• DOLAR
    41.27
  • EURO
    48.66
  • ALTIN
    4850.3
  • BIST
    10.449
  • BTC
    112074.59$
Deneme Reklam

BAYRAMLIK

28 Mayıs 2026, Perşembe 10:28
BAYRAMLIK

Birkaç yıl önce babam kurbanda seyis keseceğim diye tutturdu. Seyis enenmiş erkek keçi. Yoksa at bakıcılığı yapan seyisi kurban niyetine kesecek değil.  Şimdilerde pek lafını etmiyor, zira alzheimer baya ilerledi. Mevsimlerden yaz havalar sıcak işte keçi eti kokar filan dedim. Seyis kokmaz, teke kokar dedi. Neyse allem kallem unutturduk ya da o zaman yaşayan annemin; “Ha hele sapıtma, biz de herkes gibi dana keseriz” demesiyle mevzu kapandı gitti.

Aslında babamın 90 yaşında aklına takılan keçi kesme olayı onun geçmişe yolculuğuydu. Malum Alzheimer hastaları yakın geçmişi unutuyor, çocukluğunda yaşadıklarını hatırlamaya, onu yaşamaya başlıyor. Babamda nükseden de tam buydu.

Irmağın kıyısındaki köy Bengü’de bırakın babamın çocukluğunu benim çocukluğumda bile sığır kesen pek hatırlamam 550 haneli koca köyde ki hemen hemen herkes, fakir zengin kurban keserdi.

Ağırlıklı olarak koyun kesilse de davar sürüsü olanlar kendi sürülerindeki keçilerden de kesen insanlar çoktu.

Babamın hoca olması münasebetiyle çok pay gelir, annem keçi etini pek fazla yememizi istemezdi. İshal yaptığı söylenirdi, o kadar yememize rağmen gerçi hiç olduğumu hatırlamam. O sınır neydi bilmiyorum.

Bengü Köyü ahalisi Yörük Türkmen olduğu için yaylaları ve merkez ova köyü olan, geçmişte geçimini ağırlıklı olarak hayvancılıkla sağlardı. Her evde birkaç inek olmakla birlikte bunlar ticari amaçlı değil (yağını peynirini satarak değil) tamamen evin yağ, yoğurt ihtiyacını karşılamaya matuftu.

İlk romanım Bengü’de de belirttiğim gibi (ki 110 sene önceki köyün yaşantısını naklettik orada) kış aylarında bizim hayatımızı sürdürdüğümüz, şimdi baraj gölü altında kalan Bengü ovasında o kadar koyun keçi sesi, köpeklerin dalaşmasından kaynaklanan sesler olurdu ki, teknolojinin sesleri boğmadığı o ıssızlıkta akşamları köyün mızıkacılarıydı adeta.

O yüzden inek, düve değerliydi, etine de pek itibar eden olmazdı o zamanlarda insanların tercihi küçükbaş olurdu.

Büyükbaş hayvan kesimi, ya hastalanır, ayağı kırılır ya da dananın fazla olması durumunda olurdu.

Maalesef şehir hayatı yeni nesilleri küçükbaş hayvan etinden soğuttu. Geçen gün bir yerde söylemesi ayıp et yemeye kalktığım bir arkadaş “ben kuzu eti asla yiyemem “deyip dana eti yedi. (gerçi ona da şükür, bir vejetaryen, vegan diye türler çıktı başımıza) Yahu güzelim kuzu pirzola, lokum, biftek dururken kim bakar sığırın tatsız etineJ

Devlette bir dönem yanlış bir politika olarak keçi beslenmesini ormanlara zarar veriyor diye yasaklamıştı. Bilim dedikleri şeyin ne kadar değişken ne kadar farklı bakış açıları olabileceğini gösteren en önemli olaylardan biridir bu. Ve bilimi kutsayanları, onu “mutlak doğru, rehber “ kabul edenlere zavallı gözüyle bakmamı sağlayan olaylardan biridir.

Ki daha sonra ormandaki zararlıları ezen, ağaçların büyümesini engelleyen bazı kısımları ayıklayanın keçi olduğu anlaşıldı da o pek bilimsel salaklıktan vaz geçildi.

Ama şu an şehirlerde yaşayan gençlerin büyük bir kısmı koyun etini kokuyor diye yiyemiyor. Bununla ilgili bir hatıramı anlatarak yazımı noktalayayım.

Bir zamanlar Trabzon’dan Erzurum’a doğru giderken Zigana’da durup, buraya gelmişken bir şeyler atıştıralım dedik.

Orada bir et yapan yer vardı. Önüne bir dolap koymuşlar, içinde birkaç kuzu asılı. Onları göstererek; “Bize 1 kg et hazırlayın, biz şu ilerdeki camide iki rekat namaz kılıp gelelim” dedik.

Lokantanın oturma kısmı arka tarafta orman manzaralı, güzel bir mekandı. Adını unuttum. Oturmamızla hazırladıkları etleri getirdiler. Et pek kuzuya benzemiyor, bir lokma aldım dana eti.

Garsonu çağırıp “ biz kuzu etinden söyledik siz dana eti getirdiniz” dedim.

Cevap ilginçti:” Sizin aracın plakası İstanbul ya abi, İstanbullular kuzu etini kokuyor diye yemiyor, biz de o yüzden size dana pişirdik”

Bu da bayramlık bir yazı olsun istedim.

Herkese hayırlı bayramlar diliyorum…

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.