AYNI VAGON FARKLI DÜNYALAR…
08 Şubat 2026, Pazar 00:25
Sabahın erken saatleri… Metro peronunda uykusunu henüz üzerinden atamamış insanlar, aynı yöne bakan ama bambaşka hayatlar taşıyan yüzler. Herkesin ortak bir telaşı var: yetişmek. Ama kimsenin ortaklaştığı bir şey daha olmalıydı; saygı.
Toplu taşıma, aslında bir şehir aynasıdır. Metrolar, metrobüsler, tramvaylar… Hepsi aynı vagonun içine farklı dünyaları sığdırır. Kimi yorgun bir işçi, kimi okuluna giden bir çocuk, kimi hastaneye yetişmeye çalışan bir yaşlı. Ama bu kalabalığın içinde bazen bir ses yükselir, bir davranış taşar ve bütün o görünmez denge bozulur.
Yüksek sesle yapılan telefon konuşmaları… Sanki vagon değil de özel bir oda. Kahkahalar, bağırarak anlatılan dertler, herkesin duymak zorunda bırakıldığı hayatlar. Kulaklık takmayan ama müziğini herkese dinletenler… O an sadece gürültü değil, bir başkasının huzuruna dokunan bir hoyratlık yayılır vagona.
Bir de beden dili var. Çantasını koltukta gezdirenler, ayakta duranları görmezden gelenler. İtiş kakışla kapıdan ilk ben çıkayım telaşı, “pardon” demeyi unutan omuzlar. Oturması gereken bir yaşlıyı, bir hamileyi fark etmeyen gözler… Bütün bunlar küçük gibi görünür ama kalplerde büyük kırgınlıklar bırakır.
Kimse kimseye bağırmıyor belki ama sessiz bir saygısızlık dolaşıyor aramızda. “Benim acelem var”, “benim keyfim var”, “benim alanım” diyerek başkalarının varlığını yok sayıyoruz. Oysa toplu taşıma, adından da anlaşılacağı gibi “toplu” bir alan. Burada bireysel konfor değil, ortak nezaket gerekir.
Eskiden bir bakış yeterdi, biri yaşlıysa hemen yer verilir, biri rahatsızsa ses kısılırdı. Şimdi bakışlar kaçıyor. Kulaklıklar, ekranlar, kendi kabuğumuz… Aynı vagondayız ama birbirimize çok uzağız. Saygı, gürültünün altında eziliyor.
Oysa şehir dediğimiz yer sadece beton, ray ve duraklardan ibaret değil. Şehir, insanın insana tahammül ettiği yerdir. Bir ses kısmak, bir adım geri çekilmek, bir yer vermek… Bunlar kaybettirmez, aksine insanı çoğaltır.
Belki de yeniden hatırlamamız gereken şey çok basit: Aynı vagondayız. Aynı sabahı yaşıyoruz. Birbirimizin yükünü ağırlaştırmak yerine, biraz hafifletmek elimizde. Toplu taşıma, bizi sadece bir yerden bir yere götürmesin; biraz da insanlığımıza yaklaştırsın.
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.
Yorumlar
Alaaddin Erdoğan
24-02-2026 05:10Aynen öyle de üstadım... Bu metrolar bu vagonlar cümle toplu taşıma Hayatımı işgal etti, kırlar düştü başıma İnsanlığa bir yön veren yok mudur şu toplumda Milletim manaya muhtaç, bakmayın siz aşına! A.E.