• DOLAR
    41.27
  • EURO
    48.66
  • ALTIN
    4850.3
  • BIST
    10.449
  • BTC
    112074.59$
Deneme Reklam

DOĞRUDAN ETKİLEYENLER "SİGARA"

19 Temmuz 2026, Pazar 11:45
DOĞRUDAN ETKİLEYENLER "SİGARA"

DOĞRUDAN ETKİLEYENLER

Beynimiz, dışarıdan gelen kimyasallara oldukça hassas bir şekilde tepki verir. Vücuda giren maddeler, doğrudan sinir hücreleriyle etkileşime girerek, beyin kimyasında hızlı ve büyük değişimler meydana getirir. Bunların bir kısmı doğal süreçleri desteklerken, bir kısmı ise beyni yapay yollarla aşırı uyararak, dengeyi bozucu etkiler yapar.

Sigara, alkol, uyuşturucu ve bazı ilaçlar, haz kimyasallarını doğrudan etkileyen maddeler arasında yer alır. Bunların ortak özelliği, çoğu zaman normalin çok üstünde bir dopamin veya serotonin salgılanmasına sebep olmaları ve bu yüzden beynin uzun vadeli dengesini bozarak bağımlılığa yol açmalarıdır.

Daha önce bağımlılığın nasıl işlediğini detaylıca ele aldık. Şimdi doğrudan etkileyen bu maddelerin beyinde nasıl bir tahribata yol açtığını ve nefs terbiyesini nasıl zorlaştırdığını inceleyelim.

SİGARA

Sigara, sadece nikotin bağımlılığı değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal alışkanlıklarla da beslenen çok katmanlı bir tuzaktır. Kimi için bir stres atma aracı, kimi için sosyal çevreye uyum sağlama yöntemi, kimi içinse bir ‘karakter’ ifadesidir. Ancak ister bir dost meclisinde ister tek başına içilsin, sonuç değişmez: Sigara, beynin doğal dopamin dengesini bozan en etkili ve en sinsi maddelerden biridir.

Sigara içmeye başlama sebepleri genellikle psikolojik ve sosyal faktörlerle ilişkilidir. Arkadaşların teklifiyle (oksitosin) veya meraktan (dopamin) başlanabileceği gibi sigara içenlerin daha havalı kabul edildiği bir ortam (serotonin) da buna sebep olabilir. Ne sebeple başlanırsa başlasın, tek başına iken içilen sigara dopamin kaynağı olarak içilir. Eğer arkadaşlarla sohbet esnasında içilirse oksitosin ve serotonin desteği ile daha da fazla haz verir. Başlangıçta bu etkiler küçük dozlarla yeterli olur. Ancak sigara doğrudan beyni manipüle eden bir madde olduğu için, uzun vadede beynin dopamin sistemini kalıcı olarak bozar.

Sigara bağımlılarının dopamin kapasitesi yaklaşık %20 azalır.1 Yani, sigaraya başlamadan önce 100 birim dopamin salgılayan bir beyin, aşağıdaki grafikte görüldüğü gibi zamanla sadece 80 birim salgılamaya başlar.

Bu durum şu mekanizma ile gerçekleşir:

• Sigara içildiğinde, dopamin seviyesi kısa sürede 150 200 birime çıkar.

• Beyin, bu yapay artışı dengelemek için sinapslardaki reseptörleri kapatır ve normal dopamin üretimini azaltır.

• Artık kişi sigara içmediği zamanlarda keyifsiz ve eksik hisseder.

• Bu eksikliği gidermek için tekrar sigaraya yönelir.

• Zamanla daha fazla içmeye başlar çünkü aynı keyfi almak için daha yüksek nikotin dozuna ihtiyaç duyar.

İşte tam bu noktada nefs terbiyesi açısından büyük bir çıkmaz doğar. Kişi, nikotinden gelen yapay rahatlamayı ihtiyaç gibi görmeye başlar. Oysaki kullanıcının esas ihtiyacı beynin doğal dengesine dönmesidir.

Neyse ki bu hasar kalıcı değildir. Sigara alışkanlığı bırakıldıktan 6-12 hafta sonra nöronlar eski haline dönerler. Ama bu sadece beynin ödül sistemine verdiği zararın telafisi için gerekli olan süredir. Nefs terbiyesi konusundan sapmamak için sigaranın diğer zararlarının üzerinde durmayacağım. Bu konuyu özetleyen güzel bir sözle bitireyim: “İnsanlar nikotin için sigara içerler fakat katran aldıkları için ölürler.”

 

1 Rademacher, L., Prinz, S., Winz, O., Henkel, K., Dietrich, C. A., Sch maljohann, J., ... & Vernaleken, I. (2016). Effects of smoking cessation on presynaptic dopamine function of addicted male smokers. Biological psyc hiatry, 80(3), 198-206.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.