DÜNYA GÜRÜLTÜLÜ, KABİR SESSİZ
05 Temmuz 2026, Pazar 12:49
Şehrin kalabalığı içinde hızla yürürken, bir anda yolumuzun kenarında sessizce uzanan bir mezarlık çıkar karşımıza… Betonun, camın ve telaşın ortasında bambaşka bir dünya. Gürültü bir adım ötede devam ederken, orada zaman sanki yavaşlar. İnsan, farkında olmadan adımlarını biraz daha sessiz atar, bakışlarını yere indirir.
Modern insan çoğu zaman ölümü hayatın dışına itmeye çalışır. Planlar yapar, hedefler koyar, geleceği garanti altına almak ister. Ama mezar taşlarının arasından süzülen o derin sessizlik, bütün bu hesapların ne kadar kırılgan olduğunu fısıldar. İçinden bir ses yükselir: “Bir gün ben de burada olacağım.” İşte o an, kalpte hafif bir ürperti dolaşır.
Kimi gözlerini kaçırır, hızlıca geçip gitmek ister. Çünkü bakmak, düşünmek demektir. Düşünmek ise insanı kendi gerçeğiyle yüzleştirir. Yarım kalmış sözlerle, ertelenmiş sevgilerle, söylenmemiş “özür dilerim”lerle… Mezarlık sadece toprağın altındakileri değil, insanın içinde sakladıklarını da ortaya çıkarır.
Kimi ise yavaşlar… Taşların üzerindeki isimlere, tarihlere takılır gözü. Bir zamanlar gülen, konuşan, hayal kuran insanların şimdi birkaç satıra sığmış hikâyeleri… O an dünya biraz küçülür. Dertler, hırslar, yarışlar anlamını yitirir. İçinde sessiz bir soru belirir: “Ben neyin peşindeyim?”
Modern hayat, insana sürekli daha fazlasını ister. Daha çok kazan, daha çok sahip ol, daha çok görün… Ama mezarlıkların yanından geçerken insan fark eder: En sonunda herkes aynı yere varır. Ne unvanlar kalır, ne kalabalıklar… Geriye sadece yaşananlar, kırılan kalpler ya da kazanılan gönüller kalır.
Bu fark ediş, bazen korku gibi gelir. Çünkü insan kontrol edemediği şeylerden ürker. Ama o korkunun içinde başka bir duygu da gizlidir: bir çağrı. Daha gerçek yaşamaya, daha samimi olmaya, daha az kırmaya çağıran bir ses…
Belki de mezarlıkların sessizliği bu yüzden bu kadar derindir. Çünkü konuşmadan anlatır. Bağırmadan hatırlatır. Kaçtıkça peşimizden gelen o hakikati, bir anlığına bile olsa kalbimize dokundurur.
Ve insan yoluna devam ederken içinde küçük bir değişim olur. Belki fark etmez hemen… Ama biraz daha yumuşar, biraz daha düşünür, biraz daha hisseder.
Çünkü bazen en büyük dersler, en sessiz yerlerde verilir
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.