MUHAMMED SEMERKANDÎ HAZRETLERİ Karacaahmet Kabristanı’ndan Yükselen Nur
13 Ocak 2026, Salı 00:25
Resulullah efendimizden başlayıp Hazreti Ebubekir Efendimiz ve Selman-ı Farisi hazretleri ile devam eden altın silsile yolu dünyanın her tarafına mübarek alimler vasıtasıyla yayılmıştır. Nübüvvet ve vilayet yolundan yayılan mübarek nur, mürşid-i kamiller ve Onların kıymetli talebeleri vasıtasıyla bütün aleme ışık yaymıştır.
Abbasiler döneminde sistematikleşen, Selçuklular zamanında devletin desteği ile tarikatlar olarak ortaya çıkan ve Osmanlılar zamanında bütün cihana yayılan tasavvuf ilmi içtimaî hayatın önemli bir parçası olarak insanların huzur kaynağı olmuştur.
Bu mübarek zatlardan biri de Muhammed Semerkandî Hazretleridir. 1704 senesinde vefat eden Muhammed Semerkandî Hazretlerinin doğum yılı hakkında fazla bilgi bulunmamaktadır. Kaynaklarda “Mehmet Efendi” veya “Mustafa Efendi” adıyla anılmakta olup “Ensari” veya “Üsküdarî” adıyla da bilinmektedir.
Kabri, Karacaahmet Kabristanı’nda bulunan Muhammed Semerkandî Hazretleri’nin icazet aldığı hocası Ahmed Yekdest Cüryani hazretleri, Onun hocası da Urvet-ül-vüska Muhammed Ma'sum-ı müceddidî Serhendi hazretleridir. Muhammed Masum Farukî hazretleri, İmam-ı Rabbanî hazretlerinin üçüncü oğludur. İnsanları Hakk’a davet eden, doğru yolu göstererek saadete kavuşturan “Silsile-i Aliyye” alim ve velilerinin yirmi dördüncüsüdür. Lakabı “Mecdüddîn” olup, “Urvet-ül-vüska” ismiyle meşhurdur. Urvet-ül-vüska; “sağlam ip, kendisine uyulan büyük alim” demektir. 1668 senesinde Serhend’de vefat etmiştir. Türbesi, mübarek babası İmam-ı Rabbanî hazretlerinin türbesinin birkaç yüz metre kuzeyindedir.
Muhammed Masum (kuddise sirruh) hazretleri, babası İmam-ı Rabbanî hazretlerinin vefatından sonra, vaaz ve irşat makamına geçip talebe yetiştirmeye başladı. O da ilim ve feyz saçarak insanları doğru yola davet etti. Dokuz yüz bin kişi ona talebe olup elinde tövbe etmiş, talebelerinden yüz kırk bini evliyalık mertebelerine kavuşmuş, yedi bini de mürşid-i kâmil (tam ve olgun bir alim) olarak yetişip, irşat ile emrolunmuştur. Talebeleri onun huzurunda bazen bir ayda, bazen bir haftada evliyalık derecesine ererlerdi. Bazı talebelerini, bir teveccühle, makamların hepsine ulaştırdığı kaynaklarda yazar.
Muhammed Masum hazretlerinin dokuz yüz bin talebesi içinden yetiştirdiği yedi bin mürşid-i kamilden biri de Ahmed Yekdest Cüryanî hazretleridir.
1658 senesinde ticaret için Cüryan’dan Hindistan’a giderken, çoluk-çocuğunun taun hastalığından vefat ettiklerini haber aldı. Bu acı haberden sonra yolda eşkıyalar, kafileyi basıp, yanındaki mallarını aldılar ve sol elini bileğinden kestiler. Kendisine, “Yekdest” (tek elli) denmesinin sebebi de budur. Çok üzgün bir halde Hindistan’ın Serhend şehrine gitti. Orada Muhammed Masum hazretlerini tanıyıp ona talebe oldu. Sohbetlerinde ve derslerinde bulunup, tasavvufta yetişti. On bir sene hocasının kahvesini pişirip ona hizmet etmekle şereflendi. Bundan sonra hocası onu insanları irşat etmek (doğru yolu göstermek) üzere Mekke-i Mükerreme’ye gönderdi. Otuz dokuz sene bu vazifeyi yapıp orada vefat etti.
Yetiştirdiği alimlerin en meşhurları: Mehmed Emîn Tokadî hazretleri, Tatar Ahmed Efendi hazretleri, Hacı Muzaffer Efendi hazretleri, Şeyhülislam Seyyid Mustafa Efendi hazretleri, Dördüncü Mehmed Han’ın baş çuhadarı Kahramanağa Efendi, Kadı Ziyauddîn Efendi, Ruznamecibaşı Muhammed Kumul Bey, Muhammed Semerkandî hazretleri ve Dar-üs-saade ağası Beşir Ağa’dır. Bunlardan Muhammed Semerkandî Hazretleri vefatlarına kadar, Üsküdar Şemsi Paşa'daki tekkelerinde, doğru iman bilgilerini, İslamiyet’in emirlerini ve tasavvuf yolunun inceliklerini anlatmışlardır.
Mustafa Rıdaüddin (Neccarzâde) Efendinin hocası Arabzade Muhammed Efendi, Muhammed Semerkandi Hazretlerinin talebesi olup, hicri 1130'da Edirne'de vefat eyledi. Muhammed Semerkandi Hzretleri’nin (Muhtasar-ül-vilaye) kitabını Rıdaüddin Efendi, Farisi’den Türkçe ’ye tercüme etmiştir. Eser, dört babdan (bölümden) oluşmaktadır. Eserin başında Resulullah efendimize salat-ü selamdan sonra Ehl-i Beytine, Eshab-ı Kiram efendilerimize dua ve selam eder. Muhammed Semerkandî hazretleri, hata ve kusurlardan Allah-ü tealaya sığındığını ifade buyurduktan sonra eserin telif sebebini yazar. Ayrıca eserde; Nakşibendiyye büyüklerinin mübarek söz ve nasihatlerine de yer vermişlerdir.
Halid ibni Zeyd eba Eyyüb-el Ensari (Eyyub Sultan) Hazretleri ile birlikte İstanbul'a gelen otuz üç sahabiden sonra, güvenilir kaynaklarda İstanbul'un üç büyük evliyasından biri olduğu bildirilen Mehmet Emin Tokadî Hazretleri'nin, kendilerinden evvel vefat etmiş olan Muhammed Semerkandî hazretlerini senede en az bir defa, Karacaahmet Kabristanı'nda ziyaret ederek, baş uçlarında murakebe ettiklerini Mehmet Emin Tokadi Hazretlerinin talebesi Seyyid Yahya Efendi bildirmiştir.
Muhammed Semerkandî Hazretleri’nin kabri, Üsküdar Karacaahmet Kabristanı’ndaki Şakirîn Camii’nden aşağı inerken 50 metre civarı sağda yer almaktadır. Ziyaret edenler hem feyzinden istifade etmekte hem de ailelerine ve çocuklarına bu manevi değeri tanıtmaktadırlar.
Muhammed Semerkandî Hazretleri’nin kabrinin başındaki taşta, çok ince ve derin manaları olan şu yazı bulunmaktadır:
Hâce Ebû Abdüllâh Seyyid Muhammed Nakşibend es-Semerkandi "kaddesallâhu sirreh'üll âlî"
O latif ve gönüllerin beğendiği pir (Mürşid-i Kâmil), Büyük Alimler silsilesinin yolundaki esaslardan biri olan, her nefesini Allahü tealadan gafil olmayarak, yani gönlünü dağıtmayarak alıp vermeye riayet etti ve yine bu yüksek yolun esaslarından Sefer der Vatan düsturuna da uyarak, yani kendi nefsinde manevi makamları geçerek ilerledi.
O kâmil ve Büyük Alimler silsilesinin yolunda makamların sonuna varmış aziz, şerefli, muhterem şeyh ki Allahü tealânın rahmeti, onun bulunduğu yere iner ve vefâ sahipleri onun yanına gelirler.
(O Zât), bu fani dünyadan göçtü. Kelime-i tevhid zikrini nefesini tutarak yaptı ve herkesin arasında, gönlünde Allahü tealayı hatırlamak suretiyle zirveye yüceldi.
Seyyid Muhammed, bu seadetli yılda, beka sırrına devlet ile nail oldu (Sene: 11169
Kaynaklar
- Ehlisünnet Büyükleri sitesi (https://www.ehlisunnetbuyukleri.com)
- Türkalemiyiz sitesi (https://www.turkalemiyiz.com)
- Elif Namoğlu, Ebu Abdullah Muhammed Es-Semerkandî’nin Muhtasâru’l-Velâye Adlı Eseri (Yüksek Lisans Tezi)
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.
Yorumlar
Ahmet
13-01-2026 11:25Türklere ruh katan Şeref katan İslamiyet'in temeli olan tasavvufun büyük alimleri dünyanın kandilleri dünya onlara uymayı bıraktı perişan oldu. Onların yerine nice şeytanın Çocuğu sapkın ruh hastaları dünyayı mahvetti kıymetli hocamız büyük bir İslam alimini yazmış devletin her kademesi ve eğitim sisteminde olması gereken hayattali en hakiki mürşit onlardır.