber verirler.

Bunu tecrübe ve hesapla değil, tahmin ve zan ile konuşurlar. Ya da cinden öğreniyoruz derler.

Cinlerle arkadaşlık kurup, olmuş şeyleri onlardan öğrenerek başkalarına bildirirler.

Yıldızname’ye bakarak, astrolojik hesaplamalarla geleceğe dair yorumlar yapmak da falcılık olup, çok tehlikelidir.

Bunlara ve büyücülere gidip, söylediklerine ve yaptıklarına inanmak, bazen doğru çıksa bile,

Allah’tan başkasının her şeyi bildiğine inanmak olup, küfürdür, yani dinden çıkmaya sebeptir. (Hadika)

Nitekim Peygamber efendimiz:

Uğursuzluğa inanan, kâhinlik yapan, kâhine giden, büyü yapan ve yaptıran ve bunlara inanan bizden değildir, Kur'an-ı kerime inanmamış olur.[Bezzar] buyuruyor.

Zira Allahü teala Kur’an-ı Kerimde:

Göklerde ve yerde Allah’tan başka hiç kimse gaybı bilemez.(Neml65) ve

Gaybın anahtarları Allah’ın katındadır. Onları ancak Allah bilir.....(En’âm 59) buyurarak,

kendisinden başka hiç kimsenin gaybı yani geleceği bilemeyeceğini haber vermektedir.

Ancak gelecekle ilgili olmayan kaybolmuş veya yaşanmış şeyleri cinler vasıtası ile öğrenmek mümkün ise de bu bilgilere her zaman itibar olunmaz.

Zira cinler yanlış veya yalan haber de verebilir.

Nitekim Birgivî vasiyetnâmesi’ni şerheden Kadızâde Ahmed Emin bin Abdüllah hazretleri (ö.1783), bu konu hakkında:

(Allahü teala vahiy yoluyla Peygamberlere gaybı bildirdiği gibi, ilham yolu ile de evliyaya bildirebilir.

Cinler ise gaybı bilmemekle birlikte ben evliyadan duydum ki şöyle imiş derse, küfür olmaz.

Ancak cinler yalan söyledikleri için onlar biz duyduk deseler de inanmamalıdır.) buyuruyor.

Büyü, insanları hasta eder. Cesede ve ruha tesir edip, sevgi veya nefrete sebep olur. Kadınlara ve çocuklara daha çok etki eder.

Büyünün tesiri, ilacın tesiri gibi olup, Allahü teala dilerse yaratır, dilemezse yaratmaz.

Bu nedenle “Büyücü, büyü ile istediğini yapar, büyü muhakkak tesir eder.” diyen ve inanan kimsenin imanı gider.

Ancak “Allahü teala takdir etmişse, büyü tesir edebilir.” demelidir.

Nitekim Peygamber efendimize de büyü yapılıp hastalandığı, ancak Felak ve Nâs surelerini okuyarak şifaya kavuştuğu sahih kaynaklarda yazılıdır.

Konuyla ilgili hadis-i şeriflerde:

(Helake sürükleyen yedi şeyden biri büyüdür.[Buhari],

(İpe üfleyip düğüm atan kimse, büyü yapmış olur. Büyü yapan da Allah’a şirk koşmuş olur.[Nesai],

(Falcıya, büyücüye, kâhine giderek, onların söylediklerine inanan, Kur'an-ı kerime inanmamış olur.[Taberani],

(Gâibden haber vermek maksadı ile yıldız ilmi ile uğraşan kimse, büyücü gibi günaha girer.[İbni Mace],

(Kâhinlik yaparak alınan para haramdır.[Buhari],

(Falcıya fal baktıran, onun sözüne inanmasa bile, kırk gün kıldığı namaz kabul olmaz.[Müslim] ve

(Fal bakmak, yazı ve çizgi ile gelecekten haber vermek, puta tapmak gibidir.[Ebu Davud] buyruluyor.

Hadis-i şeriflerden de anlaşıldığı üzere büyü, küfre en yakın haram olup, asla yapmamalı ve yaptırmamalıdır.

Bir şeyi okuyup üflemeye veya üzerinde taşımaya Rukye denir.

Ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerle yapılan rukyeye Taviz denir ki, caizdir ve inanan kimseye fayda verir.

Nitekim peygamber efendimiz:

(Rukyede şirk olmadıkça, mahzuru olmaz.[Müslim] buyuruyor.

Manası bilinmeyen veya küfre sebep olan rukyeye ise Efsun denir ki haramdır.

Sihir, büyü, cinlerin insanlarda yaptıkları hastalıklardır. Müslüman cinlerden insanlara zarar gelmez.

Ancak kâfir cinler, arkadaşlık ettiği insanın gösterdiği kimselerde hastalık yaparlar.

Bu hastalıktan kurtulmak için, bu cinni öldürmek veya kovmak lazımdır.

Ehl-i sünnet alimleri, sihir ve büyüden ve cinlerin zararından korunma yollarını kitaplarında bildirmişlerdir.

İbrâhim bin Abdurrahman bin Ebû Bekir el-Ezrak (ö.1429) tarafından kaleme alınan Teshîlü’l-menâfiʿ fi’t-tıb ve’l-hikme bunlardan biri olup, şifa duaları ve tıbb-ı nebevi uygulamalarını içeren kıymetli bir eserdir.

Tâm İlmihâl Seâdet-i Ebediyye kitabı da, bu ve diğer ehl-i sünnet alimlerinin kitaplarından nakiller yaparak büyüden ve cinlerin zararından korunma yollarını bildirmektedir.

Bu tavsiyelerin dışında, falcı, büyücü veya cinci hoca denilen kimselere itibar etmek, kişinin dünya ve ahiret felaketine sebep olabilir.

İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin (ö.1624) Mektûbât (C.1/M.174) kitabında:

Kelime-i temcîd yani “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil aliyyil azîm” okuyan kimseden cinlerin kaçtığı ve

Hadis-i şeriflerde "Estağfîrullâhel'azîm ellezî lâ ilâhe illâ hû, el-hayyel-kayyûme ve etûbü ileyh." istiğfar duasını okumanın dertlere deva olduğu haber verilmektedir.

Bu ikisini sabah ve akşam çokça okumaya gayret göstermelidir.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.