DEVŞİRMELER
13 Ağustos 2026, Perşembe 15:58
Devşirmelere minnetdârız. Canları pahasına devletimize hizmet etdiler. Birçok büyük işde imzâları var. Bugün iftirâ sağanağına ma’rûz kalmaları netîceyi değişdirmiyor. Çaldıranı onlarla kazandık. Mohaçı onlarla kazandık. Haçovayı onlarla kazandık… Hepsinden önemlisi İstanbulu onlarla fethetdik. Ordumuzun mekanize birlikleri onlardan kuruluydu. En teknik silahlar onlara emânetdi. Dahası pâdişâhın canı onlara emânetdi. “Âdet-i kadîme-i hüsrevânî üzre” seferde otağ-ı hümâyûn yeniçeriler tarafından güvenlik çenberine alınırdı. Tarih boyunca o çenberi aşıp da hünkârımıza ulaşabilen hemen hiçbir düşman askeri olmadı. Eğride böyle bir tehlike atlatıldı ama onun müsebbibi merkez değil, sağ koldu. Ya’nî timarlı askeri. Peki ya Ankara savaşı? Oradaki durum çok farklı ve ayrı bir yazı konusu…
Bu insanlar büyük vazîfe gördü. Bize Kırımı kazandıran, Otrantoyu fetheden Gedik Ahmed Paşa bunlardan biri. Haşmetli günlerin ihtişâmlı devlet adamı Makbûl İbrâhim Paşa bunlardan biri. “Bu devlet ol devletdir ki” diyen Sokollu Mehmed Paşa bunlardan biri. 90 yaşını aşmış bir hâldeyken vatanın birliği için Anadolu yollarına düşen Kuyucu Murad Paşa bunlardan biri. Osmanlıya yeni bir hayâtiyyet kazandıran Köprülüler de Türk değil… Hepsi ve daha nicesi pâdişâhın, dolayısıyla devletin kulu, kölesi. Bir kul, bir köle gibi çalışdılar.
Ok yağmurunda burca bayrağı diken Ulubatlı Hasan’ı nasıl unuturuz? Onun olmadığı bir fetih tatsız kalır. Süleymaniye’nin, Selimiye’nin mimarını nasıl unuturuz? O Mimar Sinan ki küffâr-ı hezîmet-şi'ârı san’atda da ezişimizin resmi…
Osmanlıda sistem saat gibi işlerdi. Bugün kafası çalışan devletler bu işleyişi taklîd ediyor. Batı ve bilhassa İngiltere devşirme sistemini tersden okuyor. Bizim silahımızla bizi vuruyor. Bugün dahi Londra hava sahasına girmek çok kişinin hayâlini süslüyor. Bu şaşkınlar farkında olmadan İngiliz menfaatlerine hizmet ediyor. Kendi memleketinin değil onların faydasını düşünüyor. Onlar gibi giyinmek, onlar gibi konuşmak, onlar gibi inanmak hâlleriyle hâllenmiş durumdalar. Anlaşılan bu kafalar derinden devşirilmiş. Öyle ki böyle olduğunu anlamakdan dahi uzaklar. Hemen hepsi bir bahâneyle kendi ülkesine düşmanlık ediyor. Köleliğe alışmışlar. Hür olmak lûgatlerinde yok. Bizi yeniden büyük yapacak adımlar onları çileden çıkarıyor. Hepsini akıl hastahânesine tıkmak mı istiyorsunuz? “Nükleer Türkiye” deyin yeter!
Tersine devşirme fa’âliyyetinde bulunanlar Osmanlı gibi insâflı değil. Bizim devşirdiklerimiz kendi milletine kötülük düşünmedi; çünki biz beyinlerine böyle bir kod yüklemedik. Ana-babasını, yerini-yurdunu unutmadılar. Elbette onların da îmân nûruyla şereflenmesini istediler. En ufak bir icbârda bulunmadan. Başka bir ifâdeyle Osmanlı, insanları iyiliğe devşirdi. Batının bu yoldaki çarkı ise hep kötülüğe çalışıyor. Öğütdükleri birer ajana dönüşüyor. Hattâ imkân buldukları anda işgalciye…
Bugüne kadar bu işgalcilerden çok çekdik. Elleri hala uzun. Devleti geri alma yolunda atdığımız her adıma direniyorlar. Bereket versin ki birçok şey artık kontrolleri dışında gelişiyor. Ne var ki yüzyıllık tahribatları çok büyük. Madde planında yapdıklarını ta'mîr edebiliriz. Her şeyi sıfırdan yapabiliriz. Gelin görün ki mana planı böyle değil!
Ehl-i sünnetin ya'nî İslâm'ın bin yıllık bayrakdârını vehhâbileştirme projesi tam gaz devam ediyor. İlim adamı kisveli ehl-i sünnet düşmanları bu hedefe varmak için canla başla çalışıyor. Zaten bugün içimizdeki devşirmelerin en müessir oldukları saha din. Bütün köşe başlarını tutmuş durumdalar. Diyanet’te, İlahiyatlar’da bunların dediği oluyor. Ehl-i sünnet görünümlü vehhâbiler kürsülerde nutk çekiyor. Anlaşılan i'tikâdımızı bozmadan rahatlamayacaklar. Bunda da epeyce mesâfe kat ettiler. Samîmî olarak ecdâdın yolundan yürümek isteyenler bile avlanmış hâlde. Çok kişinin nice bozuk fikre din diye sarılması bundan. Osmanlıya doğru gitdiğini zanneden fakat her adımda ondan uzaklaşanlar bunların eseri…
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.