• DOLAR
    41.27
  • EURO
    48.66
  • ALTIN
    4850.3
  • BIST
    10.449
  • BTC
    112074.59$
Deneme Reklam

RIFKI OLMAYANIN HAYRI YOKTUR

26 Aralık 2025, Cuma 00:25
RIFKI OLMAYANIN HAYRI YOKTUR

Rıfk kelimesi, yumuşak huylu, geçim ehli ve nazik olmak gibi anlamlara gelip, her müslümanda bulunması lüzumlu olan güzel bir haslettir.

Bunun için Peygamber efendimiz,

(Rıfkı olmayanın hayrı yoktur.) (Müslim) buyuruyor.

Er-refîk ise, Allahü tealanın güzel isimlerinden biri olup, O'nun, her işinde, yumuşak ve merhametli olduğunu ifade etmektedir.

Peygamber efendimiz de,

(Allahü teala refikdir. Yumuşaklığı sever. Sertlik edenlere vermediği şeyleri ve başka hiçbir şeye vermediğini, yumuşak davranana ihsan eder) (Müslim) buyuruyor.

Bunun zıddı olan sertlik, yersiz öfke ise, güzel dinimiz İslamiyetin asla tasvip etmediği çirkin bir huydur.

Nitekim Resulullah efendimiz, nasihat isteyen kimseye, (Kızma, sinirlenme) buyurdu.

O kimse, birkaç kere nasihat isteyince, yine (Kızma, sinirlenme) buyurdu. (Buhari)

Allahü teala da Kur’an-ı Kerimde, (Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle davet et, onlarla en güzel şekilde tartış!) [Nahl 125] buyurarak, bizlere yumuşak olmayı emretmekte,

başka bir ayet-i kerimede ise: (Kötülüğü, en güzel şekilde önle! o zaman düşman sana, yakın dost gibi olur.) [Fussilet 34] buyurarak,

bize kötülük etmek isteyene, güzellikle karşılık verdiğimiz takdirde, onun dostluğunu kazanabileceğimizi haber vermektedir.

Nitekim eshab-ı kiramdan Hz. Abdüllah ibni Abbas’a bir kimse hakaret etti.

O ise karşılık olarak, “Bir ihtiyacın varsa, sana yardım edeyim” buyurdu.

Bu davranış karşısında adamcağız, başını öne eğip, utanarak özür diledi.

İsa aleyhisselam da, yehudilerin yanından geçerken, kendisine çok kötü şeyler söylediler. O ise, onlara iyi ve tatlı cevaplar verdi.

Yanındakiler, Hz. İsa’ya:

“Onlar, sana kötü şeyler söylüyor, sen ise onlara güzel karşılık veriyorsun dediklerinde,

“Herkes, başkasına, yanında bulunandan verir.” buyurdu.

Kaçınılmaz bir hakikat ki, yumuşaklık yerine sert ve kaba konuşan kimse, her zaman fitneye sebep olur. Hem kendine hem de başkalarına zarar verir.

Her zaman yumuşak davranmaya çalışmalı, sertlikten kaçınmalıdır!

Nitekim Allahü teala Peygamber efendimize;

(Etrafındakilere yumuşak davranman, Allahü tealanın sana bir kerem ve rahmetidir. Eğer kötü huylu olup, sert davransaydın hepsi dağılıp giderlerdi.) [Âl-i imran159] buyurarak,

İnsanları kazanmanın, ancak yumuşaklıkla mümkün olduğunu haber vermektedir.

Hadis-i şeriflerde de;

(Kendisine yumuşaklık verilen müslümana dünya ve ahiret iyilikleri verilmiştir.) (Tirmizi) ve

(Cehenneme girmesi haram olan ve Cehennemin de onu yakması haram olan kimseyi bildiriyorum. Dikkat ediniz!

Bu kimse, insanlara kolaylık, yumuşaklık gösteren müslümandır.) (Tirmizi) buyurarak,

Yumuşak huylu olmanın önemine dikkat çekmektedir.

Abbasiler zamanında bir vaiz, Halife Me’mun’a;

“Sultan karşısında doğruyu söylemek cihad olur” düşüncesiyle, sert sözlerle nasihat etmeye başladı.

Bu durum karşısında Halife:

(Ey vaiz, Allahü teala, senden iyisini, benden kötüsüne gönderdiği halde, o, yumuşak konuştu) deyince:

Vaiz, (Ey halife, benden iyi ve senden kötü olan kimdir?) dedi.

Halife de: (Benden kötü olan Firavun’dur, senden iyi olan da Hazret-i Musa’dır) diye cevap verdi.

Nitekim Allahü teala, Hz. Musa ile kardeşi Hz. Harun’u, Firavun’a gönderirken;

(Ona yumuşak söz söyleyin; olur ki nasihat dinler, yahud korkar.) (Tâhâ 44) buyurmuştu.

Böylelikle Firavun, ahirette, “Bana sert davranıldığı için hakkı kabul etmedim” diyemeyecektir.

O halde ölçümüz, daima yumuşaklık olmalı ki, yarın ahirette insanlar bizden davacı olmasınlar.

Yumuşak huylu olmak, bazı insanlara bir lütuf olarak fıtraten verilmekle birlikte, İslamiyete uyduğu ölçüde herkes bu nimete kavuşabilir.

Çünkü, bunun zıddı olan sertlik ve yersiz öfke, nefsin azgınlığından kaynaklanmaktadır.

İslamiyete uymak ise, nefsi teskin eden en güzel ilaçtır.

Zira kalp, iman etse de, nefis kafirdir.

Nefsin azgınlığını gidermek, ancak onun sevmediği şeyleri yapmakla, yani farzları yapıp, haramlardan uzak durmakla mümkündür.

Böylece kişi, İslamiyete uyduğu ölçüde, nefsi uysallaşarak ahlakı güzelleşmekte ve yumuşaklık onun tabiatı haline gelmektedir.

 

Gel kardeşim, inkar etme, kıl insaf!

Kıymetli ömrünü eyleme israf!

Kalbini nefsin arzusundan koru,

Dışın gibi için dahi olsun saf!

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.