• DOLAR
    41.27
  • EURO
    48.66
  • ALTIN
    4850.3
  • BIST
    10.449
  • BTC
    112074.59$
Deneme Reklam

TEMCİT PİLAVI VE TEMKİN

19 Şubat 2026, Perşembe 00:30
TEMCİT PİLAVI VE TEMKİN

Artık çoğunuz benim Bafra'nın uzak bir dağ köyünden, Irmağın Kıyısındaki Bengü Köyü'nden olduğumu biliyorsunuz.

Baraj gelecek diye yatırım yapılmamış ve epey geri kalmış bir köydü. Babam köye imam olarak geldiği zaman ben ilkokul 3.sınıftaydım.

Çevrenin en büyük ve tarihi bilinen en eski köylerinden biriydi. Daha sonra yıkılıp betonarme yapılan ahşap bir camisi vardı. Caminin hemen alt taraflarında medresenin harabeleri.

Bir zamanlar Bengü çevrenin ilim irfan yatağıymış.

Hatta eski zamanlarda Bafra merkezdeki çarşı camide akşam ezanı okunuyor ama hoca yok. Hani şu CHP zulmü yılları sanırım. Herkes o geçsin o geçsin diye etrafını bakınıyor. Biri sesleniyor:

“İçinizde Bengülü de yok mu?”

Benim çocukluğumda köyün delikanlıları imamlık yapacak kadar dini bilgiye sahip olurdu.

Kuran öğrenmeye köyün istisnasız bütün kız ve erkek çocukları gelir, bir kısmı yeterince bilgilerle ayrılır, bir kısmı da devam ederdi.

Kuran okumaya geçen çocuklar Karabaş tecvidini ezberlemek zorundaydı. Ayrıca Mızraklı ilmihal okutulur, isteyen çocuklarla “meşk” yapılırdı. Yani Osmanlıca güzel yazı yazma talimi.

Bizim oralarda birilerinin soyu; molla, hatip, hocadır genelde.

İşte ben böyle bir köyde çocukluğumun bir kısmını yaşadım.

Ramazan geldi mi babam sahurda annemin ısıttığı bulgur pilavını ki işte o ısıtılıp ısıtılıp sahurda yenilen pilava eskiler "temcit pilavı" deyu ad koymuşlar. Yanında tabi ramazan sahurlarının vazgeçilmezi "eğşi" Şimdi bir çoğunuz bu eğşi/ekşi ne bilmez. Genellikle kiren/kızılcık ya da küçük ve acı yabani elmadan yapılan çok katı, sulandırılarak içilen bir meşrubat. Şeker hastalığına da iyi geldiği söylenir. Benimde halen vaz geçilmez içeceğimdir.

İşte babam alelacele bir kaç kaşık alır, varsa yanında bir de haşlanmış yumurta yer, camiye "temcit selası" ya da ağız kapama selası okumaya giderdi. Büyüdükçe bu görevi biz de yerine getirmiştik.

Sabah vakti girmeden, yaklaşık 15-20 dakika önce boru üflenerek ya da sela okuyarak millete "artık oruca başlayın" komutu yollanmış olurdu.

Lakin Diyanet hassas ölçümler yapabiliyoruz diye 1983 yılında bu "temkin " vaktini kaldırdı.

Ki eğer mesele hassas ölçüm olsaydı 15.yy da, Timur’un torunu hem sultan hem rasat bilgini, dini ilimlere de vakıf olan Uluğ Bey’in yapmış olduğu ay ve güneşin hareketlerine dair ölçümler bugün en hassas cihazlarla yapılan ölçümlerden büyük bir fark arz etmemekteydi. Kendisi o sıfatlara haizken bile “emrediyorum, bundan sonra temkin vaktini kaldurdum” deyu ferman buyurmadı.

Ama Diyanet İşleri Reisliği 1982 yılında maalesef padişahların bile yapmadığını yapmış oldu!

Biz yine de temkin vaktine uyarak orucumuza 17 dakika erken başlıyoruz. 17 saat aç kalmışım 17 dakikanın lafımı olur.

Her ramazan temcit pilavı gibi bu konuyu ısıtıp ısıtıp önünüze koymaya devam edeceğim…

Hayırlı ramazanlar diliyorum efendim...

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.