İNSANLIĞIN BÜYÜK İMTİHANI: EKRAN
14 Aralık 2025, Pazar 00:25
Günümüzde insanlığın belki de en büyük imtihanı ekranlarladır. Sinemada, televizyonda, bilgisayarda, tablette, telefonda ve sanal gerçeklik gözlüklerinde maruz kalınan görüntülerle bu imtihan her an devam ediyor. Çevremiz, beynimizin derinliklerinde gerçek zannettiğimiz için nefslerimizi avlayabilen tuzaklarla dolu.
Aristoteles, kendisine fethettiği yerleri nasıl yönetmesi gerektiğini soran Büyük İskender’e, “İnsanların arasına nifak tohumları ekeceksin, birbirleriyle savaşınca hakem olarak kendini kabul ettireceksin, ama anlaşmaya giden bütün yolları tıkayacaksın.” diye nasihat etmişti. Günümüzde yaşasaydı muhtemelen şöyle derdi: “Ekranlar, insanları tek tek lokma haline getirdi. Ekranları yönetirsen, dünyayı da yönetirsin.”
Elektronları teker teker ekranda isteğimiz noktaya çarptırarak görüntü elde etmeye çalıştığımız tüplü ekranlardan, milyonlarca rengi barındıran dokunmatik ekranlara ulaşmak kolay olmadı. Binlerce bilim adamı ve mühendisin emeği ile bugünkü teknoloji medeniyeti inşa edildi. Çoğu da iyi niyetli insanlardı. Tıpkı atom bombasının savaşı bitirecek bir unsur olduğuna inandığı için nükleer enerji projelerinde çalışan bilim adamları gibi(!) Ama sonuç değişmedi. Böyle muazzam bir gücü ele geçirenler çalışanların niyetine bakmaz ve kendi çıkarları için bunu kullanırlar.
Eğer dünyayı kendi çıkarların için ele geçirmeyi düşünen şeytanî bir zekâ olsaydın, ekranlar senin de çok işini yarardı. Dünyadaki herkesin dikkatini dağıtmak, derin düşünmelerini engellemek, anlık zevklerinin peşinde koşmalarını sağlamak, senin istediğin gibi düşünmelerini sağlamak için ekranları kullanabilirdin. Hem de bütün bu operasyonun masraflarını, kendilerini dilediğin gibi yönettiğin insanlara ödettirebilirdin!
Düşünsene, insanlar sistemine sürekli bağlı kalmak üzere, her daim yanlarında taşıdıkları küçük ekranlarla yaşıyorlar. Ailecek oturduklarında ise evin baş köşesine koydukları büyük ekranlara hep beraber bakıyorlar. Hatta arkadaşlarıyla sosyalleşmek niyeti ile dışarı çıktıklarında bile kendilerini devasa ekranlı karanlık salonlarda senin hazırladığın filmlere para verirken buluyorlar. Senin için bir ütopya olabilecek bu durum, insanlık için nasıl bir distopya olurdu, değil mi!
KTB Kitap:https://www.ktbkitap.com/urun/noroterbiye-rauf-enc
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.