BİR ÇAY KOY… GELİRİM…
14 Haziran 2026, Pazar 12:35
“Bir çay koy…”
Diyebildiğin biri varsa hayatta, yalnız değilsin demektir.
Bu cümle, iki kelimelik bir sığınaktır aslında.
İçinde özlem saklar, içinde vefa…
Kapıyı çalmadan açan dostlukların, haber vermeden gelen sevgilerin hatırasıdır.
Eskiden akşamlar daha yavaştı sanki…
Güneş biraz daha ağır batardı, insanlar birbirine daha çok vakit ayırırdı.
Birinin “geliyorum” demesi, sadece bir ziyaret değil, kalbin kalbe doğru yola çıkmasıydı.
Çayın buharı yükselirken, sözler de yumuşardı.
Dertler anlatıldıkça hafifler, suskunluklar bile anlaşılırdı.
Bazen hiç konuşmadan içilen bir çay, en uzun sohbetlerden daha derin olurdu.
Şimdi herkes bir yerlere yetişiyor…
Ama kimse kimseye ulaşamıyor.
Telefonlar dolu, mesajlar eksik, kalpler kalabalık ama yalnız.
Oysa bir zamanlar, “bir çay koy gelirim” demek,
“sana ihtiyacım var” demenin en zarif hâliydi.
Ve “gelirim” diyen gerçekten gelirdi…
Gece olsa da, yol uzak olsa da, yorgunluk bahaneye dönüşmezdi.
Çünkü bazı insanlar, mesafe tanımazdı birbirine.
Bazı dostluklar, bir çaylık vakitte ömürlük olurdu.
Şimdi içimizde ince bir sızı var…
Birinin ansızın kapıyı çalmasını özlüyoruz.
Sofraya fazladan bir bardak koymayı, çayın demini uzatmayı, gecenin bir yarısı “iyi ki geldin” demeyi…
Belki de yeniden öğrenmeliyiz:
Birini arayıp içtenlikle “gel” demeyi, ve hiçbir şeye aldırmadan yola çıkmayı…
Çünkü hayat, ertelenen buluşmaların, söylenmeyen sözlerin, içilmeyen çayların hüznüyle ağırlaşıyor.
Hadi…
Bugün birine söyle: “Bir çay koy, gelirim…”
Ve bu kez gerçekten git.
Çünkü bazı hasretler, ancak demli tavşankanı bir çayın buharında çözülür.
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.