• DOLAR
    41.27
  • EURO
    48.66
  • ALTIN
    4850.3
  • BIST
    10.449
  • BTC
    112074.59$
Deneme Reklam

BOŞ VE MANASIZ SÖZLER

02 Mart 2026, Pazartesi 00:25
BOŞ VE MANASIZ SÖZLER

-“Üzümünü ye bağını sorma!” İşte bu sözlerden birisi. Tehlikeli bir söz. Yerdiğin lokma haram mı, helâl mi, yetim malı mı, gasp, çalıntı, kumar malı mı olup olmadığına bakmaksızın insanın yediği her lokmanın hesâbı vardır. “İbâdet on kısımdır, dokuzu çalışıp helâl kazanmaktır.” Deylemî, Hadîs-i şerîf

-“Evvel can sonra cânan”

Müslüman hodkâm değil diğerkâmdır. (Kendini düşünen değil başkasını düşünen) “Benden sonra tûfan” gibi sözler Müslümân’a yakışmaz.

Âkif Paşa’nın meşhur “Adem Kasîdesi”ndeki o sözü ne kadar tâlihsiz bir beyittir:

Bermurâd olmıyacak ben, yere geçsin âlem /// Necm ü mihr ü mehi olsun eser-i pây-ı adem” (Ben murâdımı almadıktan sonra bu âlem yere batsın. Yıldız da güneş de ay da yokluk ayağı izinde kalsın.)  

Adem Kasîdesi, Âkif Paşa, Mehmed Kaplan, Şiir Tahlilleri, 1963, Anıl Yay. İstanbul, s.7

Hangi ruh hâli insanı bu kadar ümitsiz ve bencil yapabilir?

-“Hayvanlar Allâh’ın sessiz kullarıdır!”

Hayvanlar kul yâni eşref-i mahlûkâttan (en şerefli mahlûk, yâni insan) değildir. Onlar Allâh’ın yarattığı mahlûklardır; kul değildir. İnsanlar gibi aklı olmadığı için mükellefiyetleri yoktur. Âhirette cennet ve cehennem gibi mükâfat veyâ cezâlara muhâtap olmazlar.

-“Sen kalbime bak!”

Bir sürü günah işleyip hiç ibâdet etmeyen insanların kendilerini aldatan en sahte formül: “Sen kalbime bak!” Kalb nazargâh-ı ilâhîdir; orayı ancak onu yaratan Allâhü teâlâ bilir. Ma’siyetle (günahla) onu karartan kalbde nur-i ilâhî ufûl eder (söner) Yüce Peygamber’imiz “Allâh sizin sûretinize ve mallarınıza bakmaz.  O sizin kalblerinize ve niyetlerinize bakar” demiştir. O hâlde, o nazargâh olan kalbi Rızâ-yı Bârî ile nurlandırmalıyız.

-“Kaderin üstünde bir kader vardır.”

Kadere inanmak “âmentü”nün gereğidir. Bu ibâre, “kazâ-i muallâk” için (değişebilir kader, sadaka, sıla-i rahm vs.) kullanılmışsa uygun olabilir. “Kazâ-yı mübrem” (kat’î, değişmez kader) kastedilmişse işte bu söz tehlikelidir. Onun üstünde bir kader yoktur. Bu konu bilinmeden bu inceliğe vâkıf olmadan bu kelâm uluorta kullanılmamalıdır.

-“İbâdet de gizli kabahat de gizli!”

Nâfile ibâdetler ve kazâ namazları için gizlilik esastır. Bu yüzden bu namazları evde kılmak daha uygundur; nâfile olan sünnetleri farzlarla birlikte kılmak yaygınlaştığı için câiz görülmüştür. Ama kazâ namazları kulun en büyük ayıplarından birisi olup, bu günâhın telâfîsi ümîdiyle Rabbimizin afvı ve mağfiretiyle bağışlamasını umarak ve tevbe ederek alenî kılınmamalıdır.

Farz ibâdetlerin gizliliği yoktur. Hattâ insanları teşvîk etmek için açıkça yapmalıdır. Fitne ve sıkıntılı günlerde farz namazları da gizli kılmak câizdir.

Günâhı kuldan gizlemelidir. Hak’tan gizlenemeyeceğimize göre mümkünse günâh işlememeye dikkat edilmelidir. Açıktan oruç yiyen birinin şâhitleri hem kullar hem de melekler olur. Telâfîsi biraz zordur.

CAHİLANE YEMİNLER

-“İki gözüm kör olsun ki, Kur’ân Mushaf evliyâ çarpsın,  iki gözüm önüme aksın, şuradan çıkmak nasîp olmasın, ölümü gör, Allâh’ın keskin kılıcına gelesin, vallâ billâ…”  Bunların hiçbir şekilde yemin değeri yoktur.

Yemin, sâdece “vallâhi, billâhi ve tallâhi”dir. Başka türlü yemin yoktur. Bu sözleri de yerli yersiz kullanmaktan kaçınmak lâzımdır.

-“Hocanın dediğini yap yaptığını yapma!”

Burada kastedilen imamdır. İmam, önder, lider, devlet başkanı, tarîkat şeyhi gibi vazîfeleri yüklenir. Ölümüzde de dirimizde de bizimledir. Hâliyle kâli birbirine uymasa da, istibrâya uyan (tahârete) fakat kebâir günâhı olmayan ve özellikle de bid’at sâhibi olmayan bir imamla cemâate devam etmelidir. “Yaptığını yapma!”nın ifâdesinde onun kıldırdığı namaz da vardır. Burada kasıtlı bir i’tibâr zedelenmesi söz konusudur.

-“Aklın yolu birdir.”

Hangi aklın yolu birdir? Akl-ı sakîm mi, (hayvânî akıl) akl-ı maaş mı, (dünyevî akıl), akl-ı meâd mı, (âhıreti tefekkür eden akıl) ve akl-ı selîm mi? Bunlar için yollar hep ayrıdır. Doğrusu: “Âkıl için yol birdir.” Yâni en az nefs-i mülhime için geçerli olan kâmil mü’minin aklıdır.

Demek ki bizi dünyâda ve ahirette zorda bırakacak sözlerden çok çekinmeli ve söyleyeceğimiz sözü çok düşünmeliyiz.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.