TÜRK ORDUSUNU EŞSİZ YAPAN KAVRAMLAR
15 Ocak 2026, Perşembe 00:30
Türk ordusu dünyanın en cesur, disiplinli ordusudur.
Girdiği göğüs göğüse çarpışmada sayıca üstün olsa da alt edemeyeceği düşman yoktur.
Tabi kitle imha silahları, biyolojik ve nükleer silahlar, görmeden atış yapabilen öldürücü silahlar göğüs göğüse muharebe devrini bir yerde kapattı. Hele hele halı gibi ellerindeki kitle imha silahlarıyla işgal ettikleri toprakları bırakın insanları orada yaşayan bütün canlıları yok etmekten kaçınmayacak kadar insanlıkla ilgisi olmayan Batı toplumlarını, İsrail’i gördükçe bu sözlerimiz anlam kazanıyor.
Amerika’nın Irak işgali sırasında ya da yakın zamanda ve halen İsrail’in Gazze’de yaptıkları bu insanlık dışı savaş biçimine örnektir.
3-5 Kassam Tugayı mücahidini ele geçirmek için binlerce kadın ve çocuğu gözlerini kırpmadan katledenlerin, şehrin kılcallarına girip göğüs göğüse mücadele edemediklerini, bilakis büyük kayıplar vererek fareler gibi kaçtıklarına şahit olduk.
Türk ordusunun yıllardır Irak, daha sonra Suriye cephesinde, Afrin’de neredeyse sıfır sivil kayıpla teröristleri saf dışı bırakışına şahit olduk.
Peki Türk ordusunu göğüs göğüse çarpışmada başarılı kılan nedir?
Şu an da ordumuz aynı şekilde midir?
Türkler 1200 senedir İslam’la şereflenmiş, devlet yönetimlerinde İslami hassasiyeti tesis etmeye çalışmış, ordusunu da peygamber ocağı diye nitelemiş, ölürse şehit, yaralanır da yaşarsa gazi olacağına iman etmiş bir millettir.
Dünyada Müslüman olmayan hiçbir millette böyle bir duygu yok.
Dünyalık elde etmek, yeni kazanımlar elde etmek amacıyla savaşırlar.
Haçlı orduları Kudüs için ordu toplarken bile Kudüs’ü Müslümanlardan kurtarmaktan çok, Doğu’nun zenginliği gözlerini kamaştırmıştır.
Geçenlerde dinlediğim bir Arap tarihçi Türkler namazı bile askeri bir disiplinle kılarlar diyordu. (Emirle tesbihat, emirle dua)
Cemaat ruhu, birlikte hareket etmenin doğurduğu sinerji. Bunları bugün bu tür ilimlerle ilgilenenler bulunmaz birer erdem olarak niteliyor. (Ama maalesef nevzuhur bazı ilahiyatçılarımız bunları bidat diye yaftalayıp, Müslümanların senelerdir yapmış olduğu bu ritüellere savaş açmış durumdalar)
Evet Türk ordusunu savaş meydanında kahramanlaştıran ruh, sahip olduğu inancın şehadet kavramıdır.
Bizim ordumuzun hiçbir eri, daha fazla toprak almak, daha fazla ganimet elde etmek için vuruşmazdı.
Düşmana korku, dosta güven veren de buydu.
Ama her şeyimizin dumura uğraması gibi, toplumun gittikçe eski deyimle “tefessüh” etmesi neticesi ordunun da genleriyle yaklaşık yüz sene uğraşıldı.
Toplumdan İslam’ı, İslami hayatın izlerini silme çalışmalarından en büyük nasibi ordumuz aldı.
Neye hizmet edeceği belirsiz bir “Kemalizm”, onun dayandığı katı ulusalcı faşist dayatma, jakoben laiklik anlayışı maalesef okullarda gençlerimizi dinden uzaklaştırdığı gibi, ordunun subaylarının ekseriyetini dinsiz hatta din karşıtı yetiştirilmesine sebeb oldu.
Peygamber ocağı diye kına yakılıp dualarla askere yollanan Anadolu’nun saf ve bakir delikanlılarına oruç tutmamayı salık veren, namaz kılmanın boş iş olduğunu söyleyen, haşa Allah yok diyen subaylar, yemin törenlerine gelen başı örtülü annelerini alana almayan komutanlar oldu.
Allah Allah diye düşmana saldıran, ölürsek şehit kalırsak gazi oluruz diyen peygamber ocağının Mehmetçiklerini siz Kemalizm aşkına vurun aslanlarım diye mi sürecektiniz düşman üstüne.
Kızılelma yerine hangi ideali koyacaktınız o gencecik fidanların beynine?
İlayi Kelimetullah, Kızılelma, şehadet, gazilik gibi anlamları derin ve asırlarca peygamber ocağının moral motivasyon kaynağı olmuş kavramların içini boşaltır, üstüne üstlük bir de bunlarla alay ederseniz, yarın yurdunuzu işgal edecek, harim-i ismetinize tecavüz edecek düşmana dur diyen yiğitler yerine "düşman al sana bombe” diyecek erkeğimsi Suriye cephesi kaçkınları yetiştirirsiniz.
Son söz olarak:
Bizim acilen kendi medeniyet kodlarımızı yeniden ikame etmemiz lazım.
Başka çıkar yol yok.
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.