• DOLAR
    41.27
  • EURO
    48.66
  • ALTIN
    4850.3
  • BIST
    10.449
  • BTC
    112074.59$
Deneme Reklam

PARA NE KADAR SAADET GETİREBİLİR?

16 Ağustos 2026, Pazar 11:16
PARA NE KADAR SAADET GETİREBİLİR?

Paranın sesi çoktur; ama kalbin sesi ondan daha derindir. Ne var ki modern zamanlarda çoğu insan, paranın gürültüsünü kalbin fısıltısına tercih eder. Zenginlik, dışarıdan bakıldığında bir zirve gibi görünür; oysa o zirvenin rüzgârı serttir, gecesi uzundur, yalnızlığı derindir.

Bir zamanlar dar sokaklarda, eski mahallesinin samimi selamlarında büyüyen o insan…

Şimdi yüksek duvarların, korunaklı sitelerin, soğuk ve mesafeli hayatların içinde yaşıyor. Eskiden kapı önünde içilen bir çayın sıcaklığı vardı; şimdi en pahalı kahveler bile içini ısıtmıyor. Çünkü mesele içilen değil, paylaşılan şeydi. Ve o paylaşılan şey artık yok.

Zenginlik çoğu zaman insanın etrafını kalabalıklaştırır; ama bu kalabalık, kalbe dokunmaz. Menfaatin olduğu yerde samimiyet azalır, çıkarın olduğu yerde vefa kaybolur. Etrafındaki insanlar artar ama “onu gerçekten anlayan” bir kişi bile kalmaz. İşte o zaman insan, en çok kalabalıkların içinde yalnız kalır.

Paranın çözemediği şeyler vardır. Vicdanın sızısını susturamaz, geçmişin özlemini dindiremez, kırılan bir kalbi onaramaz. Gece başını yastığa koyduğunda, banka hesapları değil, eksik kalan duygular konuşur. Bir annenin duası, eski bir dostun samimiyeti, içten bir gülüş… Bunların hiçbirinin fiyatı yoktur ama yoklukları en ağır bedeldir.

Modern dünyanın sunduğu “mutlu görünme” hali, belki de en büyük yalandır. Sosyal medyada paylaşılan ışıltılı anlar, gerçekte yaşanan karanlıkları örtmeye yetmez. İnsan, en çok kendine karşı rol yaparken yorulur. Gülümser ama gözleri anlatır gerçeği.

Çünkü kalp, sahte mutluluğu taşıyacak kadar güçlü değildir.

Ve bazen o insan, gecenin bir vakti içinden şöyle geçirir:

“Ben ne zaman bu kadar uzaklaştım kendimden?”

Eski mahallesinin tozlu sokaklarını, çocukluğunun saf sevinçlerini, çıkarsız dostluklarını hatırlar… O zaman anlar ki, kaybettiği şey para kazanırken yitirdiği ruhudur. Çünkü insan, kazandıkça değil; paylaştıkça çoğalır. Sahip oldukları arttıkça değil, bağ kurdukça zenginleşir.

Belki de asıl çıkış yolu, geriye dönmek değildir; ama kalbe dönmektir. Samimiyete, sadeliğe, hakikate dönmek… Paranın değil, gönlün hüküm sürdüğü bir hayata yeniden niyet etmek…

Çünkü gerçek zenginlik, cebinde olan değil; kalbinde taşıdığındır.

Ve kalp huzuru olmadan, dünyanın bütün serveti bile insana dar gelir.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.