• DOLAR
    41.27
  • EURO
    48.66
  • ALTIN
    4850.3
  • BIST
    10.449
  • BTC
    112074.59$
Deneme Reklam

DİNDE REFORMCULAR VE REŞÎD RIZA

13 Mart 2026, Cuma 00:25
DİNDE REFORMCULAR VE REŞÎD RIZA

Muhammed Reşid Rıza, 1865’de Lübnan’da Kalemun kasabasında doğdu ve 1935’de vefat etti.

Hocası olan tescilli mason Muhammed Abduh’un dinde reformcu fikirlerini yaymak için Mısır’da El-Menar mecmuasını çıkardı.

Abduh 1905’de Mısır’da ölünce, Reşid Rıza gibi yetiştirmiş olduğu çömezleri de, boş durmayarak kahır ve gadab-ı ilahinin tecellisine sebep olan çok sayıda zararlı kitaplar neşrettiler.

Bu mason din adamlarının yazdıkları yüzlerce yıkıcı, bozucu din kitapları arasında, Reşid Rızanın yazdığı Muhaverat kitabı,

1906’da 143 sayfa halinde Mısır’da basılmıştır.

Diyanet işleri eski başkanlarından Ahmet Hamdi Akseki (ö.1951),

bu zararlı kitabı arabîden türkçeye tercüme etmiş,

Mezahibin telfîkı ve İslamın bir noktaya cem’i ismini verip, 407 sayfa halinde 1916’da İstanbul’da bastırmıştır. 

Dinde reformculara aldanan Prof. İzmirli İsmail Hakkı’nın (ö.1946) bu tercümeyi öven uzun bir ön söz yazısı kitabın başına konulmuş ise de,

Sultan II.Abdülhamid Han zamanında yetişmiş olan hakiki din adamları, bu kitabın zararlı olduğunu görerek yayılmasını önlemişlerdir.

Ancak günümüzde bu kitap, çeşitli dillere tercüme edilerek, İslam memleketlerine dağıtılmakta, müslümanların dinlerini ve imanlarını bozmaya çalışmaktadırlar.

Müslüman kardeşlerimizin bu ve benzeri zararlı kitapları okuyarak, İslam alimlerinin ve mezheb imamlarının büyüklüklerinden şüpheye düştükleri, hatta onlara dil uzattıkları görülmektedir.

Reşid Rıza’nın, tam bir mason ağzı ile kurnazca yazdığı ve temiz gençleri kolay avlamak tehlikesi taşıyan Muhaverat kitabında:

bir dinde reformcu ile, medrese tahsili görmüş bir vaizin konuşmalarını bildirmekte,

bunların ağzından, kendi fikirlerini, yazmaktadır.

Dinde reformcuyu genç, kültürlü, ilerici, muhakemesi, mantığı kuvvetli biri olarak,

vaiz efendiyi ise, gerici, taklidci, aklı ermez, ince düşünemez biri olarak göstermekte,

dinde reformcu ağzından, vaiz efendiye nasihat vermekte, onu gafletten uyandırıcı pozu takınmaktadır.

Nasihat olarak da İslam alimlerine saldırmakta,

dalalet ehli olan zındıkları, mülhidleri, geniş kültür sahibi, İslam alimi olarak tanıtmaktadır.

Bu kitapta üstadı Abduh gibi, Ehl-i sünnetin dört mezhebine saldırmakta, ictihad usul ve şartlarını, taassup ve münakaşa şeklinde göstererek,

İslam birliğini bozmuşlardır” diyecek kadar dalalete düşmektedir.

İslam bilgilerinin dört kaynağından biri olan İcma’-ı ümmeti inkar etmekte,

Herkes, “Kitaptan, Sünnetten kendi anladığına göre amel etmeli diyerek İslam bilgilerini kökünden yıkmaya çalışmaktadır.

Dört mezhebden birini taklid eden, bin seneden beri gelmiş milyonlarca halis müslümanla adeta alay etmekte,

asrın ihtiyaçlarını karşılamayı, dini, imanı değiştirmekte arayacak kadar da İslamiyetten uzaklaşmaktadır.

Oysa, Peygamber efendimizin medhü sena buyurduğu İslam alimlerinin ve binlerce evliyanın hepsi, sözbirliği ile:

“Hadis-i şerifle cehennemden kurtulacağı müjdelenen bir fırka, Ehl-i sünnet vel-cema’at denilen alimlerin mezhebidir.

Ehl-i sünnet olmayanlar ise, Cehenneme gideceklerdir” ve

Mezheblerin telfî yani, dört mezhebin kolaylıklarını toplayıp uydurma tek bir mezheb yapmak batılr” diyorlar.

Aklı olan kimse, bin seneden beri gelmiş olan İslam alimlerinin söz birliği ile övdükleri Ehl-i sünnet mezhebine mi uyar?

Yoksa, yüz seneden beri türemiş olan kültürlü (!), ilerici din cahillerine mi inanır?

Acaba,

Peygamber Efendimiz aleyhisselam hadis-i şeriflerde:

İnsanların en üstünü imanı doğru olan alimlerdir”,

Din alimleri, Peygamberlerin varisleridir”,

Ümmetimin alimlerine saygılı olunuz! Onlar, yer yüzünün yıldızlarıdır”,

Alimler kıyamet günü şefaat edeceklerdir”,

Fıkh alimleri kıymetlidir. Onlarla beraber bulunmak ibadettir” ve

Talebesi arasında alim, ümmeti arasında olan Peygamber gibidir” buyurarak,

1300 seneden beri gelmiş olan Ehl-i sünnet alimlerini mi methediyor?

Yoksa, bunlardan sonra türemiş olan Abduhu ve çömezlerini mi övüyor?

Bu süale yine Peygamber efendimiz:

Her asır, önceki asırdan daha kötü olacaktır. Böylece, kıyamete kadar bozulacaktır! ve

Kıyamet yaklaştıkça, din adamları eşek leşinden daha bozuk, daha kokmuş olacaklardır (Tezkire-i Kurtubi Muhtasarı) buyurarak cevap vermektedir.

Cehenneme gidecekleri, hadis-i şeriflerle bildirilmiş olan 72 sapık fırkanın ileri gelenleri, çenesi kuvvetli olanları,

her zeman, Ehl-i sünnet alimlerine saldırmışlar, bu mübarek müslümanları lekelemeye yeltenmişler ise de,

kendilerine ayet-i kerimelerle ve hadis-i şeriflerle cevaplar verilerek rezil edilmişlerdir.

Peygamber efendimiz, “Müslümanların amelde mezheblere ayrılması, Allahü tealanın rahmetidir (Suyuti, Camiu’l Ehadis) buyuruyor.

Reşid Rıza gibi dinde reformcular ise, mezhebleri birleştirerek, İslam birliği kuracaklarını söylüyorlar.

Halbuki Sevgili Peygamberimiz, yeryüzündeki bütün müslümanların tek bir iman yolunda, dört halifesinin doğru yolunda, birleşmelerini emir buyurdu.

İslam alimleri, el ele vererek ve çok çalışarak, dört Halifenin itikad, iman yolunu kitaplara geçirdiler.

Peygamberimizin emrettiği bu tek yola, Ehl-i sünnet vel-cemaat ismini verdiler.

Yeryüzündeki bütün müslümanların bu tek Ehl-i sünnet yolunda birleşmeleri lazımdır.

İslamda birlik isteyenler, sözlerinde samimi iseler, mevcut olan bu birliğe katılmalıdırlar.

Fakat, ne yazıktır ki, İslamiyeti içerden yıkmaya çalışan masonlar ve İngilizler, yaldızlı sözlerle müslümanları aldatmışlar,

işbirliği sağlayacağız” maskesi altında iman birliğini parçalamışlardır.

Cemâleddin Efgânî ve Muhammed Abduh gibi masonlar ve yetiştirdikleri çömezler de, İslam bilgilerini bozmaya, yok etmeye alet olmuşlardır.

Dinde reformcuların birleştikleri tek nokta;

kendilerini gerçek müslüman ve asrın ihtiyaçlarını kavramış, geniş kültür sahibi bir İslam alimi olarak tanıtmaları,

Resûlullahın varisi oldukları müjdelenmiş Ehl-i sünnet alimlerinin yolunda giden salih müslimanları da, avam gibi düşünen taklidciler olarak görmeleridir.

Bunların hakiki din bilgilerinden mahrum, kara cahil olduklarını, konuşmaları ve yazıları açıkça göstermektedir.

Kafirler, analarını, babalarını, hocalarını taklid ederek, edindikleri bozuk inançlarından dolayı, İslam dinine tabi olmamakta,

Mezhebsizler de ana-babalarını, hocalarını taklid ederek, edindikleri batıl inançlarından dolayı, İslam dininin açıklaması olan, dört mezhebden birine tabi olmamakta,

Ehl-i sünnet denilen hakiki müslimanlar ise,

Eshab-ı kiramdan ve mezheb imamlarından gelen doğru iman bilgilerinden dolayı, dört mezhebden birine tabi olarak hak olan taklide kavuşmaktadırlar.

Müslimanları hak olan bu taklidden ayırarak, batıl olan taklide sürüklemek için, pek sinsice hazırlanmış olan Muhaverat kitabındaki yalan ve iftiraların her birine,

Ehl-i sünnet alimlerinin kitaplarından cevaplar verilmiş olup, bu bilgilere ulaşmak için,

Hakikat Kitabevi yayınlarından;

FÂİDELİ BİLGİLER kitabınının  87-196  sayfaları arasında yer alan DİN ADAMI BÖLÜCÜ OLMAZ kitabı mutlaka okunmalıdır.

Gerçek ve nezih din adamlarımızın:

Reşid Rızanın yalan ve çirkin iftiralarını ve Ehl-i sünnet alimlerinin, bunlara cevap olan yazılarını dikkatle okuyarak,

temiz vicdanları ile, adil karar vermelerini, hakkı anlayıp buna sarılmalarını, batılı tanıyıp bunun yaldızlarına aldanmamalarını temenni ederiz.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.