SAFİ ZİHİNLERİ KORUMAK
13 Mart 2026, Cuma 00:30
Günümüzün en büyük yanılgılarından biri, her bilginin her seviyedeki insana kontrolsüzce sunulabileceği düşüncesidir. Oysa İmam Gazâlî’nin asırlar önce dikkat çektiği gibi; kelam ilmi her ne kadar dinin savunulması için gerekliyse de altyapısı olmayan halkın bu tartışmalara dâhil edilmesi, inanç dünyasında onarılmaz yaralar açabilir. Bilgi, ehil olmayan zihinlerde "yoğrulmamış endüstriyel bir veri"ye dönüştüğünde, toplumsal bir inanç anarşisi kaçınılmaz hale gelir.
Kâmil bir mümin için hayatın hiçbir evresinde işine yaramayacak, sadece kafa karışıklığa sebep olacak bilgilerle uğraşmak, deyim yerindeyse "abesle iştigal"dir. Uzmanlık gerektiren konular, sadece o alanın ihtisasını yapan kişileri ilgilendirir. Yeterli altyapı olmadan girilen felsefi ve kelami derinlikler, kişiyi doğru bir sonuca götürmek yerine inancın zayıflamasına neden olabilir. Bu noktada, ehil olmayanlar için hazırlanan kontrolsüz tercüme faaliyetleri ve halka açık mecralarda düzenlenen "zihin bulandırıcı" tartışma programları, meseleyi daha da derinleştirmektedir.
Bu manevi kirliliğin önüne geçmek için stratejik bir yönetim şarttır. Eğer tartışmalı bir konu zaruri olarak gündeme gelmişse, bu "manevi mikrobun" yayılmaması için panzehir niteliğinde doğru bilgi hemen sunulmalı, bozuk fikirler meşrulaştırılmamalıdır. Fikir dünyasında faaliyet gösterecek kişilerin analitik düşünme kabiliyeti yüksek bireyler arasından seçilmesi ve bu kişilerin kurumsal bir denetim mekanizmasıyla desteklenmesi elzemdir.
Ehl-i Sünnet inancının küresel ölçekte korunması, sadece bireysel çabalarla değil, kurumsal ve bilimsel bir duruşla mümkündür. İslam düşmanlarının bozuk fikirler üzerinden ulaşmaya çalıştıkları gizli ajandaları ifşa edecek, akademik camia ile halk arasındaki bilgi seviyesini doğru ayarlayacak uluslararası yapılara ihtiyaç vardır. Zihinleri bulandırmayı meslek edinen "fenomenler" veya "yazarlar" karşısında, ilmin izzetini ve halkın inancını korumak bir tercih değil, imani bir sorumluluktur. Bilgi kirliliğinden arınmış safi bir zihin, hakikate giden yolun ilk şartıdır.
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.
Yorumlar
Bahaddin Yeşiloğlu
13-03-2026 22:22Güzel yazılarınızı hasretle bekliyoruz.Devleti gözetlemeyen her hareket ağlama ve sızlamanin ötesine gifemez.Devletin olmadığı yerde sana gösterilen alanda kurumlar oluşsa bile yer gösterilen alanda oldugun için kamil manada hedef elde edilmez.devlet olmadan olmaz Muhabbetle