• DOLAR
    41.27
  • EURO
    48.66
  • ALTIN
    4850.3
  • BIST
    10.449
  • BTC
    112074.59$
Deneme Reklam

AMELLER NİYETE GÖREDİR

09 Ocak 2026, Cuma 00:20
AMELLER NİYETE GÖREDİR

İnsanın ne yaptığı değil ne niyetle yaptığı önemlidir.

Dinimizde esas olan, halis niyettir. Yani bir işin sadece Allahü tealanın rızasını kazanmak için yapılmış olmasıdır. 

Müminin niyeti, amelinden önce gelir. Onun hayatı boyunca kazandığı sevabı veya günahı, niyetinin halis olup olmadığına bağlıdır.

Bunun için peygamber efendimiz:

“Ameller niyete göredir; herkes sadece niyetinin karşılığını alır …” (Buhari). Buyuruyor.

Bu hadis-i şerif, helal olan işlerde niyete göre sevap verileceğini bildirmektedir.

Haramlar, ne kadar iyi niyetle yapılsa da asla bunları haramlıktan çıkarmaz.

Bir iş ne kadar düzgün yapılırsa yapılsın, eğer niyet bozuksa, o işin neticesi kişiye hayır vermez.

Bunun için atalarımız “Niyet hayır, akıbet hayır.” demişlerdir.

Mesela bir Müslüman, zekatını vermek ve muhtaçlara yardım etmek niyetiyle helal yoldan zengin olmayı isterse, malının hayrını görüp, sevap kazanır.

Ancak niyeti, sadece nefsani arzularını yerine getirmek ve öğünmek için olursa, akıbeti hayır değil, felaket olur.

Bir talebe de:

“Ya Rabbi, helal para kazanıp kimseye muhtaç olmamak, kazancımla, sana daha iyi kulluk edebilmek ve dinine hizmet edip, kullarına faydalı olmak için okuyorum” diye niyet etse, okul hayatı ve meslek hayatı boyunca, her çalışmasında zikir sevabı alır.

Müslüman, uyurken ve yemek yerken de aldığı enerjiyi Allah yolunda kullanmaya niyet ederse, bunlar da ibadet olur.

Böylece, helal olan her türlü dünya işinde, ahiret faydasını gözeterek, sevap kazanmak mümkündür.

Peygamber efendimiz, (Allahü teala sizin suretlerinize ve mallarınıza bakmaz, ancak kalplerinize ve amellerinize bakar) (Müslim) buyuruyor.

Herkesin kalbini ve niyetini bilen Allahü teala, insanın görünüşüne, hayrat ve hasenatına, malına ve rütbesine bakarak değil, yaptığı niyetine göre, sevap veya azap verir.

Mesela, güzel koku sürünen ve iyi giyinen bir kimse; bunu gösteriş yapmak veya helali olmayan karşı cinsini cezbetmek niyetiyle yaparsa, günah işlemiş olur.

Oysa, sünnet olduğu için güzel koku sürünür, şık giyinirse, İslam’ın vakarını, şerefini korumak için niyet ederse sevap kazanır.

Davet edildiği yemeğe, sadece karın doyurmak için giden kimse de sevap alamaz.

Fakat mümin kardeşinin davetine icabet etmenin sünnet olduğunu düşünür ve onu sevindirmeye niyet ederse sevap kazanır.

Allahü teala o kadar merhametli ki, kul, iyi bir amel işlemeye niyet ettiğinde, onu yapmak nasip olmasa da ona niyetinin sevabını veriyor.

İyi niyet, altın gibidir. Nasıl ki, azıcık bir altın için, tonlarca toprak eleniyorsa, kulun yaptığı ameller de elenerek yalnız Allah için olanları alınıp, diğerleri atılır.

Mesela bir kimse, Allahü tealanın rızasını gözeterek değil de şan-şöhret için cami, okul veya hastane gibi hayrat yapsa, ahirette bunun herhangi bir karşılığı olmayıp,

Mahşerde hesaba çekilirken kendisine; “Bunu dünyada kim için yaptınsa, git, karşılığını ondan al.” denilecektir.

Oysa halis niyetle yapılan küçük bir amel, dağlar kadar yapılan hayırdan daha üstün olabilir.

Abdullah bin Mübarek Hazretlerinin buyurduğu gibi:

“Nice küçük ameller vardır ki, niyetler onları büyültür.

Nice büyük görünen ameller vardır ki, niyetler onları küçültür.”

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.