AHLAKSIZLIĞIN KÖKENİ
01 Haziran 2026, Pazartesi 12:51
Bazı eski inanışlarda ritim ve dans önemli bir yer tutar. Eski Roma’dan Helen’e, Afrika’dan Asya’ya kadar bu hep böyledir. Bugünkü açık hava konserlerinde binlerce kişi, müzik ritmi ve uyuşturucu etkisinde kendilerinden geçip trans hâlinde çılgınca zıplıyorlar. Böyle ortamlarda ahlâk ve nâmus kavramı da buharlaşıyor. Bu hâl modern insanın ilkel insana dönüşünü gösteriyor.
Eski Türklerde her eski kavimde olduğu gibi evlilik ve nâmus kutsaldı. İslâmî bir kelime olan nâmus, kavram olarak Müslüman olmayan kavimlerde de vardı. Modern yaşayışta ve geniş şehirleşmeye gittikçe her toplumda bu anlayış zedelendi.
Bâzı câhiller “Araplar eskiden çok azgın olduğu için İslâmiyet oraya indi” diyorlar. Kitâbî dinlerin hepsinin o bölgeye indiği mâlumdur. İçlerinde azgın olanları da vardı, olmayanları da…
Çin, Göktürk ve Uygur kaynaklarında kadınların toplum içinde daha aktif oldukları belirtilir. Göktürk Kağanlığı dönemindeki Çin yıllıklarında zinâ ve âile ihlâllerinin töre suçu sayıldığı belirtilir. Demek ki o dönemlerde Türk toplumlarında az da olsa bu fiil var. Ayrıca yakın komşu Moğollarda misâfire gece kendi eşlerini ikrâm etmek âdeti de var. Türklerde bu aslâ mümkün değildi, ama ahlâksızlık sârîdir. Ayrıca eski Türklerde “ersiz”, “oynaş”, “buzuk yol” gibi nâmus ile ilgili kelimeler de vardır.
Lûtîlik (livâta, eşcinsellik) her üç kitâbî dinde de büyük günahtır ve lânetlenmiştir. Eski Yunan’da meselâ Atina ve Sparta’da erkekler arası ilişkiler toplumda geçerli bir olgudur. “Pederasti” yetişkin bir erkeğin ergenlik çağındaki erkek çocuk ve gençlerle kurduğu cinsel ilişkiyi ifâde eden bir terimdir. Mesela Plâton erkek erkeğe sevgiyi yüceltirken bunun asıl aşk olduğunu iddia eder. Sokrat da aynı düşüncededir. “Lezbiyenlik” yâni kadın-kadına seviciliğin de kaynağı Yunan’dır. Bu kelime de Lesbos (Midilli) kaynaklı bir sapık ilişkidir. Öncüsü ise meşhur kadın şâire Sapho’dur (Safo).
Ayrıca târihe “Büyük İskender” diye kazınmış bu Makedonyalı komutanın da kadınlara ve erkeklere aynı cinsel duygularla yaklaştığını biliyoruz. Biseksüelliğin de kaynağı Batı.
Antik yazarlar, Akhilleus ve Petroklos arasındaki romantik yakınlığı belirtirler.
İskender’in de Roxsana ve Stataise gibi eşleri varsa da aynı zamanda yakın dostu komutanı Hephaistion ile de aynı bağlarla duygusallığı olduğu bilinir.
Şimdi söyleyin bakalım nâmus kavramı neredeymiş?
Tevrat’ta zinâdan recm (taşlama) varken ve Kur’ân-ı kerim’de âile ve zinâ konularına sûre, âyet ve sayısız hadîs bulunurken, Türkler İslâmiyeti kabul edip “Araplaşınca” ahlâksız oldular öyle mi? Ârun aleyküm (utanın). What a shame (ne kadar ayıp) “Honte a voiz”, “ayez honte”, “Schamen sie sich”! Yazıklar olsun utanın! Daha ben size hangi dille hitâb edeyim, bilmiyorum.
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.