• DOLAR
    41.27
  • EURO
    48.66
  • ALTIN
    4850.3
  • BIST
    10.449
  • BTC
    112074.59$
Deneme Reklam

MİSYONERLER YETMEDİ BİR DE MÜSTEŞRİKLER

16 Nisan 2026, Perşembe 00:26
MİSYONERLER YETMEDİ BİR DE MÜSTEŞRİKLER

Batılı tüccarlar İpekyolu üzerinden doğunun baharat ve bazı değerli eşyaları yıllarca ülkelerine taşıdılar.

Zamanla biz hep doğudan alıyoruz onlara da bir şeyler satmalıyız düşüncesi oluşmaya başladı.

"Onlar inançları gereği kanaatkar. Ve her şeyleri var. Bizden alabilecekleri bir emtia yok " dedi bazıları.

İşte o zaman pazarlamanın en önemli kuralını dile getirdi akıllı olanları:

"O zaman bizim ürünlerimize ihtiyaç hissettirelim"

"Ama nasıl dediler?"

"Onların dinlerini ile ilgili kafalarını karıştıracağız. Kendi tarihlerini kötüleyecek nesiller yetiştirecek. Bizim kültürümüze hayran insanlar oluşturacağız. Bizim gibi yaşayan, bizim gibi düşünen ama sözde Müslüman, Budist vs. olacaklar."

Laboratuvar ülke olarak önce Hindistan seçildi. Çünkü henüz Osmanlı coğrafyasında serbest hareket edemiyorlardı.

Aloys Seprenger, William Muir ve birçok misyoner Hindistan'da açılmış olan kolej ve fakültelerde yöneticilik, öğretmenlik yaptılar.

Aloys Seprenger'in hadisler üzerine yaptığı reddiyeler bugün ne yazık ki bizim ilahiyatlarımızda bile sitayişle kabul görmektedir.

Ve bu çalışmalar neticesinde Kuraniyyun hareketi gibi hareketler öncelikle Doğu Hindistan Şirketi tarafından mali yönden desteklenerek okullaştılar.

Mısır'ın İngilizlerin eline geçmesi sonrası hadislere eleştirel bakış M.Abduh ve R.Rıza öncülüğünde bizim coğrafyamıza da gelmiş olsa da Hindistan'da ki kadar organize bir taraftar bulamadı.

Ta ki Osmanlı yıkılıp Türkiye Cumhuriyeti kurulup 1949 yılında İlahiyat Fakülteleri açılıncaya kadar.

Daha önceki yazımızda belirttiğimiz, kendi kolejlerinde okutarak devşirdikleri çocuklar ülkelerine döndüklerinde iyi mevkilere gelip, yeni nesillere rol model oldular.

Kendi kültürüne, kendi tarihine küfreden, kendi halkını küçümseyen ucube bir nesil.

Ne doğulu, ne Batılı, ne Müslüman, ne Hristiyan, ne Hindu ne Türk ya da Arap, ne de İngiliz!

Sonra Batılı gibi yaşayıp onların kullandıkları eşyaları evlerinin en gereksinimli ürünleri olarak görmeye başladılar.

Standart Oil petrol şirketinin Çin'de gaz yağı yakan el fenerlerinden bedava 1 milyon dağıtması buna güzel bir örnektir.

21. yüzyılla bu daha hızlanmış, sinemanın, gazete ve televizyonun yaygınlaşmasıyla baskın kültür olarak Batı daha ezici bir hal almış, artık Doğu'nun ipek yolları unutulmuş, Manchester'in dokuma atölyelerinde üretilen kumaşlar her limanın en nadide ürünü olmaya başlamıştır.

Ve Doğu'nun mağrur fatihleri Batı emperyalizminin gönüllü köleleri olmuştur!

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.