SİZ BABANIZIN KATİLİYLE DOST OLUR MUYDUNUZ?
29 Ocak 2026, Perşembe 00:30

Cavit Bey

Şiar Yalçın
Bu nasıl soru diyenleriniz çıkabilir.
Ama siz cumhuriyetin kurucu kadrosuyla aynı fikirlere inanıyorsanız babanızı asan mahkemenin üyesinin oğluyla aynı okulda aynı sırada oturur, yeni deyimle kanka bile olursunuz.
Neyse merakta bırakmayayım.
Şiar Yalçın'dan bahsediyorum.
İttihat Terakki Cemiyeti'nin hızlı adamlarından, iktisatçı, İTC'nin Maliye bakanı, Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Cemiyeti'nin 1916-18 arası Üstad-ı Azam'ı, Sabetayist Cavit Bey'in oğlu Şiar Yalçın'dan bahsediyorum.
Cavit Bey Osmanlı Bankasının nüfuzunu kırmak, yerli tüccarın (o zaman sanayici diye bir kavram yok) desteklenmesi için İtibar-ı Milli Bankasını kurdu.
Cumhuriyetin ilanı sonrası hem eski İttihatçılardan kurtulmak hem de İstanbul tüccarının hakimiyetini Ankara merkezli yapmak için İtibar-ı Milli Bankası yarı büyüklüğünde olan CHP'nin kontrolündeki İş Bankasına devredilmesine karar verildi.
Bankanın hem kurucusu hem genel müdürü olan Cavit Bey İzmir Suikastı bahane edilerek 3 Ali’lerin mahkemesinde idama mahkum edilip 1926 yılında infaz edildi.
O mahkemenin üyelerinden biri Kılıç Ali'ydi.
Cavit Bey'in ilk eşi ölmüş Şehzade Burhanettin yurt dışına sürülürken burada kalan eşi Nazlı Aliye hanımla 2. evliliğini yapmıştı. 1924 yılında bu evlilikten tek çocuğu Şiar Yalçın doğdu.
2 yaşında babası idam edilen Şiar Yalçın'ı dönemin güçlü kalemlerinden Hüseyin Cahit Yalçın nüfusuna kaydettirip ona hamilik yaptı. Tabi bunda hem mason hem sabetayist olmanın etkisi büyüktü.
Robert Kolej'de okurken babasının idamına karar veren İstiklal Mahkemesi üyesi Kılıç Ali'nin oğlu Altemur Kılıç'la aynı sıraları paylaştı. Buna annesi çok karşı çıkmasına rağmen hem idarenin hem Hüseyin Cahit Yalçın'ın ısrarı karşısında bir şey yapamadı. Şiar Yalçın'ın bu sıra arkadaşlıktan kaynaklanan dostluğu Altemur Kılıç ölene kadar devam etti.
Hüseyin Cahit Yalçın'da cumhuriyeti kuran kadrolar gibi hem dönme(sabetayist) hem de masondu.
Dolaysıyla mason ve dönme samimi arkadaşı Cavit Bey'in emaneti Şiar'in rejimle barışık olmasını, sıkı bir Kemalist olarak yetişmesini istiyordu.
Hukuk Fakultesi’ni bitiren Şiar Yalçın hem kemalist hem komünist hem demokrat velhasıl her şey oldu.
Hüseyin Cahit Demokrat Parti iktidarını desteklemiş, fakat kısa süre sonra bu görüşlerinden sarfı nazar etmiş sıkı bir muhalif olmuş, evlatlığı Şiar'da aynı yolu takip etmişti. Ahmet Emin Yalman ve diğer bazı sabetayistler gibi.
Ama Demokrat Parti'nin Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu'nun himayesiyle devamlı el üstünde tutulmuş, yurt dışına gönderilmiş. Fatin Rüştü Zorlu kendisi de sabetayist olduğu gibi cumhuriyeti kuran kadrodan olan büyük mason ve sabetayist Tevfik Rüştü Aras’ın kızıyla evliydi.
Yani yine dönmelerin birbirlerini koruyup kollamasını görüyoruz.
1960 darbesi üzerine Fatin'ci olmadığını ispat için yırtınmış, bu sefer İsmet İnönü'nün himayesini sağlamış.
Türkiye’de neredeyse tanzimatla başlayan, Batı’ya uşaklığa amade bazılarının elinden tutulmuş ve onların gelecekte devlet kademelerinde iyi yer tutması için adeta kol kanat gerilmiş.
Bu konuyu bazı misalleriyle bir başka yazıda ele alırız inşallah.
1970 sonrası kendisi gibi komünizm propagandası suçundan tescilli Emil galip Sandalcı vasıtasıyla birkaç yabancı dil bildiği için TRT'ye girmiş orada çalışmıştır.
1990'lı yıllarda İzmir Suikasti davası sanıkları için itibar iadesi teklifine karşı çıkmış.
Gerekçesi "Mustafa Kemal'in hatırasının zedeleneceği" endişesi.!!
Babasını idam ettiren, kurduğu bankayı iç eden adamın hatırasına hürmet edecek kadar cumhuriyet dönemi beynini yıkamış.
Yetmemiş, babasının kalemini kıran heyetteki azanın oğluyla canciğer kuzu sarması olmuş
Zindandan mektuplarda Necip Fazıl ne diyordu:
"Zindan iki hece, Mehmed'im lâfta!
Baba katiliyle baban bir safta!.."
Onunki zoraki bir beraberlik, ama Şiar Yalçın'ın ki gönüllü esaret.
Son söz:
Bu ülkede Şiar Yalçın gibi o kadar nesiller var ki.
Dersim'in yetimleri de askerlerin evlerine yanaşma, halayık yapılıp sonra evlendirilmedi mi?
Köy köy kasaba kasaba milleti dinini öğreniyor diye jandarma dipçiğiyle te'dip edip sonra da Mustafa Kemal'e aşık etmediler mi?
"Bu ülke insanı şiarını kaybedince, kendisine dikte edilen ilkeleri medeniyet sanarak gönüllü köle oldu maalesef."
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.